SEO Ajansı Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Markanız için doğru SEO iş ortağını seçerken sorgulanması gereken şeffaflık, metodoloji ve başarı kriterleri.

Konuşmacılar: Samet Özsüleyman, Metehan Urhan

İçerik yazarı

20 Şub 2024

Video Transkripti

⏱ 34 dk okuma• 6.041 kelime

Konuşma metnini inceleyin veya dil değiştirin

— Herkese merhaba, Zeo Talks'a hoş geldiniz. Bugün Mete'yle beraber SEO ajansı seçerken nelere dikkat edebileceğimizi ve temel hatlarıyla aslında bir SEO ajansından nelerin beklenileceği noktasında sohbet edeceğiz. Beni zaten tanıyorsunuzdur diye düşünüyorum; ben Samet, Zeo'da SEO Manager olarak çalışıyorum. Mete'yi ilk defa bu Zeo Talks'ta konuk ediyoruz ve Mete, topu sana atayım; sen istersen izleyenlere kendini tanıt.

— Tabii, herkese selamlar. Ben de Mete, Zeo'da New Business & Partnership Manager olarak çalışıyorum. Yaklaşık 6 yıldır Zeo'dayım; 3 yıl kadar SEO tarafında danışman olarak görevdeydim, Samet'le aynı ekipteydik. Son 2,5 yıldır da aslında satış ve partnerlik süreçlerinden sorumluyum. Bu 2,5 yılda çokça markayla görüştüm, yüzlerce toplantıya girdim. Biraz da aslında işin mutfağından çıkıp, markalar gözünden de nasıl olduğunu, nelere dikkat edildiğini, markaların hassasiyetlerini vs. biraz anlamış oldum. Bugün de Samet'in bahsettiği gibi, biz bir markada görevli olsak, bir SEO ajansı seçecek olsak nelere dikkat ederdik; bunların başlıklarını çıkarıp üzerine birlikte sohbet ediyor olacağız.

— Süper. O zaman ben hiç vakit kaybetmeden aslında ilk sorumla başlayayım: Mete, sence hangi ajanslar, daha doğrusu hangi markalar ajans ile çalışmalı? Yani burada senin görüşün ne olur; markalar ajans seçerken nelere dikkat etmeli diyeyim, ilk sorumu sana yönelteyim.

— Tabii, yani buradan başlamak bence çok önemli. Çünkü bir kere hangi markalar ajansla çalışmalı, bunu bir konuşmak gerekiyor. Çünkü biz de Zeo'da çok fazla markayla görüşüyoruz ön süreçte. Birçoğu işe aslında çok fazla hazır değil; tam olarak SEO'nun ne olduğunu, nasıl bir hizmet alacağını vs. bilmeyebiliyor. O yüzden bence burayı netleştirmek, özellikle videonun başında, çok önemli. Bir de markalar için de yılbaşı dönemi en yoğun dönemlerden biridir; hem yeni yıl planlamaları, ajans değişiklikleri, yeni hizmetler vs. gibi. Onlar için de faydalı bir döneme denk getirmiş olduk bu videoyu.

Ben şuna biraz değinmek istiyorum burada aslında: SEO tarafında bir ajansla çalışacaksanız, bu aslında markaya ister istemez bir maliyet demek. Bu maliyeti de verimli bir şekilde kullanmak veya bu maliyete katlandığınızda gerçekten o ajanstan bir fayda elde edebilmek için, aslında temelde içeride doğru bir altyapının olması gerekiyor. Yani siz SEO ajansından sadece bir danışmanlık hizmeti alacaksanız, bir kere yeterli teknik ekibe sahip misiniz? Yani ajansın önerilerini uygulayabilecek misiniz? Bunun yanında yeterli iş gücüne sahip misiniz? Teknik yeterliliğin yanında kişi sayısı olarak, teknik ekip veya web sitesini düzenleyen, geliştiren, web sitesiyle ilgilenen ekip; SEO ajansından gelecek işleri belirli bir hızda canlıya alabilecek mi, bu konularda aksiyona geçebilecek mi?

Eğer bu konularda hazır değilseniz, önce buradaki altyapıyı doğru bir şekilde oturtup, ondan sonra bir ajansla çalışmaya başlamak çok daha bence markalar açısından faydalı olacaktır.

— Kesinlikle Mete. Orada bir de şey, sen de az önce bahsettin; gerçekten bu işe kaynak ayırabiliyorlarsa. Çünkü biz sonuçta bir danışmanlık şirketiyiz, yani danışmanlık işi yapıyoruz. Bizim önerdiğimiz bu geliştirmeleri, o web sitesinde gerek teknik olarak gerekse mesela bir makale içerisindeki düzenlemeler de olabilir bunlar, bunları yapabilecek bir ekip ya da bir insan gücü varsa aslında bence de çalışmaları çok doğru. Ama onun haricinde bunları yapabilecek bir insan gücü yoksa, bence sonraki süreçlerde belki planlanabilir diye ben de şahsen düşünüyorum.

— Ya şöyle bir durum da var; mesela kimi ajanslar teknik tarafta da destek veriyor. Hani hem yazılım işlerini yapıyor, hem web sitesinin geliştirmelerini vs. yapıyor. Genellikle çok büyük ajanslar böyle çalışmıyor ama çalışan daha orta ölçekli ajanslar da var. Belki bu tarz markalar onlara yönlenebilir. Çünkü hem SEO tarafındaki aksiyonları almaları, hem de o analizleri yapmaları için. Ama bizim gibi sadece danışmanlık veren bir ajansla çalışacaksanız, bu bahsettiğimiz kriterlere oldukça dikkat etmek gerekiyor karar vermeden önce.

— Süper. Sıradaki sorum sana şey olacak: Ajans geçmişinde neler önemlidir, nelere dikkat etmesi lazım markaların seçiminde, bu ajansı seçerken? O konudaki görüşlerini merak ediyorum.

— Ya şöyle aslında, yani şu an... Öncelikle tabii ki bir ajansın geçmişi önemli. Yani kaç senedir faaliyet gösteriyor, örnek veriyorum kurucuları kim, veya bu süreçte zaten birazdan değiniriz herhalde; kimlerle çalışmışlar, ekip yapısı nasıl vs. Çok fazla etken var ama geçmişten kastım bence... Bu arada illa çok eski bir ajans olmasına gerek yok. Eğer yeni bir ajanssa, çünkü sektörde de çok fazla insan ajans kurabiliyor veyahut da yeni ajanslar kuruluyor. O dönem, o süreçte de eğer böyle bir senaryo varsa da belki kişilerin geçmişine bakmak gerekir.

O ajansın mevcut yöneticisi ya da kurucusu eğer işin başındaysa, o geçmişte neler yapmış, hangi markalarda çalışmış, hangi görevlerde bulunmuş. Eğer daha eski bir ajanssa, ajansın geçmişini biraz incelemek, belki araştırmak burada karar vermeden önce önemli diye düşünüyorum. Sen ne dersin?

— Ben de kesinlikle sana katılıyorum. Yani gerek geçmiş deneyimleri, gerekse yeni açılıyorsa, dediğin gibi geçmiş dönemde hangi markalarda, hangi işleri yapmış bu ajansı kuranlar, bunlara bakmak bence de önemli olacaktır. Diğer aklıma gelen soru şey Mete, SEO ajansının bakışı nasıl olmalı? Yani burada temel hatlarıyla sen ne düşünürsün? Bir SEO ajansının SEO projesinde strateji ya da genel hatlarıyla proje yönetirken bakış açısı hakkında neler düşünürsün?

— Bu da aslında şu açıdan önemli: Mesela ben bu ön süreçlerde markalarla görüşürken çok fazla şey sorusu veya yorumu geliyor bazı markadan. Biraz daha böyle küçük ve orta ölçekli markalardan, "biz işte bir ajansla görüştük, onlar şöyle dedi, bu konuda böyle bir yorum yaptılar" veya "onlar bize şöyle bir paket hizmet sundu, sizinki niye farklı" vs. gibi yorumlar gelebiliyor. SEO'ya bakış açısı biraz şöyle: SEO nispeten eski sayılabilecek bir alan. Kendi içinde çok sık trendleri değişen, gündemleri çok sık değişen bir alan. Evet, belki bazı temel yapılar devam ediyor ama burada biraz aslında ajans ne kadar güncel, SEO'nun güncel dinamiklerine ne kadar hâkim.

Hâlâ böyle backlink paketi, pozisyon paketi vs. sunan bir ajanssa, zaten oradan bence biraz uzak durmak gerekiyor. O yüzden ajansın bakış açısını böyle bazı sorularla veya yorumlarla aslında net bir şekilde anlayabilirsiniz. O yüzden burada bence ajans seçerken biraz ajansın dediğim gibi güncel trendleri ne kadar takip ettiğine, SEO'yu ne kadar aslında güncel bir şekilde SEO işi yaptığına bence dikkat etmek gerekiyor. Diğer senaryo bence genellikle sonu çok istenilenin verilmediği, hüsranla sonuçlanan süreçlerle sonuçlanabiliyor.

— Kesinlikle. Yani sana ekleme yapmak isterim aslında bu konuda. Ben de şunu öneririm: Kesinlikle sen zaten güncellikten bahsettin. Örneğin yeni çıkan Google güncellemeleri ya da yeni Core Web Vitals metrikleri de olabilir bunlar. Yani ajans bunlarla ilgili aslında neler yapıyor? Ya da çok eski yöntemleri kullanıyor mu? Veya örnek raporlarda, örneğin bir öneri sunduğunda şunda bir kaynak üretiyor mu? Yani ben bunu sana öneriyorum ama şuradaki kaynağa göre gibi noktalarda dikkat etmesi bence önemli. Çünkü ben şu anda yaptığım işte aslında bir öneri sunarken mutlaka bir kaynağa atıfta bulunuyorum.

Ya da diyorum ki geçmişte şöyle bir makale vardı vs. ya da Google çalışanları noktasında. O yüzden bence bu noktalarda SEO bakış açısını ajansın anlamak noktasında önemli. Bu sadece bir SEO projesi de olmayabilir, mesela bir migration projesi de olabilir. Buradaki bakış açısından kastım aslında temel hatlarıyla tüm SEO stratejisini belirliyor aslında. Ben de bunları aklıma geldiği için eklemek istedim.

— Evet evet, yani senin dediğin noktalar da önemli; algoritma güncellemeleri vs. O ajansın ne kadar güncel olduğunu aslında anlayabileceğiniz sorulardan bir tanesi. Bunları sorgularsanız bence ajansın zaten bakış açısına dair net bir fikir sahibi olabilirsiniz.

— Bir de bence net de olunmalı. Yani bir danışman ya da bir ajans markayla buluştuğu zaman, örneğin marka bir soru sorduğu zaman burada net cevaplar vermesi. Ya da veremiyorsa da, "bakın biz bu detaylara göre size burada net bir cevap veremeyiz" ya da "buna göre net bir cevap veririz" dediği noktada, bence o açık iletişim her zaman bir pozitif sonuç da doğuracaktır.

— Ya tabii, mesela yine benim görüştüğüm markalarda böyle geçmiş süreçlerde şey de çok oluyordu; "biz işte X bir ajansla görüştük" ajans ismi genelde verilmez zaten de, "bir ajansla görüştük, onlar şu konuda garanti veriyorlar, şu kadar trafiği buraya getiririz" diyorlar falan. Veya "şu kelimelerde pozisyonumuz bu olacak, şu süre sonra" vs. gibi böyle net konuşmalar yapıldığına dair de böyle birkaç şeye şahit olmuştum. Bunlar da bence sakıncalı. Çünkü SEO çok fazla dinamiği olan, yani SEO'daki performansı etkileyen çok fazla dış dinamik, dış etken de var.

O yüzden bence bu konularda da böyle performansla alakalı çok net konuşan, "şunu yaparız, bunu yaparız, şuraya getiririz" denildiği noktada da ben çok sağlıklı bulmuyorum. O da aslında bu ajansın ne kadar güncel ya da ne kadar old school tekniklerle ilerlediğine dair turnusollerden biri olacaktır.

— Kesinlikle. Peki Mete, ajans seçimine marka karar verdi. Burada bir ajansın çalışma şekli nasıl oluyor ya da nasıl ilerliyor? Ve örneğin sözleşme gibi detaylar burada nasıl ilerliyor? Bu konuyla ilgili bilgi verebilir misin?

— Burada bence şuna değinmek önemli. Çalışma şeklinden aslında kasıt şu: Şimdi her ajansın kendine göre bir çalışma şekli var, geçmiş deneyimlerinden yola çıkarak. Kimi ajansta mesela böyle bir müşteri temsilcisi gibi, müşterilerle görüşen, iletişimi kuran telefonla veya toplantılarla, online toplantılarla bu süreci yürüten farklı bir kişi oluyor. Ama işleri yapan, analizleri hazırlayan, raporları hazırlayan arkada farklı bir ekip olabiliyor. Bu mesela bir çalışma yöntemi, benim direkt şahit olduğum Türkiye'de de yurt dışından da bazı ajanslarda. Bu bir yöntem. Bir diğer yöntem, böyle daha küçük takımlar halinde ekipler kurulup direkt projenin takıma assign edildiği, bir takım, yani şahıstan ziyade doğrudan bir takımın sorumlu olduğu projeler olabiliyor.

Veyahut da doğrudan bir şahıs veyahut da bir ya da iki kişi belki projenin eforuna göre, ya da belki üç kişi, doğrudan sizin ana muhatabınız bu kişiler, doğrudan bu kişiler projeyi yönetecek denebiliyor. Birçok farklı çalışma şekli var. Biraz markanın belki beklentilerine göre, çalışma şekline göre bu konuya dikkat etmesi gerekir bence. Ben olsam bu tanışma toplantısında mutlaka sorarım; "nasıl bir çalışma şekliniz var, süreç nasıl ilerleyecek, bizimle kim ilgilenecek, işleri kim yapacak, toplantılara kim girecek" vs. Benim şahsen tercih ettiğim senaryo son senaryo olur. Çünkü evet, ajans tabii ki ajansın ismi, geçmişi, referansları, birçok şey çok önemli.

Ama günün sonunda orada işleri yapacak insanın da aslında projeye katacağı değer, çizeceği strateji, hazırlayacağı raporların ve analizlerin kalitesi önemli. O yüzden ben böyle biraz daha kiminle çalışacağımı bilmek isterdim. O kişinin bana güven vermesi, deneyimiyle, iletişimiyle, diyaloğuyla belki bana güven vermesini isterdim. Ama dediğim gibi her ajansın bir kendine has yoğurt yiyişi var, bir çalışma şekli var. Ama bunu bence öncesinde sorup öğrenmek ve ona göre ilerlemek önemli. O yüzden bu soruyu da bence tanışma toplantısında ajansa sormak gerekiyor. Sözleşme kısmında da şuna değinmek isterim.

Tabii ki çok hukuki şeylere girecek değiliz, alanımız değil zaten. Ama ben bir markada görevli olsam, genellikle yıllık sözleşmeler vs. oluyor bu tarafta. Çok uzun süre bağlayıcılık olmamasına dikkat ederdim. Yani evet, bu tarz tanışma dönemlerinde her şey çok güzel ilerler ama belki 6 ay sonra bir şeyler istediğiniz gibi gitmeyebilir. İlla performans açısından olmasına gerek yok. İletişimde problem olabilir. İşe bakış açınız bir süre sonra uyuşmayabilir. Sizin beklentilerinizle karşı tarafın sundukları arasında problemler olabilir. O yüzden böyle çok uzun süreli bağlayıcılık bulunan sözleşmelere çok sıcak bakmazdım.

Tabii ki SEO zaman, emek ve sabır isteyen bir iş. Hemen karar vermek, hemen bir yargıya varmak doğru değil. Ama en azından marka olarak bir süre sonra orada istediğimiz gibi işler gitmiyorsa, bir partner değiştirme seçeneğini gündeme getirebilmem için sözleşmede beni bağlayan ciddi bir maddenin olmaması bence önemli.

— Kesinlikle. Orada sadece ekstra şey ekleyebilirim ben de. Sonuçta günün sonunda hepimiz insanla çalışıyoruz. Yani iletişim çok önemli. O yüzden gerçekten proje yöneticisi bence çok önemli. Ve proje yöneticisiyle aslında markanın kurduğu iletişim de çok önemli. Yani orada pozitif bir dil olursa ya da örneğin işlerin takibi ya da mevcut işlerle alakalı bir sorun olduğu zaman proje yöneticisiyle iletişime geçildiği zaman, bence buradaki süreç çok çok daha güzel ilerler. Çünkü pozitif iletişim diliyle bence birçok şey çözülebilir. O yüzden bu şekilde ben de markalara ufak bir öneri de bulunabilirim.

— Ya günün sonunda insan ilişkisi neticesi, insanların enerjisi de uymayabilir. Yani belki işinde çok iyidir, çok teknik bir insandır ama bir türlü o iki insan arasında markadaki sorumlu kişiyle ajanstaki sorumlu kişinin enerjisi de uyuşmayabilir. O yüzden dediğin çok doğru. Yani günün sonunda neticede hepimiz insanız. Bazı şeyler her zaman istendiği gibi olmuyor. Ama bu dediğimiz detaylara dikkat edilirse bence yine doğru karar vermek açısından önemli bir adım daha atılmış olacaktır.

— Süper. Peki sözleşmeyi yaptık, ajansı anladık marka olarak. Burada bu süreçte markanın ajanstan beklentileri ve KPI'ları neler olmalı sence? Bu konuda ne düşünüyorsun?

— Yani yine çok fazla toplantılarda şahit olduğum konulardan bir tanesi beklenti noktasında. Öncelikle az önce de değindiğimiz gibi, SEO biraz sabır isteyen bir iş, zaman isteyen bir iş. Bunu hep ben şöyle örnek veririm. Örnek veriyorum, siz bu işe yatırım yapıyorsunuz, 2 sene, 3 sene neyse, ciddi bir emek harcıyorsunuz, vakit harcıyorsunuz ve iyi bir noktaya geliyorsunuz. Sektörel birçok kelimede iyi pozisyonlara sahip oluyorsunuz. Sonra pazara yeni giren bir markanın, bir web sitesinin çok kısa bir sürede gelip sizi geride bırakması size nasıl hissettirir? Bu sizce adil olur mu? Siz her şeyi çok iyi yapmanıza rağmen.

Biraz buna benziyor. O yüzden markalar, evet bir ajansla çalışacağım ve bugün 30. sıradayım veya 40. sıradayım hedeflediğim kelimede. Daha önce hiç SEO yatırımı yapmamışım, bu konuyla hiç ilgilenmemişim. 3 ay sonra ben ilk 3'te olmak istiyorum gibi. Gerçek dışı beklentilerden bence uzak durması gerekiyor. O yüzden ajansa tabii ki danışabilirsiniz. Sizce ne beklemeliyiz? Siz bu projeyi incelediğinizde ne gibi şeylere, ne gibi aslında beklentilerimiz olması gerektiğini düşünüyorsunuz şeklinde yaklaşılabilir. Buradaki en önemli konu dediğim gibi makul beklentiler, gerçekçi beklentiler olmalı. Adım adım bence KPI'lar belirlenebilir. Yani dediğim gibi siz hiç SEO yatırımı yapmadıysanız, hedef örnek bir kelimede 50.-60. sıradaysanız, sizin öncelikli KPI'nız bu kelimede ilk 3'te girmek olmamalı.

Yani bence önce bir ilk sayfaya yaklaşmak bir hedef olmalı. Daha sonrasında kendini ilk sayfaya taşımak bir hedef olabilir. İlk 5 olabilir, sonra ilk 3 olabilir. Ama bunların hepsi zaman ve sabır ve bolca çalışma gerektirecek bir süreç. KPI noktasında da genellikle SEO'da en fazla organik trafik KPI olarak belirlenir. Ama bu da bazen şey olmayabiliyor. Yani o trafiğin nereden geldiği, hangi sayfalarla örtüştüğü, hangi kelimeler üzerinden geldiği de önemli olduğu için genellikle o trafik ve pozisyon odaklı şeyler oluyor. Ama onun dışında bazen böyle satış hedefi, dönüşüm hedefi, ciro hedefi gibi hedefler de SEO için markalardan bazen talep edilebiliyor.

Ama SEO biraz daha orada pozisyonun istendiği noktaya gelmesiyle alakalı bir iş olduğu için ondan sonraki süreçte sen de mutlaka şahit olmuşsundur. O yüzden biraz daha bence makul hedefler, pozisyonlarla alakalı, trafikle alakalı makul hedefler konulabilir ve bu süreçte de performansı düzenli bir şekilde takip etmek, Search Console'dan, Analytics'ten, third party araçlardan vs. düzenli bir şekilde takip edip o KPI'a ve hedefe ne kadar yakınlaşıyoruz, hangi hızla ilerliyoruz, bunlar takip edilmeli deyip sözü sana bırakayım.

— Kesinlikle. Sen zaten çok güzel özetledin. Ben ekstra şey söyleyebilirim. Örneğin bu hedefe koşarken bizim ilettiklerimiz noktasında da marka belki kendini de denetleyebilir. Örneğin Samet, sen bize bu işleri ilettin. Bakıyoruz bu 6 ayın sonunda belirlediğimiz hedefin şu kadar gerisindeyiz. Bu niye olmadı? Bu iki taraf oturup konuşabilir. Örneğin siz impact'i çok yüksek olan şu işi yapmadığınız için aslında biz bu kelimelerde, bu sayfalarda yükselemedik. Bundan dolayı da aslında hedeflediğimiz organik trafik ya da hedeflediğimiz pozisyonları alma noktasında geride kaldık gibi aslında açık bir iletişimle bence bu noktalar da mutlaka değerlendirilmeli.

Çünkü bu da çok önemli.

— Ya burada evet, aslında çok şey bir noktaya değindin. Genellikle burada yetkililer, örnek veriyorum dijital pazarlama müdürü, CMO vs. Bu insanlar biraz daha sürecin sonuyla ilgileniyor ya. Ajansla çalışmaya başladık, 6 ay geçti, neredeyiz? Şu an ne noktadayız? Aslında dediğin gibi o 6 aylık süreçte de bu kontrolleri yapmak gerekiyor. Yani ekip ajansın istediği işleri ne kadar hızlı yapabiliyor? Hangi impact'i yüksek işleri, önemli işleri ne kadar hızla tamamlayabiliyor? Gönderilen işlerin kaçta kaçını tamamladı? Önce bir bunları irdelemek, kontrol etmek gerekiyor. Evet, sen üzerine düşeni yaptıysan zaten ajansın gönderdiği işleri büyük ölçüde tamamladıysan, tabii ki orada ajansa bu soruyu sormak sonuna kadar hakkın.

Ama genelde yöneticiler hep sürecin sonunda hadi bakalım bir gelin bu ajansta ne yaptınız bir senedir dediğinde, performans buradan buraya geldi deniyor ve kimse o süreçle ilgilenmeyip sonuç üzerinden yorum yapıyor. O yüzden finalde bu hayal kırıklığına uğramamak veya bu durumu yaşamamak için mutlaka ekip yöneticilerinin de süreçlerde kendi ekibini mutlaka yakından takip etmesi, ajansı da kendi ekibini de yakından takip edip sürece dahil olması gerekiyor.

— Kesinlikle. Bir de burada trafiği ekstra siteyi çekerken aslında alakalı ya da hedef kitle için uygun trafikte çekmek lazım. Yani evet, belki trafiği arttırdık ama örneğin neyden arttırdık? Biz de alakasız bir sorgudaki bir blog içeriğiyle mi arttırdık? Ya da son derece alakalı, belki bize revenue getirebilecek bir şeyle mi arttırdık? Bir stratejiyle mi arttırdık? Bu da önemli. Bir de mesela benim en çok gördüğüm şeylerden bir tanesi de hatalardan. Örneğin 12 aylık bir süreçte toplanıyorsun mesela, bu değerlendirmeyi yapıyorsun. Şanslı mesela Google update'i oldu son dönemde diyelim ki. Ya da farklı bir şey oldu. Teknik olarak sıkıntı da olmuş olabilir sizde. Örneğin Google bot'a belli bir süre bu sayfalar engellenmiş de olabilir. O 11 aylık mesela X kelimesindeki birinci ya da ikinci sırada olunmaya bakmadan, o gün mesela o günde şansa düşmüş de olabilir.

O haftada düşmüş olabilir kelime, 4'e 5'e. Ona bakmak bence çok doğru ya da gerçekçi bir yaklaşım olmuyor. O yüzden gerçekten bir hakem olarak düşünüp overall bir gözle bu datayı kontrol etmek bence son derece doğru olacaktır.

— Ya orada işte ajansın zaten samimiyetinden, verimliliğinden, işe yaklaşımından şüphen yoksa, orada biraz dediğin gibi aslında empati yapmak da lazım. Çünkü ben hep şunu da söylüyorum. Baktığında sen SEO'da SEO Manager olarak görev yapıyorsun ve sorumlu olduğun projeler var. Bence günün sonunda o projelerin başarıya ulaşmasını sen markalardan daha çok istiyorsun. Çünkü o proje senin...

— Her gün bakıyorum yani, sen biliyorsun.

— İşte günün sonunda o proje başarıya ulaştığında senin kafan çok rahat edecek. Sen başarılı bir işe imza atmış olacaksın. Belki bir case study yaratacaksın, belki bir ödül kazanacaksın. O yüzden bu az önce bahsettiğin konularda markanın bir şüphesi yoksa, biraz işlere karşı tarafın da yerine koyarak bakmak gerekiyor. Biraz böyle işin nedenleriyle de ilgilenmek gerekiyor. Hep sonuca odaklanmak, sizi yanlış kararlar ya da yanlış bakış açılarına sahip olmanıza sebep olabilir.

— Kesinlikle. Bence buradaki olayı çok net anlattığımızı düşünüyorum seninle beraber. Benim aklıma gelen diğer soru da, az önce zaten bahsettin. Bir SEO bakış açısı nasıl olmalı ya da çalışma şeklini aslında çok güzel anlattın. Bunun haricinde peki bize de en çok sorulan sorulardan bir tanesi de içerik ya da backlink hizmeti noktasında da sorular gelebiliyor. Burada SEO'nun haricinde ekstra hizmetler olarak neler olabilir? Ya da bir SEO ajansı ekstra hizmet neler verebilir? Bununla ilgili bilgi verebilir misin?

— Şöyle, bir kere SEO az önce de bahsettiğimiz gibi biraz karmaşık bir iş. Tek bir doğru üzerinden ya da tek bir konu üzerinden ilerlemediğimiz bir iş. Şuna dikkat edebilir markalar. Eğer daha sıklıkla SEO tarafında backlink'e ihtiyaç olabiliyor bazen. Bazen içeriğe ihtiyaç olabiliyor. İçerik üretimine, içerik yazımına. Bu gibi konularda eğer kendi içinde bir şeyi yoksa, bir iş gücü yoksa örneğin içerik üretiminde, kendi içinizde bir yazarınız yoksa ya da bu konuda dışarıdan destek aldığınız farklı bir third party yoksa, bence sürecin başında ajansın o hizmeti de verip vermediğini sorgulayabilirsiniz.

Keza backlink. Backlink için az önce backlink paketleri vs. bahsetmiştik ama organik bir şekilde backlink çalışması da yapılabiliyor ve gayet faydalı da oluyor. Bunun için de yine ajansın backlink tarafında hizmet verip vermediğini sormak gerekebilir. Çünkü daha sonrasında bu süreç netleştiğinde veya siz bu konuda hizmet almak istediğinizde ajans o hizmeti vermiyorsa, tekrardan bunun için farklı bir third party arayışına girmek zorunda kalabilirsiniz. Ajans kendi bu konuda hizmet vermiyorsa bile belki dışarıdan anlaştığı farklı bir paydaşı vardır. Onun üzerinden bu işleri götürüyordur. O da bir seçenek. Ama bence bu tarz yan hizmetlerin olup olmaması ilerleyen aylarda, çünkü 2 ay geçtiğinde içerik yazılacak. Okey, siz yazamaz mısınız? Hayır, bizde yazacak kimse yok. Bizde de yok dendiğinde tekrardan bir ajans ihtiyacı, tekrardan görüşmeler, toplantılar, teklifler vs.

Onlara girmemek için bunu da baştan netleştirmekte fayda var.

— Kesinlikle. İçerik ve backlink konusunu sen zaten söyledin. Ekstra ben şeyi söyleyebilirim. İçerik noktasında da seçerken gerek içeride gerekse dışarıda bir ajans ya da kişilerle çalışırken içerik üretirken, çünkü bizim en önemli silahlarımızdan bir tanesi aslında SEO'da bu içerik çalışmaları. Mesela örneğin televizyon kategorisiyle alakalı bir içerik yazıldığı zaman, amacı belli değil mi? Bu kategorinin satın alma üzerine bir içeriğimiz var e-ticaret sitemizde. İlk renkli televizyon 1938 yılında üretilmiştir vs. Onun tarihine girmeden bir içerik üretecekse o kişi ya da o ajans, bence burada bayağı bir o markanın işine yarıyor.

Bence en başta bu tür konularda da oturup, bakın benim böyle böyle bir talebim var, ben bunları istemiyorum. Bunlar bu arada içerik briflerinde de yer alabilir. Bana bunlarla ilgili şeyler söylemeyin, yazım dili vs. Zaten birçok noktada kişiler ya da ajans çalışanları olarak bizler zaten o içerik yazarlarına bu brifi doğru bir şekilde vermeliyiz. Ama en başta da belki bu şeyler olabilir, bu konuşmalar olabilir. Bir de ekstra backlink'le alakalı sen de zaten bahsettin. Yine SEO ajanslarındaki proje yöneticileri, bu backlink çalışmalarının, backlink takvimlerinin nasıl hazırlanması noktasında mutlaka markalara yardımcı olması gerekiyor.

Örneğin zaten Google'un bununla alakalı kurallarını zaten sen de biliyorsun. Örneğin doğal olmayan yollardan backlink'ler alınmamalı. Burada markaya mevcut sponsorlu linklerin yanı sıra hangi backlink çalışmalarının yapılacağı noktasında da bence ajanslar yönlendirici olmalı. Örneğin bu bir çekiliş olabilir. Bu bir burs verebilir. Ben burs veriyorum. Şöyle bir yarışma var gibisinden. Çeşitli farklı backlink kampanyalarıyla aslında markaya da backlink kazandırılabilir. Bence burada dediğim gibi ajansta mutlaka markanın doğru ve kurallara uygun, özellikle yabancı dildeki sitelerde backlink çalışmalarını oluşturması gerekiyor.

— Bu biraz aslında şeyle de alakalı. Daha önce değindiğimiz başlıklarda ajansın vizyonu, yenilikliliği, daha old school yöntemlerle mi ilerliyor vs. O konuyla da alakalı. Orada zaten o sorunu hallettiyseniz büyük ihtimalle bu tarafta da yine ajansın daha yenilikçi, SEO'nun güncel trendlerine uygun stratejilerle ilerleyeceğini düşünebilirsiniz.

— Kesinlikle. Peki ajans seçiminde bir de referans noktası bence önemli. Burada geçmiş ya da aktif referans olarak ikiye ayırırsak bu referans olayını, burada sence nelere dikkat edilmeli?

— Tabii az önce ajansın geçmişiyle alakalı konuşmuştuk. Bu nokta da önemli. Ki bu da zaten birçok markanın sorduğu bir soru ama bence doğru noktalara değinmek veyahut da doğru detaylara dikkat etmek için bence üzerinden geçmemizde fayda var. Birincisi aslında şeyi sormak gerekiyor. Birçok ajans web sitesinde birçok referansa yer veriyor. Öncelikle sizin sektörünüzle alakalı olabilir veyahut da kendi sektöründe lider iyi olduğunu düşündüğünüz bir marka olabilir. Bu konuda bir soru yönelteceğiniz zaman, bu markayla aktif olarak çalışıyor musunuz? Veya ne zaman çalıştınız? Özellikle hangi konuda çalıştınız? Bu mesela şu olabiliyor. Bir ajans, örnek veriyorum, birden fazla hizmet veren bir ajans. Bir markaya, X markasına büyük bir marka olduğunu düşünelim. 5-10 tane blog yazımı için belki geçmişte bir destek verdi.

İçerik yazdı, gönderdi vs. Ajans bunun referanslarını ekleyebilir ama günün sonunda o ajansla SEO tarafında bir işbirliği yapılmadıysa, uzun soluklu bir işbirliği yapılmadıysa, bu aslında sizin o referanslardaki şeyi daha doğru anlamamanıza neden oluyor. O yüzden markaları tabii ki sorabilirsiniz. Belki bazılarıyla özel anlaşmalar vs. olabiliyor. Gizlilikle alakalı problemler olabiliyor. Ama en azından referansları sorup, aktif çalıştıkları, geçmişte çalıştıkları, ne kadar süre çalıştıkları, hangi hizmette çalıştıkları gibi detayları sorarsanız zaten biraz daha aydınlatıcı olacaktır. Çünkü herkesin sektörde arayıp sormak gibi bir imkanı olmuyor tabii ki. Herkes birbirini tanımadığı veya çok yakın olmadığı için. O yüzden biraz bunu ajanstan rica etmek ve detay almakta fayda var.

— Kesinlikle. Yeni sorum aslında şey, başarı hikayeleri ve ödüllere gelmek istiyorum burada. Sence burada başarı hikayeleri ya da ödüller olarak bunu sınıflandırabilirim belki. Ajans seçimi de önemli mi?

— Evet, yani bir önceki konuyla da biraz bağlantılı aslında. Referans, kimlerle çalıştın, neler yaptın vs. konusuyla bağlantılı. Tabii ki case'ler, ödüller önemli. Biraz tabii yine bunun da detayını sormakta fayda var. Ancak eğer bir ajans, çok yeni bir ajansa belki henüz case oluşturma veya ödül çıkaracak bir proje sürecine sahip olmamış olabilir çok yeni kurulan bir ajansa. Ama örnek veriyorum, belirli bir süre, 3 sene, 5 sene önce belki daha geç, daha eski sürelerde kurulmuş bir ajansa, bence bu süreçte referanslarıyla birlikte başarı hikayeleri veya ödül kazanma gibi bir durumu olup olmadığını, finale kalmak, ödül almak, MENA'da, UK'de vs.

Avrupa arama ödüllerinde gibi bunları belki sorabilirsiniz. Bu da yine ajansla alakalı fikir sahibi olmanıza yardımcı olacaktır. Şunu da ekleyeyim, ben de işin mutfağında olan biri olarak seninle birlikte, şu da olabiliyor. Birçok marka da açıkçası buna çok sıcak bakmıyor. Ajansın çalıştığı markaların, özellikle büyük markalar, böyle case'leri oluşturalım, verilerle alakalı açıklama yapalım veya ödüle başvurduğunda orada zaten detaylı bir şekilde Search Console verilerinden, Analytics verilerinden bahsediyorsunuz. Bu performansı kanıtlamak için jüriye. O yüzden markaların büyük bölümü de çok sıcak bakmıyor buna. Ona da eklemekte fayda var. Ama en azından izin veren markalarla alakalı nasıl bir case yürütüldü ya da hangi ödüller alındı, bunlar tabii ki sorgulanabilir.

— Kesinlikle. Az önce aslında güzel konuya değindin sen. Proje yöneticileriyle alakalı, onlar da mutlu oluyor tarzında. Hatırlarsın, geçtiğimiz senelerde ben Avrupa arama ödüllerinde hem Medicana hem de Ajanspor'la ödül almıştım. Burada o mutluluğu zaten anlatmama gerek yok. O kadar kişi içerisinde bayağı bir mutlu oluyorsun. Bir de şey, mesela Avrupa arama ödüllerinde 50 küsur ülke var sonuçta Avrupa'ya kayıtlı. Küçük ülkeleri de saydığımızda. Düşün, onlar arasından belli bir kategoride ödül almak bence çok değerli. Proje yöneticisi için değerli, marka için de bence güzel bir promosyon imkanı olabilir dışarıya karşı. Bir de şey detayı var, az önce konuştun ama sen de, hangi kategoriden girdiğin noktasını da. Mesela ödüle kaldın ama belki de o kategoride sadece sen kaldın ve ödülü aldın.

O yüzden bence onu tam ödül aldığınızda mesela hangi kategoride acaba, ona da bir bakabilir miyiz tarzında. Bu kadar belki deep dive inmek istemeyebilirsiniz ama belki de tam böyle güzel bir seçim yapmak istiyorsanız, bence bu tür detaylara da biraz inerekten, orada finale kalanlar hangileriymiş, bir bunlara bakalım tarzında belki hareket edebilirsiniz diyebilirim bizi izleyen ya da dinleyenlere.

— Kesinlikle.

— Diğer sorum da, ajansın ekip yapısı ve deneyimi aslında nasıl olmalı? Burada projeler nasıl yönetiliyor ya da bu deneyim noktasında sen neler söylemek istersin?

— SEO tarafında, SEO özelinde konuşacak olursak, SEO biraz deneyim gerektiren bir alan ya. Bu illa yıl deneyimi de değil aslında. Öyle bir case olur ki, bir senelik SEO deneyimine sahip biri onu yaşamış olur. 10 senedir SEO ile ilgilenen biri hiç karşılaşmamış olabilir. O yüzden burada böyle ekip kaç kişi, kaç tane ekip lideri var, bu kişilerin deneyimleri neler. Bu arada bunlar sizin LinkedIn üzerinden kolayca ulaşabileceğiniz şeyler olduğu için illa ajansa da sormanıza gerek yok. Kendiniz böyle ufak bir LinkedIn araştırması yaparak bunlara bakabilirsiniz.

O yüzden tabii ki illa çok kalabalık olsun, her zaman çok büyük ajansları tercih edin gibi bir şey tabii ki demiyorum. Ama en azından çok küçük ekiplerde bu tarz problemler yaşanabiliyor. O yüzden biraz daha böyle deneyimi yüksek olan, yüksek deneyimli insanlara sahip olan, sayı anlamında da belirli bir eşiğin üzerindeki ajansları tercih etmek, size o ajanstaki aslında diğer insanların deneyiminden de yararlanma fırsatı verecektir. Çünkü sen de SEO ekibindesin, ben de geçmişte SEO ekibindeyken öyle oluyordu ki bazen enteresan bir case yaşanıyordu. Ekip toplantısında bir araya geldiğimizde, ben şu markada böyle bir durum yaşadım, siz olsanız ne yapardınız? Ben böyle bir şey iletmeyi düşünüyorum, sizce ne kadar doğru?

Vs. gibi aslında ekipteki diğer insanların bilgi birikiminden de markalar belki de hiç haberi olmazken yararlanabiliyor. O yüzden o ekibin deneyimine, niteliğine ve sayısına, niceliğine de dikkat etmekte bence karar vermeden önce fayda var. Bunu da LinkedIn'den zaten belki 20 dakikalık, 10 dakikalık bir araştırmayla kolayca yapabilirsiniz.

— Kesinlikle. Bir de analistin, SEO analistinin bir de şöyle özgüveni olabiliyor. Benim arkamda sonuçta ekibim var. Olabilir, her şeyi bilemeyebiliriz yani. Ama ekibime bir sorarım, atıyorum takım liderime ya da farklı arkadaşlarıma sorarım. Onların görüşlerini iletirim tarzında özgüven olduğu zaman bence müşterinin sorunu çözme noktasında güzel hareket edilebiliyor. Bir de ekip yapısıyla alakalı müşteriye bilgi verirken sonuçta hepimiz yıl içerisinde tatile gidebiliyoruz, izinli olabiliyoruz. Bu tür süreçlerde de açık bir şekilde izinli olduğunuz zaman projeye bir şey olmayacak, her türlü proje yolunda gidecek, raporlama devam edecek tarzında şeyleri de mutlaka ben müşterilere söylenmesi taraftarıyım burada.

— Kesinlikle. Bak şeye de aslında iyi bir noktaya değindin. Şey de bence önemli. Bunu tabii ki dışarıdan çok hızlı bir şekilde anlayamazsınız ama SEO'da her zaman yıl da bence çok kritik bir şey değil. Sektörde tabii ki birçok insanla tanıştık. Hem SEO'da hem sektörden birçok arkadaşlarımız oldu vs. Veya toplantılarda birçok şeye şahit olduk. Bazen şu da olabiliyor. İki senedir SEO'nun içinde olan, SEO tarafında profesyonel olarak çalışan bir insan, bazen 4-5 senedir çalışan bir insandan daha deneyimli, daha teknik, bence daha iyi bir danışman olabiliyor.

Buna da ben çokça şahit oldum. O yüzden bence her zaman buna takılmamak gerekiyor. İlla böyle en uzun senedir bu işi yapan kişi olsun vs. Her zaman SEO'da o sonucu vermeyebiliyor. Çok kısa sürede SEO'da da şahit olduk. Çok kısa sürede kendini çok hızlı bir şekilde geliştirip gerçekten çok iyi bir danışman seviyesine gelen de birçok arkadaşımız oldu. Tam tersi de olabilir. Her zaman belki eski kalmıştır, kendini güncellememiştir o kişi. Hala belki 5-6 sene öncenin trendleriyle iş yapıyor olabilir. O yüzden o eskilik konusuna da bence o kadar takılmamak gerekebiliyor bazı durumlarda.

— Evet, evet. Bir de bence title konusuna da bu noktada değinebiliriz. Örneğin mesela hiç SEO geçmişi yok diyelim ilgili arkadaşın. Bir bakıyorsun SEO executive, senior SEO executive tarzında bir title'a sahip. Şey bekliyorsun değil mi? O zaman bu çok iyi yani SEO noktasında. Halbuki mesela belki de bizdeki o junior seviyeye anca gelebiliyor. O yüzden deneyime biraz daha bakmak dediğin gibi mantıklı olacaktır. LinkedIn'de bir kontrol edip bakabilirsin ya da ajansa sorabilirsiniz bu noktada. Çünkü title'a bakıp bence hareket etmek çok mantıklı değil. Sen de az önce söyledin. Ne insanlarla çalıştık, yılı az olmasına rağmen çok güzel analizler yapan, çok güzel raporlar çıkartan birçok arkadaşımız var. O yüzden bence bu detaylar da önemli.

— Evet, evet. O title konusu dediğin gibi çok önemli. Geçmişe de bir bakmak, daha önce farklı ajanslarda çalıştıysa o ajanslara bir göz atmak. Bence insanın yetiştiği ajans da çok önemli. Çünkü SEO bazı işlerde nasıl başlarsa öyle gider derler ya. Belki SEO'da da bir noktaya kadar bu kabul edilebilir. Belki yetiştiği ajans, yetiştiği marka, iyi bir ekibin içinde yetişmişse çok daha kısa sürede çok daha iyi bir noktaya gelmiş olabilir o kişi.

— Kesinlikle. Bu konuyla bağlantılı şeyi sormak istiyorum sana. Burada ajansta çalışanların ortalama çalışma yılı sence önemli mi? Aslında az önce biraz cevapladın bu soruyu ama belki tekrar bir özet geçsek faydalı olabilir.

— Evet, yani az önce değinmiş olduk. Bu da önemli bir şey. Bu bence şu açıdan önemli. Bu da bana gelen sorulardan bir tanesi sıkça görüştüğüm markalarda. Mesela markalar bazen şunu diyebiliyor. Biz geçmişte bir ajansta çalışıyorduk. Bizle ilgilenen bir kişi vardı. İki ay geçti. Sonra dediler ki bu kişi işten ayrıldı. Başka biri sizinle ilgilenecek. Üç ay geçti. O da işten ayrıldı falan. Bu konuda biz bu tarz handikaplar yaşadık, problemler yaşadık vs. şeklinde sorular gelebiliyor. O yüzden ajans tarafında yine az önce bahsettiğimiz gibi LinkedIn'den bir araştırma yaparak insanlar ortalama orada ne kadar yıl çalışıyor, süreler çok kısa mı, çok uzun mu vs.

Bunlara da belki göz atmak faydalı olabilir. Tabii ki iş değişikliği dünyanın en normal şeyi. Hepimiz profesyonel insanlarız. Ama çok sık sirkülasyon olan bir yerde de çünkü bir danışman gelecek veya bir proje yöneticisi projeyi anlayacak, idrak edecek, stratejiyi oluşturacak ve bir süreçte o gidip yerine başka biri geldiğinde ve bu çok sık olduğunda aslında o SEO stratejisi biraz zarar görüyor ister istemez. Gelen kişi projeyi tekrardan anlamaya çalışıyor, daha önceki arkadaşın yaptığı işleri anlamaya çalışıyor vs. gibi sorunlar yaşanıyor. O yüzden bu da tabii biraz şansla da alakalı bir konu ama en azından buna bakıp çok sık sirkülasyon olan bir yerse markalar belki bu konuda tekrardan bir düşünmeleri onlar için daha iyi olabilir.

— Kesinlikle. Son sorum. SEO ajanslarında hangi SEO araçları kullanılmalı ya da SEO araçları hakkında özetle neler söylemek istersin?

— Bu da yine bana gelen sorulardan bir tanesi. Belki teknik bir konuyla da kapanışı yapmış oluruz. Bu da aslında şeyle de bağlantılı. Ajansın vizyonu, yenilikçiliği, iş yapış şeklinden falan biraz bahsetmiştik. Biraz onunla alakalı. Çünkü SEO birçok farklı şekilde aslında yapılabilecek bir iş. Çok daha sığ, çok daha temel düzeyde de yapabilirsin. Eğer karşında özellikle çok teknik bir insan yoksa, SEO'yu iyi bilen bir insan yoksa bir şekilde onu ikna edebilirsin konuya uzak olduğu için. O yüzden belki bir Sigrim, bir Frog, bir Semrush'la da birçok SEO işi yapılabilir ama günün sonunda büyük markalarla çalıştığınız zaman veya çok daha zor projeler, kompleks projeler geldiği zaman çok dilli projeler olabilir.

Birçok ülkeyi hedefleyen, birçok pazarı hedefleyen projeler olabilir. Bu gibi durumlarda aslında biraz tool çeşitliliği ajansın yaratıcılığına, iş kalitesine doğrudan aslında etki ediyor. O yüzden buralarda hangi tool'lara sahipsiniz, daha çok hangilerini kullanıyorsunuz, işleri yaparken hangi tool'lardan yararlanıyorsunuz gibi sorular sorarak yine ajansı anlamak ve değerlendirme noktasında bu da ufak bir kriter olabilir bence. Çok az sayıda tool'la çalışmak bazı yerlerde bence biraz insanı da köreltiyor. Belki bazı analizlerinde kalitesini, derinliğini etkileyebiliyor. Çünkü öyle oluyor ki bazen bir analiz yaparken şaşırdığımız bir veriyi gidip başka bir araçtan kontrol ediyoruz, teyit ediyoruz, ona yakın mı vs. diye.

Bu tarz işler için bile bazen birden fazla araç gerekebiliyor. Dediğim gibi bu da ajans değerlendirme noktamızda küçük kriterlerden biri olabilir.

— Bir de Mete, yanlış bilmiyorum değil mi? Mesela sonuçta bu ajanslarla çalıştığımız zaman bu SEO tool'larını aslında markalar ücretsiz bir şekilde onlara biz çıktıları iletiyoruz. Şimdi eğer ajansla çalışmazsa bu bahsettiğin tool'lar aslında ekstradan bir maliyet söz konusu bu markalar için. Bir de burada SEO ajanslarının gider kalemlerinden bir tanesi özellikle gündeki güncel kuru düşündüğümüz zaman bu SEO tool'ları oluyor. Onlar da bayağı bir tutar oluyor aslında.

— Tabii ki. Sonuçta ilk başta şeye değinmiştik ya, hangi markalar ajansla çalışmalı. O senaryoyla da aslında biraz alakalı. Çünkü ajans tercihinde bulunmadığınız zaman bu işi içeride yapmaya karar verirseniz tabii ki çalışan maliyeti vs. ayrı bir konu. O gelen çalışanın aslında ne kadar işinde iyi olduğu, ne kadar teknik biri olduğu, ne kadar deneyimli biri olduğunu değerlendirmeniz için de sizin bir bilgi birikime sahip olmanız lazım. Yine İK tarafında yanlış bir karar verebilirsiniz. Bununla birlikte dediğin gibi içeride bu işi yapmak istediğinizde tabii ki o araçlara sahip olmanız gerekiyor kaliteli işler çıkarabilmek için.

O araçlar da tabii ki şu an döviz maliyeti demek markalar için. Belki şeyi de ekleyebiliriz. Biz şeyden bahsetmiştik ya. Eğer içeride ciddi bir teknik ekibiniz yoksa veya bu işe gereken eforu ayıramayacaksanız ajansla çalışmak için erken olabilir diye belki o senaryolar için daha uygun maliyetli bir seçenek freelancer'lar da düşünülebilir. O da bir seçenek tabii ki markalar için. Ama dediğin gibi bir ajansla çalışacaksanız da bu tool tarafı vs. bu şekilde sorgulanabilir.

— Evet. Ben mesela bir SEO danışmanı olarak aslında çalıştığım SEO'da bana en büyük katkılardan bir tanesi SEO araçları oluyor. Çünkü kendimi daha iyi geliştirebildiğimiz zaman içerisinde düşündüm ve bunu da uygulamaya soktum. Çünkü mesela bir proje geldi. Diyelim ki bu projede Core Web Vitals verilerinin history'si lazım sana. Bir şekilde atıyorum belirli parametrelerin de olabilir bu, belirli page type'ların da olabilir. Ne lazım? Mesela örnek veriyorum. Bir GT metrics lazım bir history'yi almak için ya da bir compare için ya da bahsettiğin gibi teknik crawl için Sigrim, Frog, Lumaria, Dawn crawl gibi araçlar olabilir.

Rank tracker araçları lazım. Bunun gibi birçok farklı tool'u biz kullanıyoruz ve bu tool'lardan çıkan aslında insight'ları markaları iletiyoruz ki burada aksiyon alabilsinler. Çünkü biz buradaki crawler'lar ya da farklı tool'lar olmadan bu işi yapmak oldukça zor olacaktır. Tabii ki Google Search Console ücretsiz bir şekilde data sunuyor ama onun da belli sınırları var. Örneğin sizin sayfalarınız çok fazla atıyorum 10.000-20.000 sayfaysa ve burada 1.000'in üstünde bir hata varsa Search Console şu an biz bu videoyu çektiğimiz tarihte 1K'ya kadar export veriyor. Geriye kalan atıyorum 9.000 sayfa hata değilse onları nasıl göreceğiz gibi bir sürü aslında detay var. O yüzden SEO stratejisinin uygulanması noktasında developer ekiplerinde önceliği yüksek ve etkisi çok iyi olabilecek işleri iletme noktasında bence SEO araçları çok önemli.

Burada da ajans seçerken SEO araçlarını mutlaka sormalarını ben herkese öneririm.

— Kesinlikle.

— Okey o zaman Mete, benim aklıma başka bir soru gelmiyor. Senin varsa seni dinlerim. Yoksa istersen ufaktan kapatalım.

— Evet. Bizi dinlediğiniz için teşekkür ederiz. Dediğimiz gibi markalar için yılbaşı dönemi birçok kararın verildiği, birçok değişikliğin yaşandığı bizim açımızdan da ajanslar için de oldukça yoğun bir dönem. Bu dönem gelirken, yaklaşırken biz de en azından SEO tarafında yeni bir ajans arayışında olacaksanız nelere dikkat edebilirsiniz? Neler markaya fayda sağlayabilir? Bir marka tarafında çalışan bir kişiymiş gibi bunları kendimizce naçizane değerlendirdik. Umarız birilerine faydalı olur. Bizi dinlediğiniz için tekrardan teşekkür ederiz.

— Çok teşekkürler Mete. Bizi izleyen herkese tekrardan çok teşekkür ederim. Videoyu beğendiyseniz like butonuna basmayı unutmayın. Başka bir SEO Talks'ta görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın. Hoşça kalın.

— Görüşmek üzere.

Bu transkript, yapay zekâ destekli konuşma tanıma modeli ile oluşturulmuş ve dil kurallarına göre doğrulanmıştır.

Yiğit Konur

İçerik yazarı

Yiğit Konur

both

İletişim

Verilerinizi nasıl işliyoruz

Tam sayfada aç