Yapay Zeka Temelli Yeni Nesil Çalışma Kültürü
Yapay zeka araçlarının takım çalışma alışkanlıklarını, verimliliği ve şirket kültürünü nasıl dönüştürdüğü.
Konuşmacılar: Yiğit Konur
İçerik yazarı
22 Kas 2023
Video Transkripti
⏱ 39 dk okuma• 6.843 kelimeKonuşma metnini inceleyin veya dil değiştirin
Video Transkripti
⏱ 39 dk okuma• 6.843 kelimeKonuşma metnini inceleyin veya dil değiştirin
Eee, şöyle kısaca kendi hikâyemden bahsedeyim. Ben bundan 2 yıl önce, bu ilk OpenAI ile ilgili... 2 yıl da değil ya, neredeyse 3, 3,5 yıl önce OpenAI'yı Hacker News'tan bir şekilde denk gelmiştim. Burak'a söyledim, "gel bununla bir şeyler yapalım, içerik konuda falan, güzel olur." Biraz baktık, sonra o dönem çok Playground'da bir şeyler yapamadık falan. "Ya çok da müthiş bir şey, önemli bir şey değilmiş" dedik ve sonra macOS'u güncellemeye karar verdik. Ve her şey çok değişti. Sonrasında bir dönem aradan çıktı. Discord'da bir arkadaşımla konuşuyordum, onun da forumlar üzerine bir startup'ı var, form backend'i yapıyor.
İnsanlar formlarını falan ona gönderiyorlar. Onun da şöyle bir problemi vardı: çocuk, gelen formların spam olup olmadığını anlamaya çalışıyordu. Bu da biraz belalı bir problem. Şu an çok kolay da çözmesi. Açtı Discord'da yayını, bir anda altına yapıştırdı maili: "Score these emails, işte 1 to 100, according to whether it is spam or not" dedi. Çat diye bastı, 80 score. Harbiden de şöyle bir baktım, 80 gelir yani bu maile. Ya dedim, "bu nasıl bir şey ya?" falan oldum. O gün bugündür de benim için cidden hayat içerisindeki gibi olmadı. O günden beri de işte Woop'ta da çok fazla bu alan üzerine bir şeyler yapıyoruz.
Ben kendi bilgisayarımda da bir sürü otomasyonum var bununla alakalı. Ve bu olaya bayağı kapılmış vaziyetteyim. Dünyanın da buna kapılması aslında, bunun bir chat arayüzüne açılmasıyla oldu. Sam Altman da diyor, "yani biz ChatGPT'yi başkasının yapacağını düşünüyorduk aslında, biz GPT-3'ü bedavaya yakın bir cost'a, ucuza verdiğimiz için ama kimse yapmadığı için biz yaptık" diyor. Ve 5 günde 1 milyona ulaşıyor. Ve bugüne kadar en başarılı olan örnek Instagram, onun bile neredeyse 15 katı hızla büyümüş. 100 milyon kullanıcıyla da bu hızı sürdürmüş yani. Bu da çok kolay bir şey değil. Hem de eğlenceli bir şey değil yani Instagram gibi.
Fotoğraf çekip hava atamıyorsunuz, ya da işte statünüzü falan gösteremiyorsunuz. Hani içgüdüsel bir şeyinize de hitap etmiyor. Ona rağmen çok büyüleyici. Ve o günden beri AI üzerine yapılan her şeyde büyük patlıyor yani. Mesela Auto-GPT, GitHub'daki önemli AI projelerinden biri. Yani bu da tarihin en hızlı 100.000 yıldızına ulaşan projelerinden birisi. Çok hafif bir yankımız var gibi. Bunun üstüne bir de dünya kadar proje çıktı. Herkesin şu an ana fokusu AI. Yani şu an şirketinizde zaten AI çok konuşulmuyorsa, bence doğru şirkette de değilsinizdir yani.
Bu kadar da bold konuşabilirim. Peki olay ne yani Yiğit? Sadece ChatGPT'den mi ibaret bu olay? Ya da ne yapacağız yani? Bir şeyleri rewrite mı ettireceğiz, summarize mı ettireceğiz? Bu olay niye bu kadar hype? Bir de bu aralar mesela biraz bu işin enerjisi söndü. Eski skalarda böyle çok konuşulmuyor. Bir grup böyle benim gibi manyaklar var, aşırı bu işe sardı. Bazı insanlar saldı, hiç kurcalamayanlar var. Ara ara girip işini çözüp çıkanlar var. Ama iş tahmin ettiğimizden çok daha derin. Şimdi ben bununla ilgili size çok distopik bir örnek buldum.
Generative Agents diye bir paper yayınlandı geçen sene sanırım. Stanford sanırım lead etti bu sponsorlu araştırmanın liderliğini. Şimdi baktığınızda böyle Pokémon Red falan oynayan varsa bilir bu arayüzü. Bu arayüz de bir oyun. Yani Yiğit bunun nesi mantıklı, ne yapıyorlar bunlar falan diyebilirsiniz. Şimdi Stanford şöyle bir araştırma yapıyor: 25 tane farklı karakter yaratıyor. Biri ressam, biri mühendis. Böyle sizin gibi böyle farklı farklı kişiliklerden, personalardan insanlar. Ve bunları farklı farklı ortamlara koyuyor ve belirli bir zaman algısı da yaratmışlar o evrenin içerisinde. 25'i de bunların bir tane OpenAI gibi bir LLM, yani LLM tabanlı bir şeyi var. Düşünme reasoning engine'i var yani, mantık akışı var. Ve bunlar işte duşa giriyorlar, dişlerini fırçalıyorlar, breakfast, şey kahvaltı hazırlıyorlar, günleri başlıyor vesaire.
Ve harbiden de bir evrenin içerisindeler. Ve bu deneyi niye yaptıklarını da sonunda anlatacağım. Ben bu paper'ın çıktısını alıp okudum, o kadar heyecanlandım. Ve buradaki karakterlerin hepsi dediğim gibi farklı farklı insanlar ve toplamda 25 farklı insandan oluşuyor bu yarattıkları evren. Ve aslında bunlar hareket de ediyorlar gün içerisinde ve belirli şeylere karar veriyorlar. Ve bu hareket ettikleri şeyler de hani bakmayın böyle grafikleri falan dandik görünüyor ama aslında arka planı bayağı iyi. Yani bir burada işte buzdolabı var. Mesela buzdolabı boşalabiliyor. Birilerinin gidip buna alışveriş yapması gerekiyor, getirmesi gerekiyor. İnsanlar kendi aralarında çok net sohbet ediyorlar, gıybet yapıyorlar, birbirlerini çekiştiriyorlar. Ya işte Yiğit hakkında ne düşünüyorsun?
Ya işte ben Yiğit bence boş yapıyor falan diyebiliyor kendi aralarında konuştuklarında insanlar. Ve bu Yiğit hakkında artık daha olumsuz şeyler düşünebiliyor. Mesela bu Yiğit hakkında biraz onu ona dönüştürdüğü için. Buna da reflection diyorlar. Ayrı bir onun da bir şeyi var, prompting paterni var. Ve günün sonunda insanlar işte burada bir sürü atraksiyon oluyor, seçimler oluyor, partiler yapılıyor, aile ilişkileri var. Ne üzerine çalıştıklarını insanlar kendi aralarında sohbet ediyor. Ve tabii bunun ne kadar zamansız olduğunu tahmin ediyorsunuzdur. Yani bu bugünün günü ve saatiyle ilerlemiyor yani. Hani bunu bir tıkla aslında 10 yıl ileriye, 100 yıl ileriye belki bir günde çalıştırıp simüle edebilirsiniz yani bu dünyayı.
Bizim normal zaman akışımızda yürümek zorunda değil bu dünya. Compute power kadar iş ileriye gidebilir. Mesela burada Isabella bir parti verecek. Birilerini davet ediyor, geleceğini söyleyen insanlar var. Bazıları "gelirim" diyor ama gelmiyor. Bayağı gerçek bir evren yaratmaya çalışıyorlar. Bu arada bu konuyu böyle biraz düşününce insanın aklına çok daha farklı şeyler de geliyor yani. Çok rahatsız ediyor. Çok da kurcalamamak lazım. Çünkü sıyırırsın. Nihayetinde bulut bilişim bunlar hep. Burada baktığınızda Stanford'un bu deneyi yapmasındaki onlarca nedenlerden birisi de toplumsal simülasyonlar üretmeleriymiş. Yani bak LLM diyoruz ya, ChatGPT diyoruz ya, insanlar bunları kullanarak neler yaratıyorlar. Temel amaç şu: Dünyada yeni bir yönetim biçimi denenecek diyelim.
Komünizm hiçbir zaman çalışmadı dünyada. Belki bir şekilinde olsaydı da çalışırdı. Hep iddialı olan insanlar var ya, "şöyle olsaydı çalışırdı". İşte artık onu deneyebiliriz yani. Gerçek dünyamız var, duygularını simüle etmeye çalıştığımız insancıklar var. Ve bu insancıklar birbirleriyle etkileşim içerisindeler, karar veriyorlar, birbirlerini çekiştiriyorlar, kavga ediyorlar, küsüyorlar, aşık oluyorlar, işe gidiyorlar, para kazanıyorlar, işten atılıyorlar, yeni işe giriyorlar. Aynen bizim gibi. Ve bunu tamamen LLM'lerle yapıyorlar. Bu ne demek? Yani dünya üzerinde insanların bir şeyleri bir şey yapmasıyla toplumda oluşacak sonuçları sonsuz kadar simüle edebilmek demek. Bu mükemmel büyük bir güç yani. İşte LLM bu kadar önemli bir şey.
O yüzden bunu çok ciddiye almamız gerekiyor. Yani benim pazarlama dünyasındaki meslektaşlarımda da gördüğüm şey, "ya bununla bir reklam yazdıralım, bununla bir şeyi özetlettirelim, bununla şunu yapalım, bunu yapalım". Hayır abi, bu bizi bayağı işimizi elimizden almak için yaldır yaldır da geliyor yani. Bunu kullanmayanlar ve gerçekten bunu hayatına içselleştirerek aktarmayan insanlar için bayağı sıkıntılı bir dönem var. Ben açıkçası biraz negativiteden besleniyorum bu konuda. Çünkü o stres biraz gerekiyor insana. Şimdi bu McKinsey'nin bir araştırma seti var, bununla ilgili 7-8 farklı makalesini analiz ettim, bunu hazırlamadan önce.
Şimdi burada çoğumuz marketing departmanlarından geliyoruz. Şöyle bir analiz yapmışlar: Bir iş alanının ticari impact'i, yani katkısının büyüklüğü, işte 500 milyar dolara kadar gidiyor. Ve bu impact'in yüzde kaçı AI ile çözümlenebiliyor. Ve gerçekten en tepedeki işlerden birisi de marketing. Günün sonunda biz marketing insanları ne yapıyoruz? Bazılarımız arama motorları üzerine çalışıyoruz, bazılarımız reklam platformları üzerine çalışıyoruz, bazılarımız A/B testing yapıyor, bazılarımız Web Analytics'in datalarıyla bir şeyleri bir şeyleri çarpıştırıp belirli şeyler hakkında kararlar vermeye çalışıyor. Bunlar gerçekten LLM'in yapamayacağı şeyler mi? LLM, Large Language Model yani büyük dil modeli. Yani işte ChatGPT vesaire gibi teknolojilerin arkasında yatan ana kaynaklardan birisi. Ve gerçekten de yapabilir yani. Bu dünyayı kuran insanların gerçekten bizim bence basit işlerimizi, makine için basitleştirilmiş işlerimizi yapamaması çok mümkün görünmüyor.
Ama tabii ki bu iş böyle bir gecede olmayacak ve bir şeyler bir anda kesilmeyecek. Ama emin olun yavaş yavaş gidecek. Birkaç işte de başladı bu olay. Yani mesela bakın çeviri sektörü epeydir küçülmüyor mu sizce? Yani Google Translate'in bir sıçraması oldu. Hatırlayanlar olur onu. Bir gecede bir uçtu ya Google Translate. Oltlar hatırlar yani. Yaş 30 üstü olanlar. Bir 6-7 yıl önce ne oldu? Bir Google Translate'te bir şey, bu Transformer olayı sanırım paper yayınlandı, implemente edildi. İlk o dönemde sanırım. Belki başka bir teknolojik bağlamı da olabilir. Gerçekten artık çeviri ofisleri mesela post-edit yapmaya başladılar yani. Sıfırdan çeviren o insanlar, cümle cümle anlamaya çalışan insanlar artık makinenin çevirdiği şeyi düzenlemeye başladılar mesela.
İnsanların bütün rutini değişti mesela. Onlar buna uyum sağlamaya çalıştılar. Şimdi böyle bir dünyada ben yok ya çevirmenliğin gururunu ayaklar altına alamam. Ben gideceğim cümle cümle çevireceğim kardeşim diyen tabii ki bunu demek de özgür. Ama sonuçları benim kulağıma çok sağlıklı gelmiyor. Buradaki istatistiğe de baktığımızda farklı farklı alanlar var. Ben bunu tweetleyeceğim bu arada. Twitter'ım Yiğit Konur. Oradan takip edebilirsiniz. Mesela burada pazarlama departmanları, müşteri ilişkileri, ürün gibi departmanlar var. Burada da sektörler var. Buradaki aslında Generative AI'ın hani productivity'e olan etkisi, yani Generative AI'ın verimliliğe olan katkısının en büyük olduğu alan marketing ve sales. Yani şu an Generative AI en çok buraya productivity faydası sağlıyormuş.
Productivity ne demek? Üretkenlik demek. Bir insanın bir günde çıkarabileceği iş biriminin maksimize edilmesi değil mi? Yani şu an çoğumuz 30-40 kişilik departmanlarda çalışıyoruz. Belki de önümüzdeki sene bu departmanlar 20 kişiyle çok daha iyi yönetilebilir olacak. Ama oradan ayrılan o 20 ya da 10 kişi kimler olacak sizce? Yani bence AI'a adapte olmayan insanlar olacak yani. Ve bundan ötürü stres oluyorsanız bunu anlattığımda bence güzel bir şey olmalısınız çünkü. Çünkü cidden güzel şeyler olmayacak yani bu konuda. Ben çok gerçekten hiç pozitif düşünmüyorum bu konuda. Ve bu da aslında insana daha da güzel bir sorumluluk bilinci getiriyor. Biz de o yüzden WOP'u şu an çok güzel bir yere pozisyonluyoruz. SaaS'lar ve e-commerce'ler için oldukça güçlü bir content üretme suiti olacak ama böyle ChatGPT'den ürettiğiniz content'ler gibi falan değil.
Data ile beslenen, bir içeriği yazmak için 60-70 farklı promptla yüzlerce istek attığımız, onun çıktılarını birleştiren bir şeyler yaratmaya çalışıyoruz. İşte biz bu stresi kendi üstümüzde hissetmemiş olsaydık belki yarın bir gün birileri gidip Zero'nun sattığı danışmanlık hizmetlerinin bazılarını bazı yazılımlar yapmaya başladığında sene başında ya Yiğit güzel çalışıyoruz, hoş çalışıyoruz ama Amazon gelip bize şey diyebilir yani. Biz artık bütçemizi Semrush AI'a kaydırmaya karar verdik. Semrush AI çünkü bize şunları şunları şunları yapabiliyor. Belki de bu olacak yani gerçekten. Bu durumda Zero bundan nasıl etkilenecek? İşte bizim o yüzden bunlarla ilgili vizyonumuzu çok açık tutup dünyada ne olup ne bittiğine bakmamız gerekiyor.
Bir diğer araştırma, şu anda Generative AI'ı işinde en aktif kullanan departmanlara bakıyoruz. Gene marketing, product departmanları. Lanet olsun iki tane kariyerim var. Marketing'den product'a geçtim. O da gene AI etkisi altında. Neler yapılıyormuş? Daha çok işte dokümanın ilk draftını, ilk taslağını oluşturmak, kişiselleştirilmiş pazarlama, text dokümanların sorgulanması falan gibi işlerde kullanılıyormuş. Bu arada bu işin sadece başlangıcı. Yani neler yapılabileceğini görmemiz için aslında ben bu Stanford deneyini başa koydum. Şu an baktığınızda Generative AI ile ilgili iş yapan şirketler neler var? İşte Jasper var. İşte bir sürü 140 tane şey var ya content assistant, content writer. Hepsi birbirinin biraz kopyası. Bunlara baktığınız zaman hepsinin yaptığı şey buradaki tasların birebir aynısı.
Ama bir gün birileri çıkacak, daha da farklı bir şey yapacak. Sonra o da kopyalanacak. Onlar ondan öğrenip daha da farklı bir şey yapacak. Ve günün sonunda bir bakmışız bizim yaptığımız işlerin de bayağı bir kısmını bunlar yapmaya başlıyor. Önce işimize gelecek. Gerçekten diyeceğiz ki o ne güzel ya diyeceğiz. Bak mesela bunu bence developer'lar yaşıyor yani. Şu anda çok güzel plugin'ler çıktı. İşte Cursor var. Çok güzel bir idea. AI tabanlı. GitHub'ın yeni yayınladığı bir plugin var. Aykut sağ olsun geçen atmıştı. Hani bu tarz şeylere bakıyorum. Developer'lar için de mesela müthiş bir üretkenlik artışı bu. Ve şu an bir developer bence bunu 2 yıl boyunca kullanıp 8 saat çalışmak yerine 3 saat gayet rahat çalışır. Hiç kimse de bundan haberdar olmaz.
Tamam mı? Gayet net yani. Bunu bu amaçla mı kullanacaksınız? Yoksa bu üretkenliği artırıp daha da üstüne koyabilmek ve kendinizi 10x mi yapmaya çalışacaksınız? Bence asıl soru bu. Yusuf'un söylediği şey de buydu aslında. Yusuf yani çok pazarlamadan falan anlayan bir insan değil. Zaten adam hardcore mühendis yani. Ama mesela pazarlamayla ilgili çıkardığı işlere bakıyorum. Bir yerden kopya çekmiş yani. O kadar mesela belli oluyor yani. Bir böyle marketing deneyimi olmayan bir mühendisin çıkaramayacağı bir işi çıkarmış. Niye çıkarmış? Muhtemelen AI ile bir 2 saat konuşmuş yani bu konu hakkında. Ve nitelikli bir konuşma olmuş. Şimdi ben bu konuşmaların nasıl yapılabildiğini de anlatacağım. Amacım sadece korku salmak değil bize. Ama günün sonunda şu da bir gerçek ki yani şu an piyasada oldukça hızlı.
Hani 2022'nin başında başladı. ChatGPT ile biraz daha işler hızlandı. Google yeni bir LLM çıkardı. Meta açık kaynak kodla. Facebook çok güzel işler çıkardı. Salesforce yatırım yapıyor. Google Anthropic diye bir şirkete yatırım yapıyor. O da Google'ın OpenAI'ı. O da Cloudy diye bir ürün çıkardı. Çok güzel. Cloudy diye yazılıyor. Kesinlikle kullanın yani. Bence birçok senaryoda bazen ChatGPT'den daha iyi sonuçlar sağlayabiliyor. Bloomberg sadece finans datasıyla train edilmiş LLM'ler çıkardı. Mesela borsada çeyrek raporlarını alıp analiz edip bunlarla karar veren insanlar var. Ve siz borsadasınız. Belirli şeyleri okuyup karar veriyorsunuz kısıtlı zamanınızda. Ama birileri gidip bütün raporları okuyup bunlar üzerinden bir şeyler yapabiliyor. Dolayısıyla şirketler de bundan ötürü biraz panik. Şu anda şirketlerin gördüğü AI ile ilgili en büyük risklerden birisi inek yürüsü.
Yani biliyorsunuz AI her zaman doğru cevap vermiyor. Ve çok büyük bir inançla da yalan söyleyebiliyor. Hani yaşamışsınızdır bir iki böyle kurcaladıysanız. Hani çok çok inançlı bir şekilde söylüyor onu yani. Buna halüsinasyon deniyor AI dünyasında. Öyle tanımlanıyor. En büyük aslında risklerden birisi. İkincisi cyber security. Bilmiyorum ben çok enterprise şirketlerde çalışmadım. Beni çok böyle şey yapan bir problem değil açıkçası. Ya intellectual property ihlali falan. Şimdi şirketlere baktığınızda şirketlerin şu an bu problemleri çözmek için en çok odaklandıkları yerler cyber security. En çok riskleri gidermek için. Niye bu? Gerçekten bu çok önemli olduğu için mi? Hayır bu çok kolay olduğu için. ITC'ye bir mail atıyorlar. chat.openai.com kapatılıyor yani bütün şirkete. Var yani böyle şirketler var biliyorsunuz. Hani anlıyorum hani regülasyon falan.
Ama bir tane local lama instance'ı kurup içeride bu yapılabilir yani. Yapmak isteyen bunu gider. Yani Zero'ya yazmasın yani. Başka şirketlerden de alabilir bu danışmanlığı. Ya da OpenAI Enterprise çıktı. Azure veriyor bu hizmeti. Kendi özel sunucularınızı ya da Türkiye'de bunu size kurabilecek şirketler kesinlikle bulabilirsiniz. Ama şirketlerin çoğunluğu işine gelen banlamak oluyor yani. Bunu tamamen. Bence bu çok kötü bir şey yani. Yöneticilerin karizması açısından da bence bayağı kötü bir şey. Çünkü biz eğer çalıştığımız şirketlerde AI'ı etkin bir şekilde kullanmazsak dünyada aslında birazcık işin kaybedenlerinden olacağız.
Ve dünyanın gittiği noktaya baktığımızda günün sonunda artık şundan bahsediliyor. En conclusion'da. Gerçekten Universal Basic Income diye bir şey var ortaya atılmış olan. Bunu araştırmanızı öneririm. Bu yani ekonomisi iyi olan ülkelerde artık insan iş gücüne ihtiyaç olmamasıyla birlikte bu insanlara verilecek bir iş kalmadığı için bu insanlar da aç kalmasın diye onlara işte fix bir maaş. İşte Amerika'da bir iki bunun deneyi yapılmış. Sanırım bir de Finlandiya'da yapıldı. İşte açlık sınırı Amerika'da 1000 dolarmış galiba. Poverty açlık değil galiba. Fakirlik sınırı. Ve mesela bu dönemde hani gerçekten Universal Basic Income alanlardan mı olacağız yoksa ekonominin bu değişen dünyasında talep edilen yetenek olabilecek miyiz?
Bu bence çok önemli. O yüzden biraz pesimistik başladım. Çünkü böyle çıkıp abi AI çok güzel ya. İşte şunları şunları yapıyorsun falan deyince kimse sallamıyor yani. Kendi iç psikolojimi de biraz aktarmak istedim. Şimdi AI ile ilgili hadi content tüketelim biraz diyoruz. Google'a giriyoruz. YouTube'a bir şeyler yazıyoruz. Ya işte AI ile trilyon bastım. 8000 dolar günlük alıyorum. Ama nedense bunu da YouTube'da bütün detaylarıyla anlattım. Başkaları da yapsın da benim 8000 dolarlık gelirim sanki hiç azalmayacakmışçasına. Dünya ekonomisinin çalışma biçiminin tamamen aksi durumda. Bak aylık 23000 dolar kazanılıyormuş. Bence hepimiz yarın istifa edebiliriz şu videoyu izledikten sonra. Yani şu an mesela YouTube'daki bununla ilgili tüketilen üretilen içerikler bu düzeyde.
Türkiye'de de böyle mesela. Bakın Instagram'da görüyorsunuzdur yani. İnsanların %99'u ChatGPT'yi yanlış kullanıyor temalı bir reklam silsilesi var. Bin tane falan var onlarda. Ve işte hepsi de bir tane prompt satmaya çalışıyor. Tamam mı? Şimdi bak prompt kopyala yapıştır yapılacak bir şey değil arkadaşlar. Promptu kopyala yapıştır yapan insan düşünmesini, düşünmesini, beynini outsource etmiştir. Beyin outsource edilir mi? Beyin ajansa verilir mi? Beyin başkasından satın alınır mı? Beyin yaşamak için lazım yani. Bu çok saçma bir şey. O yüzden bu AI nasıl çalıştığını önce anlamamız lazım.
Tamam mı? Gerçekten oturup bunun mantığını anlamamız lazım. Bununla ilgili çok güzel yazılmış akademik araştırmalar var. Makaleler var. Ben bunları size hiç baydırmadan anlatacağım nasıl çalıştığını. Çünkü ben de oturup böyle paper maalesef okuyamıyorum. Yusuf gibi 40 sayfa 50 sayfa ruhum çürüyor yani. AI özetini falan çıkarttırıyorum paperların. Anca öyle okuyabiliyorum. Şimdi AI sizin için bir şeyleri akıllı bir şekilde aramanızı sağlayabilir. Bunun çok detayına girmeyeceğim. Embeddings diye bir şey var. Size bir şeyleri özetletebilir. Ama bunun için gidip bir tane tanımadığınız birinin yazdığı saçma sapan iki paragraflık bir promptu kopyala yapıştır yapmanıza gerek yok. AI size yeni bir yazı yazabilir. İstediğiniz ihtiyaçlara göre. AI bir şeyleri sınıflandırabilir.
Bir e-ticaret sitesiyseniz bir kategorizasyon sorununuz varsa bunu bilmeniz iyi olur. Çünkü olay sadece generate değil yani. Generate ChatGPT işte. Ama bunun dışında da bir sürü şeyler yapılabiliyor. Bilgileri kümeleyebiliyor. Bilginin içinden bir şey çıkarabiliyor. Mesela bir e-ticaret sitesiyseniz şunu yapamaz mısınız gerçekten? Mesela üreticiyseniz hele ki bir ürün üretimi yapıyorsanız o ürünle ilgili gelen bütün yorumları alıp 10.000 tane yorumu gidip bir tane şimdi junior'a verip de abi sen bundan bunu bunu çıkar. Bizim yöneticilerimiz sever böyle şeyleri yaptırmayı. Ben asla yaptırmam bu arada. Bu tarz şeyleri insanların yapmaması lazım. Bence zaten insanlık onuruna da aykırı. Dolayısıyla bunları bizim toparlayıp AI'a yaptırmamız lazım.
Mesela ben gidip 8 tane malı 8 fabrikaya ürettiriyor olsam bunların her biriyle ilgili elimde 10.000 tane yorum olsa bunların artılarını ve eksilerini alıp sürekli olarak tespit etsem bunlardan bir bilgi notu çıkarıp üreticime desem ki ya bak senin bu son ürettiğin trikolarda 40 dereceye makineye atılınca insanlar esnediğini söylüyor. Bununla ilgili de elimizde 87 tane yorum var dediğinizde yaptırım gücünüz artıyor mesela yani. Datanın gücü bu işte yani. Kıvırma yok yani o noktadan sonra. 87 tane yorum belli yani. Ve bu sizin sitenize çok yorum gelmiyorsa malı Trendyol'a veriyorsanız Trendyol'dan alın bu yorumları çekin.
Hepsi Burada'dan alın çekin. Nereden ne şekilde alınacaksa. Yapılacak çok şey var. Olaya sadece ChatGPT gibi yaklaşmayıp bu olayın ne olduğunu bir anlamamız lazım. Bunlar için de böyle bir sürü paper'lar yazılmış. Bunları da niye buraya screenshotlarını alıp koyuyorum? Bu prompt engineering işini de aşırı ucuzlaştırdılar. Böyle 50 dolara prompt satma olayını böyle kalitesizleştirdiler. Hani bu araştırmaları yapanlar ya OpenAI takımı ya Google Brain takımı ya da işte farklı LLM araştıran farklı şirketler var. Cohen vesaire gibi. Şimdi ben bunların birkaçından örnek vereceğim. Ve hiç de sıkıcı örnekler vermeyeceğim. Gayet böyle temiz anlatmaya çalışacağım. Şimdi insanlar hep bana şey diyor. Ya alıyoruz AI'ı kullanıyoruz ediyoruz ama istediğimiz gibi sonuç vermiyor.
Şimdi bir kere şunu kabul edelim. AI istediğiniz gibi sonuç vermiyorsa %99 ihtimalle siz suçlusunuz. Yani bütün dünya gitmiş buna 500 takla attırmış ve gerçekten sizin o dandik sorununuzu çözemiyor mu ya? Yani bana pek mantıklı gelmiyor açıkçası. Yani bir önce şapkayı kendimize takalım. Bir şeyi AI ile çözemiyorsanız muhtemelen siz o işi beceremiyorsunuz demektir. Bunu da doğru düzgün araştırmamışsınız demektir. Ben bunu mesela internette çok görüyorum. Yani AI ben son dönemde tanıştığım herkese abi AI ne yapıyorsunuz? Şirketinizde neler konuşuyor? Hep bunları soruyorum. Çoğundan da bu tarz böyle saçma sapan yanıtlar alıyorum yani. Şimdi ilk şeylerden birisi de few-shot. Dünyanın en basit şeyi. Projeksiyon gerçekten mükemmel. Şimdi diyorum ki yardımcı olacağım size.
Sen yaz tatilleri için denize girilebilecek bölgeleri tanıtmakta uzman. Bir gezi rehberliği yapan bir yapay zekasın. Şimdi sana sorulan sorulara net biçimde yanıtlar vermeye çalış. Soru. İzmir'de gezilecek yerlerin bir listesini verebilir misin? Sana bak ben denize girilecek yer istiyorum. Tamam mı? Efes antik harabeleri. Yani İzmirli olarak pek oralarda deniz yok diye biliyorum. Şimdi few-shot'ın olayı şu. Çok basic aslında. Aynı mesajı direkt yazıyorum. Sen işte şunu şunu yapan bir yapay zekasın. Soru. İzmir'de gezilecek yerlerin listesini verebilir misin? Denize girecek. Alaçatı, Urla, Foça, Dikili, Karaburun diyorum. Sonra diyorum ki Muğla'da gezilecek yerlerin listesini verebilir misin? Bak şimdi burada verdiği yanıt hem yanlıştı hem istediğim yapıda değildi.
Ben sadece mekanların adını istiyorum. Buralarda böyle boş yapmasını istemiyorum. Tamam mı? Bunları istemiyorum. Ben sadece şu bölümü istiyorum. Şimdi bunu ben bir kere burada örnek verdim ya. Cevap Alaçatı, Urla dedim. Virgül boşluk, virgül boşluk koydum. Modeller, LLM modellere her zaman yukarıdaki metni devam ettirmeye çalışır. Mantıken yani. Bunu bu kadar bilseniz yeter. Zaten çok ötesine gidip öğrenmek de çok kolay ve mümkün olmuyor. Yani ben de çok yüzeysel bir bilgiye sahibim. Baktığınızda bu İzmir'deki benim verdiğim yanıtlara benzer yanıtları işte o zaman Muğla dediğim zaman Bodrum, Marmaris, Fethiye diye bana verebiliyor.
Niye? Yiğit zaten yukarıda İzmir için bir örnek vermiş. Şimdi ben Muğla için sorduğum zaman bana gidip gene böyle çarşaf gibi bir şey yazmıyor. Yukarıdan kopya çekiyor. Bir kere örnek verme olayı çok önemli. En büyük katkı 10x direkt çıktılarınızı iyileştir. Buna da few-shot prompting deniyor. Biraz bunu araştırırsanız çok rahat görürsünüz. Kendinizi örnek yazarsınız. Çok zor bir şey değil. Şimdi olayı biraz daha derinleştiriyoruz. Bu AI'ın nasıl düşündüğünü anlamakla alakalı. Buna chain of thought prompting deniyor. Bunu da araştırabilirsiniz. Bu arada bunlar böyle jargon. Ben de eskiden böyle IT işlerine çok girmeden önce jargonu görünce tüylerim diken diken oluyordu ve kaçıyordum. Hiç kaçmanıza gerek yok. Harbiden bunu çok basit anlatan yerler var. Anlatan yerleri geçtim.
Bunu sorun. AI anlatıyor zaten yani. Hani bir de öyle de bir işin güzelliği var. Tek sıkıntı AI'ın eğitim verileri çok güncel değil ya. Bazı konularda eksik olabiliyor. O yüzden orada Claude'yi kullanabilirsiniz. Claude. Claude'nin datası 2023'e kadardı diye hatırlıyorum. Şimdi gelelim başka bir noktaya. Tamam mı? Benim biraz daha eğlence katalım bu işe. Şimdi bu soldaki dandik bir prompt. Sağdaki daha yakışıklı bir prompt. Şimdi sağdakini de biraz büyütelim. Şimdi burada diyorum ki benim dinlemekten hoşlandığım rapçiler şunlar. Beğendiklerim Tupac, Biggie Nas, Ice Cube, Snoop Dogg, Eazy E. Beğenmediklerim de Feature, Migos, Lil Baby, DaBaby. Sevmiyorum. Bu listeye bakarak bana beğenebileceğim yeni rap sanatçıları öner. Böyle bir şey yazmıyorsunuzdur muhtemelen ama.
Güzel örnek olacağını düşündüğüm için bunu verdim. Şimdi bunu böyle dümdüz söylediğiniz zaman tamam mı? AI size gene bir cevap veriyor. Kendrick Lamar sevebilirsin. J-Kobak. 4 ile 5'i ben sevmiyorum mesela. Tamam mı? Niye? Diyor ki Yiğitçim diyor. Sen diyor klasik dönemden gelme. Politik sosyal mesajlar içeren sanatçıları seviyorsun galiba deyip bam diye giriyor konuya. Şimdi ikinci konuya gelelim. Ben burada geliyorum. AI'a diyorum ki. Kardeşim diyorum bak benim aynı soruyu soruyorum burada. Bak benim sevdiğim rapçiler bunlar. Sonrasına bir paragraf ekliyorum. Diyorum ki bunu yaparken adım adım düşünerek beğendiklerimi neden beğendiğimi, beğenmediklerimi niye beğenmediğimi derinlemesine analiz ederek başla ve sonrasında benim için doğru olabilecek sonuçları incele.
Şimdi bak ben bunu böyle dediğim zaman aslında sadece think step by step demeniz bile yeterli. Tamam mı? Ben bu arada bunların hepsini Türkçe yazdım. Normalde AI'da çok Türkçe kullanmayı tavsiye etmiyorum. Ben herkes için anlaşılır olmasından emin olmak için Türkçe kullandım. Şimdi bana ne dedi şimdi? Yiğit o dedi senin beğendiğin rapçiler bunlar diyor 80-90'lı hiphop rap kültürü bu dönem sosyal tema güçlü söz ayrıntılı hikaye. Beğenmediğin sanatçılar mumble rap trap aynen hiç sevmiyorum. Bu tarz şarkılar genellikle daha basit sözlere tekrardan nakaratlara yoğun ototün kullanımına ve sürekli loop halinde çalan basit beat'ler kullanılıyor.
Bunlara dayanarak senin için şunları şunları yapan diyor ve gerçekten işte 4'e MF2'mu koyması gerekiyordu yani. Logic'i koymaması gerekiyordu mesela benim için. Niye? Onu sesli olarak konuşmaya sevk ettim. Bunu şöyle düşünebilirsiniz. Mesela ben birinize bir soru sorsam ve cevap vermesini istesem bam diye cevap verirse saçmalama ihtimali daha yüksek. Ama ben ona biraz süre verirsem abi dur yavaş yavaş düşünelim. Sesli düşün. Tane tane gidelim desem. Ha sen Yiğit bunları bunları seviyorsun. O zaman bu. Bunları sevmiyorsun. O zaman bunlardan hoşlanmıyorsun. Ona göre o zaman bu. İnsanın beyni de böyle çalışıyor zaten.
Alan yaratmanız lazım AI'a. Bam diye soruyu sormak değil yani. Adım adım düşünmeye forcelamanız lazım AI'ı yani. ChatGPT kullanırken. Bu arada bunların hepsi ChatGPT onu da söyleyeyim. Yani ayrı bir program kullanıyorum burada. Şimdi bunu chain of thought'u az önceki bu örnek muhabbetiyle de birleştirebilirsiniz. Bak bu da çok değerli bir şey. Şimdi gene aynısı soldaki zaten. Şimdi bir de şunu yapabiliriz. AI'a nasıl düşünmesi gerektiğini anlatabiliriz. Mesela benim sevdiğim ve sevmediğim rapçileri niye sevip sevmediğimi bir örnekle anlatırsam. Mesela bunu ben yazdım. Tamam mı? Bu bölümü ben yazdım. Bu bölümü AI yazdı. Tamam mı? Diyelim ki mesela Tupac, Biggie, Yiğit beraber dinliyorsun. Bunlar aslında tartışmalı rapçiler ama sen demek ki bunlardan etkilenmiyorsun. Yani olayın müziğin çıktısıyla ilgileniyorsun.
Ice Cube'la Eazy E NWA grubundan. Snoop Dogg şöyle böyle. Buradan da sana o yüzden bunu önerebilirim. Nestlé seviyorsan New York rapçilerini seviyorsun Rakim de dinlemelisin. Bak şimdi bunu ben yazdım. Tamam mı? Bak bu bunun nasıl düşünüleceğinin bir örneği. Şimdi klasik müzik sanatçılarını yazıyorum mesela. Bir örnek verdim. Tamam mı? İstersen buraya rock cihaz, istersen pop cihaz ne yazarsan yaz. Batu Flex bile yazabilirsin yani. Yazmaman daha iyi olur. Burada mesela klasik müzik sanatçılarından bahsettim. Dedim ki ben Eric Satie, John Cage ve Philip Glass seviyorum.
Wagner, Mahler ve Schönberg sevmiyorum dedim. Şimdi bak burada ne yaptı biliyor musunuz? Şu beyazla gösterdiğim bölümde benim verdiğim örnek düşünme biçimi vardı ya. Onu taklit etmeye çalışıyor şu anda. Yani ben aslında AI'a az önce nasıl düşünmesi gerektiğini kendim yazarken anlattım. Şimdi çok benzer şekilde düşünüyor. Bak ne yazmış? Dinlenmekten hoşladığın klasik müzik sanatçılarına bakarsak minimalist ve deneysel çalışmaları seviyorsun. Bunlar minimalist elemanlar diyor. Karmaşık, ağır, romantik, dodekafoni parçaları sevmiyorsun ki bunlar da bu tarz elemanlar diyor. Öyleyse bunları dinleyebilirsin diyor. İşte bu. Yani ben ona bir örnek verdim. Nasıl düşünmesi gerektiğini söyledim. Bir tane daha artık ona soru sordum. Yani örnek ve düşünme biçimlerini kesinlikle yaratmanız gerekiyor. Üçüncü ve son prompting tekniği aslında tree of thoughts.
Bunu ben de yeni kullanmaya başladım. Çok basit bir şey. Bunun Türkçesini de yazdım. Bu da çok basit. Gene bak AI nasıl çalıştığını anlayabilmek için çok güzel bir örnek. Bir tane panel yaratıyorsun kafanda. Diyorsun ki bir soru vereceğim sana. Üç tane uzman hayal edelim bununla ilgili. Tüm uzmanlar düşüncelerinin bir adımını yazacaklar. Ardından bunu paylaşacaklar. Sonra tüm uzmanlar bir sonraki adıma geçe geçe devam edecekler. Eğer herhangi bir uzman herhangi bir noktada yanıldığını fark ederse o gruptan ayrılacak. Sorumuz işe şu diyoruz. Buradan sonra sorumuzu yazıyoruz. Tamam mı? İşte bu da bunun İngilizcesi. Bunu kopyalayıp yapıştırın diye demiyorum. Anlatım mantığını anlatmak açısından şey yapıyorum. Şimdi burada gelelim. Tamam mı? Benim bu benim müzik muhabbetine geri dönelim.
Yiğit gene rapçi arıyor. Şimdi burada böyle üçlü bir panel var. Ve burada diyor ki işte Yiğit bak bunları yazmamışsın. Bununla ilgili düşüncelerini bilmiyoruz ama 90 sonu 2000 başı sevdiğin belli diyor. Şimdi üç tane uzman aralarında tartışıyorlar. Bu da çok sarıyor bu arada. Ya da bana da sarıyor olabilir. Şimdi diyor ki Yiğit diyor Nestlé Biggie ve Tupac'ı seviyor. Demek ki lirik yeteneği seven anlamda rapçi seviyor. O yüzden bence Jay-Z diyor. Tamam mı? Sonra ikinci uzman geliyor. Ice Cube ve Eazy E seviyorsa diyor bu adam West Coast'çudur diyor. Dreyle Lamar'ı dinleyebilir diyor. Üçüncüsü de diyor ki Snoop'la Ice Cube dinliyorsa G-Funk seviyordur. Kuzeni verinceyi dinlesin diyor. Sonra aralarında dönüşüyorlar. Uzman 1 diyor ki bak uzman 2'nin çıktılarını değerlendiriyor.
Doğru diyorsun yani diyor kendilikten var. Jay-Z Yiğit'in sevdiği lirik yeteneğine sahip olduğu için iyi olabilir diyor. Thumbs up atıyor. İki numara diyor ki G-Funk aynen güzel. Bence de bunları önerelim diyor. Bak aralarında konuşuyorlar. Tamam mı? Bu arada ben bunları aşırı sarıyorum. Bak 10 kişi falan yapıyorum bunları. Farklı karakterler yapıyorum. Mesela burada deliriyormuşum. Bir anda sunum bambaşka bir yere gidiyormuş falan. Bambaşka şeyler gösteriyormuş. Ya bazen ne yapıyorum? Bu biraz cringe olacak ama 10 ya da 20 kişi falan panel yaratıyorum. Tamam mı? Bir de random isim veriyorum onlara. Biraz şizofrenik ama çok işe yarıyor. Bu 10 tanenin içinden örnekler veriyorlar ya mesela. Atıyorum John'la Mark'ın örneklerini beğenmiyorum.
John Mark diyorum. Sizi gönderiyorum diyorum. Yerine iki kişi daha gelecek. İşte diğerlerine de söylüyorum. Bak bu ikisi bundan gönderdim falan diye. Anladın mı? Hani böyle. Ve gerçekten o besleme işe yarıyor yani. John ve Mark'ın çıktıları çünkü saçma oluyor. O saçmalığı da diğerleri görüyor. Bu sefer bir sonraki iterasyonda daha iyi sonuç geliyor. Günün sonunda bunlar üzerinde anlaşıyor. Uzman 1 ve 2 evet üzerinde anlaştık diyorlar. Ve bana üç sanatçı öneriyorlar. Lamar, Jay-Z ve Verin G. Harbiden üçünü de gayet dinlediğim insanlar. Yani hikaye bu. Olay ne aslında? Kopyala yapıştır prompt değil. Olay düşünmeyi anlayabilmek ve AI'a düşünmeyi öğretebilmek aslında. Doğru soruları sormayı öğretebilmek. Doğru soruları sormak için bile Yiğit'e de ihtiyacınız yok aslında. Günün sonunda.
Prompt engineering becerilerimi geliştirmek istiyorum. Soft skillerimi geliştireceğim. Ne yapmalıyım? Bunu da bu arada AI'a çevirtiyorum. Otomatik GPT-4 ile çeviriyor. Nasıl geliştirebilirim kendimi diye. Bak bu Perplexity AI diye bir proje. Çok iyi bir proje bu arada. Aşırı iyi bir proje. Ne yapıyor biliyor musunuz? Sadece AI gibi hemen yanıt vermiyor. Sana bununla ilgili bir iki soru daha soruyor ama baymıyor böyle. Çoktan seçmeli sorular falan soruyor. Seni iyice anlıyor. Bir de internette arama yapıyor bak. Developing soft skills as prompt engineers. Articulating problem clearly and correctly diyor. Bir iki arama da yapıyor. Bu sonuçları da okuyor hepsini. Okuduktan sonra sana cevap veriyor mesela. Ve bedava Perplexity AI. Kesin kullanın bunu.
Mesela ben Google'da arama yapmayı vallahi bayağı azalttım. Bayağı azalttım yani. Çünkü gidiyor bu bilgileri okuyor ya. Eskiden cehennem gibi bir şeydi ya. Google'a giriyorsun. 10 tane sonuç. Umarım burada Hürriyet'ten biri yoktur. Hürriyet'e düşersen ve adblocker'ın yoksa zaten bilgisayarın fanı çalışmaya başlıyor. Yani artık flash mı çalıştırıyorlar ne yapıyorlar bilmiyorum ama korkunç bir şey. Kayboluyorsun yani o bilgilerin içinde. En azından o çerçöpü görmüyor AI. Gidiyor okuyor senin için. Senin istediğin ana mesaj neyse sana onu doğrudan veriyor. Sen diyor bak AI yani prompt engineering skillerini geliştireceksen diyor bunları bunları yapman lazım. Problemleri parçalara bölerek düşünmen lazım. Bana istediğim şeyin çıktısını doğrudan veriyor. Bu çok önemli bir şey. O yüzden her şeyi AI'a sorun ya.
Yani çok saçma bir şey anlatacağım. Dün Nargile içmeye gittik. Biraz bu şey gelebilir. Kroca gelebilir bazılarınıza da. Ben Lizbon'da yaşadığım için Türkiye'ye gelince seviyorum böyle şeyleri. Ne nargile seçelim dedi. Yani menüde artık hep dijital ya. Kopyaladım. Çünkü garip garip isimleri var. Nargile içenler bilir. Tütünlerin. Ya dedim bak şunların reytingleri ne dedim. En iyi reytingi olan neyse dedim. Onu getir dedim Perplexity'ye. 10 numarada bir tütün önerdi yani. Aklınızda olsun. Ukka'ya giderseniz şey yapın yani. Deneyin bunu. Yani bak o düzeyde entegre olmaktan bahsediyorum yani. Perplexity'yi telefondan kurmak. Bilgisayarına bir uygulama. Web sitesine gitmeyeceksin her seferinde yani. Güzel uygulamalar var bununla ilgili yapılan.
Onları kullanabilirsiniz. Ve günün sonunda olay etkili düşünmeyi öğrenmekle alakalı. Bu siteyi bana Yağız gösterdi. Cidden çok güzel site. Aynen. Bu critical thinking ile alakalı. Böyle framework'leri gösteriyor yani. Bir konu hakkında nasıl derinlemesine düşünebilirsinle ilgili. İnsanlar için hazırlanmış bir şey. Mesela burada Six Thinking Heads var. Bunu birazdan biraz daha üstüne duracağım. Anlayacaksınız neden bu siteyi bahsettiğimi. Bu böyle insanların özellikle yöneticilerin karar verme süreçlerinde nasıl düşünmeleri gerektiğiyle ilgili bilgiler veren bir site. Antos. Çok güzel. Şimdi mesela bu aslında az önce gösterdiğim o prompting tekniği. Aslında akademik bir teknikti. Tree of Thoughts. Aslında bunun background'u şeymiş. Critical thinking'miş. Bak diyor ki kafana diyor 6 tane şapka takarak düşün diyor.
İlk şapka positivity olsun diyor. Green şapkan creativity olsun. Red hatler emotional olsun. White hatin data olsun. Black hatin bunun downside'ı olsun. Blue hatin de process'ı olsun. Buna göre düşün diyor. Aslında 6 tane karakter yaratıyor. Kafanda yarat diyor. Bunlara göre kararını diyor masaya yatır diyor mesela. Al işte Tree of Thoughts da bence buradan çıkıyor. Yani olay tamamen sizin zaten düşünme biçiminiz. Kendinizle kaldığınızda kendi iç sesinizle olan konuşmanızı AI'a yansıtmanız olayın bence ta kendisi. Buradan sonra biraz daha soft konulara gireceğiz. Ben böyle biraz şey bilgisayar. Garip bir bilgisayar kullanım şeyim var. İnsanların söylediği kadarıyla. Çok seviyorum böyle productivity şeylerini. Yeni MacOS'a çok güzel bir dikte motoru geldi.
Beta'ya geçerseniz görürsünüz. Bayağı burada ben konuşuyorum sadece. Ve sıfır hatayla bitiriyor. Yani bütün şeyi. Bayağı bir paragraf falan yazı yazıyorum. Şimdi bu Amerikalılar için çok heyecan verici bir şey değil de Türkçe dikte hiç düzgün çalışmıyordu hatırlarsanız. Yıllardır yani. Hep bir şeyleri yanlış şey yapıyordu. Benim gibi böyle yarı Türkçe yarı İngilizce konuşuyorsanız hala hatalı oluyor ama full Türkçe konuştuğunuz zaman mesela mükemmel bir şekilde çalışabiliyor ve bir insan ortalama 150 word per minute yani 150 kelime konuşuyor bir dakikada. Yazmada 50 word per minute. Yani standart bir insan için. Bu yani. 3 kat daha hızlı yazabilirsiniz mesela. Ben günde benim 1,5-2 saatim Discord'da mesaj yazmakla geçiyor. O yüzden bence bu çok çok güzel bir şey. Kesinlikle kullanmanızı öneririm.
Çünkü AI ile bazen o kadar sık konuşuyorsunuz ki artık yazmaya üşeniyorsunuz. Yazmaya üşenince AI'ı daha az kullanıyorsunuz. AI'ı daha az kullanınca şeyiniz de çok azalıyor. Öğrenme beceriniz de çok azalıyor yani. Bu bence çok önemli bir şey. Bunun için bir de güzel program var. MacWhisper diye. Yani gene bu da Mac ekosisteminden. Bunu da bir tavsiye edebilirim. Gerçekten güzel ürün yapmış. Ve aslında yani AI'ı nasıl kullanacağınızı her şeyden önce AI'a sorabilirsiniz. Yani ben bir şirkette pazarlama müdürüyüm. Yöneticiyim. Bunu nasıl kullanayım diye. Perplexity gidiyor diyor ki Digital Marketing Manager Prompt Guide. Digital Marketing Manager Decision Making diye arıyor Google'da. Oradaki sonuçları ziyaret ediyor. Onları okuyor. Ve tam olarak sizin istediğiniz çıktıyı size veriyor.
Bu bayağı bayağı ilginç bir şey yani. Ve en güzel benim en sevdiğim şeylerden birisi bir prompt yazdınız ya. Bu promptu AI'a verin. AI bir daha iyileştirsin. Mesela bu da bir yöntem yani. Mesela bir prompt yazdınız siz. Bu promptu optimize eden bir prompt da yazabilirsiniz. Hatta genel olarak bütün promptlarınızı optimize eden tek bir promptunuzun olması iyi olur. Mesela şunu git bir optimize et diyorum. Tamam mı? Bir şeyler yazmışım işte. Bu arada ben bunu yapıyorum. Mesela şirkette bir görev dağılımı yapacağız mesela bir konuda.
Bahsetti ya işte Yusuf şey dedi. Bazı işte CEO'lar şöyle yapıyor. Decision Making'de replace etmişler. Harbiden tarafsız davranmak için yapılabilecek en iyi şeylerden biri bu. Mesela pazarlama departmanında tasları dağıtıyoruz diyelim. Tamam mı? İşte kim var? Mehmet var. Burak var. Oğulcan var diyelim. Ben şimdi bunların üçünün özelliklerini de yazsam. Artılarıyla eksileriyle kendi gözlemlerime göre. Ve görevleri yazsam. Ve AI'a desem ki bunların hangisini sence Oğulcan yapsın? Hangisini Burak yapsın desem. Gerçekten benim bu verdiğim ilk inputlara göre çok düzgün bir hale getirebiliyor bunu. Ve karar vermenize yardımcı oluyor. Promptlarınızı optimize ettirdikten sonra bence yapmanız gereken en önemli şey şu. Benim promptumu 10 maddede eleştir.
Her 10 madde için de 10 üzerinden puan ver. Bak şimdi diyor ki Yiğit uzunluğa 10 üzerinden 7 veriyorum. Açıklık 8. Tamamlamışlık 9. Dil kullanımı 7. İmla 9. Belirsizlik 8. Şimdi diyorum ki tamam diyorum. Bu eleştirileri göz önünde bulundurduğumuzda her eleştiri konusundan 10 üzerinden 10 alacak şekilde bu promptı iyileştirecek bir strateji üretmeni ve benim onayıma sunmanı istiyorum. Eğer onaylarsan promptı optimize edebilirsin diyorum. Biraz da böyle sert bir dil var aramızda. Bazen değişiyor duygu durumlarımız. Zaten bak bitirmeden okumuyorum da bu arada yazdığı şeyi. Stratejini beğendim. Şimdi bunu uygula diyorum. Bak bitmeden zaten ben bunun bir sonraki mesajını hazırlamış oluyorum.
GPT-4 biraz yavaş çalışıyor çünkü. Bak şimdi bu stratejiye göre düzenlerseniz onayınızı bekliyorum diyor. Bir de çok tatlı böyle şey bir dili var. Ondan sonra ne yaptık aslında? Bir nevi chain of thought yaptırdık. Önce eleştirttik. Sonra dedik ki bu eleştirilerini de bir nasıl uygulayacağını bana bir anlat dedik. Her şey açık artık. Tek yapması gereken işi yapmak. Brifini kendisi oluşturdu zaten. Şimdi bak gitti bunu çok daha düzgün hale getirdi. Ne yaptı biliyor musun? Ali ve Veli tamam bunları diyor ki dijital pazarlama görevlerini dağıt. Bak biraz şey yaptı.
Basitleştirdi. Ali çok düzenli. Excel'de usta yaratıcılık görseli zayıf. Veli'nin disiplini iyi. Figma'sı kanması iyi. Ve diyor ki bak görevleri diyor içinde SEO içerik oluşturma görsel tasarım bak içlerinde açmış konular var diyor. Bunları diyor parçala diyor. Mesela ben yukarıda sadece dijital pazarlama taskları demiştim. Yani yaklaşım bu şekilde. Bunu yapabilmek için AI'ı elinizin altında tutmanız gerekiyor. Bununla ilgili güzel projeler var. Böyle AI'ı Mac'te rahat kullanabilmeniz için. Birisi de ThinkBuddy. Türkiye'den çıkan bir proje. Tanıdığınız birileri yapıyor olabilir. Reklam değil ama. Çok çok iyi bir yazılımcısı var işin başında. Çok güzel bir proje yazdı. Kısa yol tuşlarıyla bir tane AI window'u açıp her an soru sorabiliyorsunuz ThinkBuddy'ye.
Önümüzdeki ay canlıya çıkaracak Ufuk bunu. En güzel tarafı şu. Ses kullanabiliyorsunuz bundan. Sesli olarak AI'a bir soru sorabiliyorsunuz bir tuşa basarak. O gidip otomatik olarak sizin küresel ısınma hakkında ne düşünüyorsunuz diye bir şey yazmışsınız buraya. Direkt alıp bunu buraya atabiliyor. Çünkü konuşmak çok rahat yani. Yazmak gibi değil. Bu da çok güzel. Ve size şunu da yapabiliyor. Mesela bir mailin içindesiniz. Tıkladınız bu maili seçtiniz. İşte bunu özetle. Bunu 5 yaşında bir çocuğa anlatır gibi anlat. Ya da yeniden yaz gibi. Şeyleri söylediğinizde alıp bu maili özetliyor mesela. Bazı insanlar çünkü çok uzun mail atıyor ya. İnsan biraz darlanıyor. Seçtiğiniz tekste göre o 3 seçeneği çıkarıyor. Ve onun içinden tıklayarak aksiyon alabiliyorsunuz.
Yakında çıkacak. Aylık 7 dolar. Ama Türkiye'ye özel bir fiyat yaparız. Bu da bu arada benim hafta sonu projem. Buradaki çoğu arkadaşım bilmiyordu. Onlar da öğrenmiş oldu. Yakın bir arkadaşım yazıyor. Şimdi artık biraz toparlayalım. Ben diğer konuşmacılardan çaldığım süreyi geniş geniş kullandım burada. Bunların ötesinde artık biraz böyle kısa kısa 6-7 maddemiz var. Bir kere AI'a kesinlikle İngilizce konuşmanız gerekir yani. Çünkü İngilizce konuştuğunuz zaman İngilizce korpusta arama eğilimi daha yüksek oluyor. E tabii ki internetin dili İngilizce. Ve bunu bilmek lazım. Bunu kabul etmek lazım. Siz hatalsınız yani. İstediğiniz çıktıyı alamıyorsanız. Siz yapamadınız. Hatalısınız ve bunu iyileştirmeniz lazım. Şimdi bu kavramları anladınız. Prompt engineering'de biraz daha derinleşebilirsiniz.
Anlattığım şeyleri test edip kendi problemlerinizle uygulayabilirsiniz. Bir adım daha ileri gitmek isterseniz AI agent'ları var. AI'ı biraz programlamanızı sağlıyor. Çok detaylarına girmeyeceğim. Ama elinizi kirletmek iyidir. Embeddings konuları var. İşte bu verilen dokümanları kümelemek. İçinde arama yapmak. Mesela bir e-ticaret sitesiyseniz ürün kategori ağacınızı baştan sona yapay zeka ile yeniden tasarlayabilirsiniz mesela. Ve size kötü haber. Şirketlerin içerisinde AI bilen insan yok arkadaşlar. Kimse öğrenmiyor. Yani bizim şirket çok iyi bu konuda da. Çok şükür. Vallahi yani konuştuğum arkadaşlarımda da öyle. Maalesef böyle bir durum var. Bayağı da güzel insanlar bunu ignorluyorlar da bu arada. Çok da mutlu oluyorlar bu şekilde. Burada böyle yani bunları sizin yazılım ekibiniz falan oturup masaya getirmeyecek yani.
Siz marketingçiler olarak productçılar olarak bence bunu siz masaya getirmek durumundasınız. Çünkü siz kullanıcıya değer önerisini biliyorsunuz. O yüzden acıtsa da öğreneceğiz. Ama Perplexity'ye sorabiliriz yani. Bazı kavramlar var AI'da. Mesela AI'da böyle çok uzun yazıştınız mı bilmiyorum. Bazen üstleri unutuyor mesela. Niye unutuyor mesela bunu? Bilmeniz lazım. Mesela Cloud'yu konuşmanın başından beri bir iki kere bahsettim. Mesela bunun kapasitesi normalde 8000 GPT 3.5 Turbo'nun. Sanırım. 16K'sı da var da. Cloud'un 100K mesela context size. Yani neredeyse 70000 kelime bilgi verebiliyorsun buna. Yani buna ver bir tane kocaman bir kitabı. 70000 kelimeye sığan. Bununla ilgili soru sorabiliyorsun mesela. Manyak bir şey. Şöyle şeyler yapıyorum ben Cloud'da. Bir web sitesine gidiyorum.
CMDA yapıyorum. Yani tümünü seç yapıyorum. CMDC yapıyorum. Kopyala yapıyorum. Gidiyorum Cloud'a yapıştırıyorum. Bu web sitesi ne iş yapıyor ya? Bana bir anlatsana diyorum. Ya da bu artikle ne anlatıyor? Mesela Hacker News'da bazen bir şey okuyorum. Anlamıyorum. Kopyalıyorum onu. Bana bir şunu 13 yaşında bir çocuğa anlatır gibi basit bir dille anlatır mısın diyorum mesela. Çok işe yarıyor. Ya da bir YouTube videosu var. Psikoloji hakkında. Çok kafam basmıyor. Alıyorum onu kopyalıyorum. O videoyla ilgili sorular soruyor. Bu burada ne demek istemiş? Çünkü videodaki bütün teksti ona verebiliyorum mesela. Mükemmel bir şey. Bu biraz araştırılabilir bir konu. Bizim mesela bizim şirkette bayağı AI bir kültür yani. Toplantılarımızın kayıtlarını alıyoruz.
Sonra bu kayıtları sese çeviriyoruz. Bu sesler üzerinden doküman yazıyoruz. Mesela bizim Mirzamin'le tasarımcımızla yaptığımız toplantıdan biz API dokümanı çıkardık mesela. Onu tekst olarak çevirdik. Dedik ki biz bu toplantıda ne konuşmuşuz? Bunu bir anlat dedik. Bunu bir parçalara böl. Bundan bir API dokümanı yap. Ve gerçekten o API dokümanıyla bu feature yazıldı yani. Gerçekten de o da biraz hatalıydı. Özür dilerim Recep ama. Çözdük yani bir şekilde. Ama çok kolay oldu yani. Çünkü API dokümanı yazmak cehennem gibi bir şey yani. Ben hiç sevmiyorum. Ve sevmediğiniz işleri de aslında sevmediğiniz işlerden kaçmak için süper bir bahane işte AI yani. Bence çok keyifli. Birkaç proje var. GPT for Sheets güzel. Geçen etkinliğimizde Zeon'un YouTube kanalına Burak'ın yaptığı sunum güzel.
Eğer böyle bir video ile başlamayı sevenlerdenseniz kurcalamaktansa. Keyword'ü verdim. Search'leyebilmemiz için. Bu alan çok hızlı değişiyor. Ben bazen çok moralim bozuluyor böyle. Yeni bir şey görünce Twitter'da acaba kaçırıyor muyum falan oluyor. FOMO oluyor çok. Sürekli takip etmek lazım. Bunun için de yani Twitter'daki takip ettiğiniz kişileri biraz değiştirmeniz gerekebilir. YouTube kanallarınızı biraz daha AI'a bulamanız gerekebilir. Çünkü çok hızlı değişiyor cidden. Yani ben mesela şu an 6 ay askere gitsem depresyona girerim ya. Geçen bunu düşündüm de. İnternete 6 ay giremesem bayağı sıkıntı olurdu. Çünkü çok şey değişiyor. Bir ayda iki ayda bayağı bir dünya değişiyor. O yüzden bayağı yani şu Hacker News'u zaten takip etmeniz lazım. Biraz yazılımcıysanız GitHub'daki trend projelere bakarsınız.
Featurepedia diye bir site var. AI ile yapılan ürünleri gösteriyor. Twitter'da Yusuf'un takip ettiği bütün follower'ları takip edebilirsiniz. Ben bu arada Yusuf'un şey yani sapık gibi bütün takipçilerini Türkiye'den takip eden insanlar var. Ben herkese Yusuf'un takip ettiği yerleri takip ettiriyorum. Benim takip ettiklerime de bakmak isterseniz. Benimkiler de burada. Dinlediğiniz için teşekkür ederim. Umarım çok pessimist bir aura yaratmadan fikirlerimi anlatabilmişimdir.
Bu transkript, yapay zekâ destekli konuşma tanıma modeli ile oluşturulmuş ve dil kurallarına göre doğrulanmıştır.
