Sektörel Röportaj: Arda Mendeş

Arda Mendeş ile e-ticaret ekosistemi, büyüme stratejileri ve arama motoru optimizasyonunun rolü üzerine derinlemesine röportaj.

Konuşmacılar: Arda Mendeş, Yiğit Konur

İçerik yazarı

05 Eki 2017

Video Transkripti

⏱ 23 dk okuma• 3.961 kelime

Konuşma metnini inceleyin veya dil değiştirin

— Sektör Röportajları programından herkese merhabalar. Bu hafta 4.'sünü çekiyoruz bu programın ve yanımda çok sevdiğim ve çok da eski bir arkadaşım var: Arda Mendeş var. Kendisi Demirören Medya'nın dijital pazarlama müdürü. Hem biraz kariyer yolundan bahsedecek, hem de hepimizin gerçekten merak ettiği konulardan birisi olan haber sitelerinde SEO nasıl ilerliyor? Türkiye'nin lider yayıncılık kurumlarından biri olarak kendinin deneyimlerini de burada dinleme şansımız olacak. Tekrardan hoş geldin Arda.

— Hoş bulduk. Merhabalar. Öncelikle teşekkür ediyorum davetinizden dolayı.

— Biz teşekkür ederiz.

— Keyifli ve gururlu hissediyorum bugün burada olmaktan dolayı. Çok kısa ve hızlı bir şekilde kendi geçmişimden bahsedeyim.

— Çok memnun olurum.

— 2004-2005 yıllarında daha lisede henüz bir öğrenciyken bir hobi olarak başlayan internet macerası, günün sonunda profesyonel olarak icra ettiğimiz meslek haline geldi.

— Aslında seninle tam olarak o dönemde tanıştık.

— Evet, yanlış hatırlamıyorsam 2006-2007 yıllarında.

— Aynen öyle. Eğlenceli bir hikâyesi var. Arda'nın bir forum sitesi vardı. İşte aslında forum yapan, forum sahipleri için bir forum sitesi. Böyle bir inception durumu vardı. Arda da o forumun kurucusuydu. Biz de işte o dönemde forum yapan vesaire herkes o forumdan mutlaka bir şeyler alırdı. Biz o dönemden tanışıyormuşuz ama o dönemden tanıştığımızı çok sonradan öğrendik.

— Evet, o ayrı bir ne denir, komiklik olmuştu hayatımızda.

— Ayrı bir program konusu bile olabilir yani.

— Evet, kesinlikle. O senelerde küçük küçük internete giriş yaptıktan sonra ve aslında yapmak istediğim işin, mesleğin bolluğunu keşfettikten sonra işi biraz daha profesyonelleştirebilmek için 2008 yılında aile şirketinde e-ticaret işi yapmaya başladık. Dededen kalma bir iş, 70 senelik bir şirket ve aslında 70 senelik oturmuş köklü bir şirkete e-ticareti bir anda getirmek ve 2008 yılında bunu yapabiliyor olmak biraz yıpratıcı ve zor. Aynı zamanda da hızlı ilerlenemeyecek.

— 2008 yılında Türkiye'de e-ticaret ne durumda ki sen üreticiden e-ticaretçi olan biri olarak o dönem bir şeyler yapabil.

— Kesinlikle zor. Hatta geçtiğimiz haftalarda 2011 yılında yanılmıyorsam yine dışarıdan destek veriyordum. E-ticaret yazılımının sahibine attığım mailleri gördüm, bir gözlerim böyle doldu. Hiç duygu adamı değilimdir ama 2011 yılında bile aslında e-ticaret nerede, nasıl, ne şekilde yapılıyormuş güzel ipuçları verdi bana. Aile şirketinde bir süre devam ettikten sonra 2011 yılında Doğan Online'a bir 6-7 ay süreyle danışmanlık yapma fırsatı buldum. Ekolay ve tüm dikeyleri, mamuresi, big parası, oyuncusu, gayet neti. Bir süre danışmanlığını yapıp orada medya sektörünü deneyimleme ve içeriği görebilme fırsatını görmüş oldum.

Oradan ayrıldıktan bir süre sonrasında kendi girişimim üzerine yoğunlaşmak istedim. Sen o dönemleri de hatırlarsın. Konuya çok fazla girmeyeceğim ama.

— Birileri kafanı karıştırmış olsa gerek ki girişim işinden vazgeçtin.

— Evet, günün sonunda bir, bir buçuk sene sonrasında tam da yüksek lisansa başlayacakken kafam karıştı ve Ankara'ya geldim. Ankara'ya geliş maceram aslında senin beni ikna etmenle başladı ve Zeo'nun o heyecanlı ve dinamik yolculuğuna beraber devam edebilmek için.

— Ama galiba biz orada seninle ilk bir konuştuk değil mi Ankara'da? Sen sonradan Ankara'ya gelme kararı, biz seni bir misafir etmiştik gibi bir durum olmuştu değil mi?

— Tabii tabii, misafir etmiştin. Aslında misafir etmek de değildi, planlı, kurgulu, stratejik bir adımdı. Beni havaalanından aldıktan sonra götürdüğün ilk yer benim en rahat hissedebileceğim yerdi.

— Aynen öyle.

— O yüzden ikna etmek için bütün şartlar hazırdı zaten. Kurgu da tamamlanmış oldu ben evet deyince. Bir görüştük tabii ki. Görüştükten sonra ben bu heyecan, bu dinamizme katılmak için evet dedim ve 4 ay süreyle Ankara'da beraber çalıştık. Sonrasında İstanbul'a geldik. İstanbul'da da 10 aya yakın bir süre beraber çalıştık. Ve Zeo'da görev yaptığım süre içerisinde çok keyif aldığım, çok mutlu olduğum anlar da oldu ama aşırı çalışmaktan hep beraber çok yorulduğumuz anlar da oldu. Bu işin doğasında olan bir şey.

— Çok farklı deneyimler oldu. Yani senin olduğun bu dönemde Ankara'dan İstanbul'a geçiyorken gene bir 4-5 ay uzaktan çalışmayı denedik şirket olarak. Hani bir kültür olarak yurt dışında çok iyi uygulanan bir şey, acaba Türkiye'de yapabilir miyiz vesaire. Aslında o sürecin de içerisinde bulunmak farklı bir deneyim oldu hepimiz için.

— O süreç aslında başlı başına anlatılması gereken bir süreç. Bunu biz yapmış olmasaydık, başka bir şirket yapmış olsaydı da dinlemek isteyeceğimiz bir süreç aslında.

— Kesinlikle.

— Biz çok büyük bir ekiptik ve o dönemde yaş ortalaması 21, 22, 23 gibi bir yaş ortalaması vardı. Ve bu kadar genç ve gençliğin getirdiği o delikanlılıkla işten kaytarma merakının hat safhada olabileceği bir dönemde biz gerçekten normal mesai saatlerimiz içerisinde evden çalıştık. Ofise gelme zorunluluğunu kaldırdık. Bu harika bir deneyim. İnsanın özgürlük alanını çoğaltan, daha rahat hissetmesini sağlayan ve daha rahat odaklanabilmesini sağlayan bir deneyim oldu. Diğer taraftan bu kadar büyük ve genç ekibi yöneten isim olarak bu tecrübeye yönetici bakış açısıyla sahip olmak da apayrı bir deneyim oldu.

Ki şirket olarak elde ettiğimiz başarılar da ayrı bir yerde dururken bambaşka bir konuda böyle bir tecrübe sahibi olmak Zeo tarafında çalışırken apayrı.

— Biraz da o gençlikten gelmiyor mu? Hani dedin ya bu kadar yaş ortalaması küçük insanlar neyle tatmin oluyor? E sen sürekli bu yaş grubundaki bir insanı rutinin içerisine sokarsan hani bir yerden sonra sıkılacak. Y kuşağını biliyoruz. Hani bu dönem böyle deneme yanılma yaptığımız işlerde güzel kazanımlarımız da oldu, güzel öğrendiğimiz şeyler de oldu. Bence güzel bir maceraydı bu taraf.

— Kesinlikle güzel. Yani tartışmaya benim için kapalı. Çok keyif aldığım da bir dönem. Çünkü benim nasıl, ne şartlarda çalışmayı sevdiğimi sen çok daha iyi biliyorsun.

— Kolay biri olmadığını söyleyebilirim.

— O dönemde benim için de böyle bir özgürlüğün olması apayrı bir keyifti. Günün sonunda biz beraber 13 ay çalıştık ve 13 ayın sonunda ayrılık her işin doğasında olan bir şey. Tatlı, severek de olsa ayrılmak durumunda kaldık ve ben ajans tarafından, marka tarafına geçiş yaptım. Bu ayrılık benim canımı şöyle yakardı. Ajanstan ayrılıp ajansa geçmiş olsaydım biraz kendimle çelişebilirdim ama benim istediğim de zaten kariyer planım için ajanstan markaya geçip biraz markada deneyim kazanmak ve biraz da SEO'dan sıyrılarak hareket edebilecek bir alan bulmaya çalışmaktı.

— Gerçekten planlamış mıydın peki?

— Yani ajansa gitmeyeceğim çok belliydi. Gitmek istemiyordum gerçekten.

— Biliyorum.

— Ve Moda Nisa'yı geçtikten sonrasında Moda Nisa'ya ilk adım attığım gün Moda Nisa'nın bana ne katabileceği konusunda hayal gücüm gerçekten çok kısıtlıydı. Ama oradaki ikinci, üçüncü ayından sonra gerçekten bu planlı bir şekilde ilerleyen bir yol oldu. Yoksa Moda Nisa'dan da ayrılmazdım. Moda Nisa'yı biliyorsun SEO Manager olarak geçtim ve aslında sadece 6 aylık bir anlaşma gibiydi. Küçük bir anlaşmaydı başlangıcında.

— Yanılmıyorsam Sami de senin Moda Nisa'dan önceki eski arkadaşlarından mıydı? Yani yine orada mı tanıştınız yoksa daha sonraki, önceki süreçten de bir bağlantı mıydı?

— Ortak arkadaş vardı, onun vasıtasıyla tanışmıştık. Biz küçük bir dönem için anlaşmıştık aslında. Sonrasında o küçük dönem bittiğinde iyi işler yapabileceğimizi çok net bir şekilde hissettirdiği ve aslında o kadar büyük bir şirketi sıfır egoyla yönettiği için ben orada kalarak devam etmek istedim. Ve günün sonunda Moda Nisa her ne kadar bugün gazetelerde boy boy yer almasa da, başarı hikâyeleri çıkıp anlatılmasa da e-ticaret alanında, özellikle tesettür alanında Türkiye'nin parlayan yıldızıdır. İçeride dönen cironun büyüklüğünden.

— Sadece Türkiye'de değil bu arada. Türkiye'nin yakınındaki diğer pazarlarda da aktif bir şirket.

— Yakın demek de haksızlık olur. Şu anda yanlış hatırlamıyorsam 80'den fazla ülkeye gönderim yapılıyor ve bu gönderimlerin Amerika'ya teslimat süresi 48 saate düşmüş durumda gibi böyle çok ekstra ve şu anda aslında anlatmamın doğru olmayacağı ince detaylar da var.

— Ama çok ilgi çekici. Onu da ayrıca konuşmak isterim.

— Kesinlikle. Kameraları kapattığımız zaman oturup biraz sohbet edebiliriz.

— Sonra da medyaya doğru yavaştan bir geçiş var. Hem ajans tecrübesi var, ondan önce gene bir holding tecrübesi var, daha sonra biraz e-ticaret. Medya tam olarak bu şeyin eksik kısmı.

— Şimdi Moda Nisa'yı kapatmadan önce Moda Nisa'da kaldığım son 6 aylık dönemde SEO'dan beni biraz daha çekip tüm pazarlama kanallarını biraz daha görebileceğim, dokunabileceğim, hem medyayı mutlu etmek için hem de yardımcı olmam için bir alan açıldı. Ve o alan ürüne kadar gitti. Product tarafına kadar gitti. Product tarafına da dokunduktan sonra aslında senin de dediğin gibi küçük bir holding tecrübe, küçük dönemli bir holding tecrübesi.

— Küçük diyemeyiz evet.

— Sonra bir ajans tecrübesi, bir e-ticaret tecrübesi ve Moda Nisa'dan ayrıldıktan sonra gelen teklifleri değerlendirdiğimde benim için eksik olan noktanın ne olduğunu ve neyin bana bir challenge olabileceğini düşündüm. Bu tarafta kesinlikle böyle %100 medya tarafının kendi çemberimi tamamlamak için bana yeni bir yol açabileceğini, yeni bir ne denir, sınav olabileceği konusunda yol gösterdi. Ve günün sonunda ben Demirören Medya'ya dijital pazarlama müdürü olarak geçmiş oldum. Bundan sonrasını merak ediyorsan emekli olmak istiyorum. Ama emekliliğimi verirler mi çok emin değilim.

— Şimdi bir yandan da tabii kariyer anlamında da bir değişiklik oldu senin için. Bundan önce full SEO'ya bakan biriydin. Dijital pazarlamaya geçiş, aslında Moda Nisa'da bu son dönem yaptığım işler beni biraz da buraya hazırladı diyorsun ya. Hem psikolojik hem yetenek anlamında. Bir anda keyword'lerden çıkıp rakamların adamı olup Google Analytics'teki her şeyden sorumlu olmak sana ne getirdi?

— Yani dediğin gibi aslında çok ciddi bir sorumluluk değişimi var. Buradaki en radikal değişim sorumlu olduğun alanın çoğalması ve o alandaki ekiplerin tüm sorumluluğunun sana yüklenmesi ve günün sonundaki tek bir rakamdan sorumlu olabilecek hale gelmen. Dediğin gibi SEO tarafında yapacağın işleri belirledikten sonra, yol haritanı oluşturduktan sonra sorumlu olduğun şey belli. Hesabını vermen gereken şey belli. Özellikle Demirören Medya tarafında şu anda 15 kişilik bir ekip var, bana bağlı olarak çalışan. 15 kişilik ekibin hem SEO tarafında hem sosyal medya tarafında yaptığı işlerin takibatı ve insan olarak bana ait sorumluluklarıyla beraber günün sonunda ortaya çıkan rakamın da total bir sorumluluğu üstümde. Haliyle aslında hayat biraz daha zor.

Eskisi kadar rahat ve keyifli olmaktan ziyade biraz daha stresli ve dik oturduğum pozisyona geçmiş durumdayım. Memnun muyum? Evet, bu deneyimi yaşamak istiyordum. Ama işin gerçeği şu ki hayatım 8 ay öncesi gibi değil. Biraz daha sert ve çetin geçiyor.

— Ya evet ama çok da doğal değil mi? Yani bir kurumsal şirkete geçtin, köklü bir medya kuruluşundan bahsediyoruz. Öte yandan işte terasında akşamları mangal yaptığımız bir ofisteydik. Yani hani o arada bir Moda Nisa var ama orada da gene eşin, dostun diyebileceğin kadar samimi olduğun insanlarla beraber çalıştığın. Şimdi burada zaten kadro o kadar kalabalık ki hani birebirde ekibin yüzdesiyle kurduğun samimiyet olarak baktığında aynı şeyi orada yakalaman için 15 yıldır orada çalışıyor olman lazım. Farklılık çok doğal.

— Yani kesinlikle öyle ve çok doğru bir noktayı tespit etmiş oldun aslında. Şu anda Demirören Medya bünyesinde çalışan ve ekiplerden sorumlu olan insanlar en az 5 senedir orada. Dediğin gibi o insanlarla o samimiyeti yakalamak ve oraya alışmak aslında oradan biriymişim gibi nefes alabiliyor olmak için iyi bir zamanın geçmesi gerekiyor. Ama ben yine daha önce sohbet ederken söylediğim gibi bir kriz zamanında adım attığım için öyle bir şansım olmadı. Direkt işlerin arasında kendimi bulmuş oldum.

— Tamam peki bu işlere aniden girdin. Mesela yetenek anlamında ya tamam ben hep bu işe baktım bundan önce. Şimdi bu işe bakıyorum, burayı yakalayamam dediğin oldu mu? Yoksa zaten SEO'nun doğası gereği artık biz bir deneyim optimizasyoncusu noktasına geldiğimiz için daha mı kolay yakaladın oradaki şeyleri?

— İlk 2,5-3 haftam orada neler oluyor bitiyor, nasıl süreçler yürüyor ve insanlar neden bahsediyor onu anlamakla geçirdim. Çünkü aslında başarı kriteri belli. Başarı kriteri belli olduktan sonra gitmek isteyeceğin yol tamamen senin tercihin. Ama ortak bir dili yakalamak için biraz bir uyum süresinin geçmesi gerekiyor. Bir futbolcunun İtalya'dan Türkiye'ye gelip alışması gibi bir süreç aslında bu. İnsanlar seninle sohbet ederken aslında ne demek istediklerini yakalayabiliyor olman gerekiyor. Ve bundaki en büyük problem dediğin gibi önce bir startup'tan, sonra Moda Nisa'dan yani aslında rahat ve arkadaşlık seviyesinin üst noktalarda olduğu kurumlardan kurumsal kimliğiyle ön plana çıkmış bir şirkete geçmekten kaynaklı. Orada insanların yaklaşımları da çok farklı, bakış açıları da çok farklı.

Herkes kesinlikle salt insan olarak çok iyi ama sonuç itibariyle dışarıdan gelmiş genç ve kurumlara.

— İyi bir pozisyonu da temsil eden.

— Temsilen gelmiş bir insan var. Bu noktada hem yapılacak işler konusunda ortak bir dil yakalamak gerekiyordu hem o güne kadar yapılmış işleri anlamak gerekiyordu. Biraz da toparlamak gerekiyordu. Aslında transferlerden sonra ortaya çıkan en net tablo bu değil midir? Bir eksik gedik olmasa aslında o transfere gerek yoktu. Ve oraya geldiysen de o gediyi kapatmak için mücadele etmek gerekiyordu.

— Kesinlikle. Peki bu mücadele nasıl? Yani bir dijital pazarlama departmanının ne yaptığını az çok biliyoruz ama benim de tecrübem ağırlıklı olarak hep e-ticaret tarafında ve medya da daha çok benim gördüğüm bu işe iş geliştirmeciler dijitali birazcık daha kovalıyor gibi. Sizin tarafta sen dijital pazarlama müdürü olarak hangi mecra kanallarından nasıl yatırımlar yapıyorsun? Bunları nasıl kontrol ediyorsun? SEO dışında nasıl bir dünya var senin önünde?

— İçeri girdikten sonra neyi nasıl yapacağım belliydi ama bu iş görüşmesine giderken ilgili pozisyon için aynı soruları ben de sordum görüştüğüm kişiye. Şu andan biraz daha bahsedeyim daha güncel olduğu için. Şu anda 15 kişilik ekip SEO, editör ve sosyal medya uzmanlarından oluşan bir ekip. Bunlar tahmin edeceğiniz gibi bir taraf SEO tarafını editörel olarak destek veriyor. Diğer taraf Demirören Medya'nın bütün sosyal mecralardaki hesaplarını yöneten bir ekip.

— Bu taraf da çünkü çok ciddi bir operasyon aslında değil mi? Milyonlarca beğenenle aslında bir iletişim kuruyorsunuz orada.

— İletişim tek taraflı olmak durumunda. Kullanıcıya herhangi bir şekilde cevap verme lüksümüz ne yazık ki yok. Çünkü Türkiye'nin gündemi çok sıcak ve böylesine sıcak bir gündemde verilecek bir cevabın telafisi olmayabilir. Biraz dikkatli adımlar atmak durumundayız.

— Ve evet yani bir markanın dilini temsil etmek 50 yılın üstünde yaşlı bir markada yani birilerinin elinde bu kadar kolay dönmesi adına emanet edilemeyeceğini tahmin edebiliyorum. O yüzden tek yönlü iletişim stratejisi gayet mantıklı.

— Bu noktada Demirören Medya'nın Milliyet Komitesi ve Gazete Vatanı'nın dışında Skoreri, Şampiyonu, Pembe Narı gibi alt markaları da var ve bu markaların da sosyal medya hesapları yönetiliyor. O yüzden aslında operasyonel olarak sosyal medya ekibi çok yoğun bir ekip. Ve burada her şey çok sistematik işlediği için bu kadar rahat ilerleyebiliyoruz. Diğer taraftan ben Demirören Medya'ya ayak bastıktan sonra işin bir de performans marketing tarafına girmeye başladık. Bir medya şirketinde performans marketing nasıl olabilir ki diye çok fazla soru geldi.

— Evet bu da yani bir conversion'ın ne ki senin neyi hedefleyerek aslında neyi optimize etmeye çalışıyorsun?

— Ya bu noktada birim maliyeti minimumda tutarak bu minimum genel müdürümüzün de katıldığı toplantıda belirlenmiş bir hedef. Google AdWords'i de kullanarak, Facebook Ads'i de kullanarak, gerekli olması durumunda X bir third party'ye de sıçrayarak yürüttüğümüz kampanyalar anlamına geliyor. Ve bu kampanyalar rutin kampanyalar olabileceği gibi sadece 36 saati kapsayan kampanyalar da olabilir. Ve işin aslında en heyecan verici kısmı benim kendi adıma bu. Yakın bir geçmiş olduğu için canlı örneğini veriyorum. Yılbaşı gecesi talihsiz bir olay yaşadık. Reyna saldırısını bir kenara koyuyorum. Yılbaşı gecesi biz geçmiş senenin datasından şunu çok iyi biliyorduk. 31 Aralık Cumartesi akşamı saat 9'dan sonra Pazar günü akşam 7'ye kadar Milli Piyango aramalarında çok ciddi bir pik yaşanılacaktı ve bu aslında 24 saat bile sürmeyecek bir trenddi.

Bu noktada SEO editör ekibimiz zaten hazır kıta bekliyordu. Ama işin organik tarafına güvenip, top stories bölümüne güvenip tek taraflı yürütmek istemedik. Ve bu noktada onaylanmış bütçemizi sadece o gecesine ve sabahına ayırarak özel bir kampanya kurguladık Google AdWords tarafında. Ne yaptık?

— Ve tabii ki hiçbir rekabetin olmadığı bir keyword'den bahsediyoruz. Biliyor muyuz aslında?

— Rekabet vardı. Online yasal bayiler bilet satışı yapabildiği için bazı kelimelerde çekim sonuçlarına kadar çakışmalar yaşandı ama onun da olması gerekiyordu. Daha iyi oldu. Biz oradaki yatırımımızı ve aslında optimizasyonumuzu biraz daha rakip varmışçasına yaptık ki elimiz biraz daha güçlü olabilsin. O noktada biz Milli Piyango sonuçlarını servis edebilmek için hazırlığımızı haftalar öncesinden yapmaya başladık. Kampanya otursun, kelimeleri optimize edelim ve böylesine bir kampanya için 3000'den fazla anahtar kelime ekleyip 1000'den fazlasını negatif tarafa kaydırıp maksimum verimle ulaşabileceğimiz optimizasyonları gerçekleştirdik. Ve Google tarafında da aslında Milli Piyango birazcık böyle black tarafta yer alan bir kelime. Çünkü işin içine bahisin girdiğini zannediyor algoritmalar. Bir tarafta da buna yakalanmamaya çalışıyorduk.

— Bir de böyle bir kaygı da var.

— Var. Ve aslında bu kaygıyı karşılıklı görüşmeler dahilinde biraz daha dikkat ederek reklam metinlerimizde hassas olarak atlatmaya çalıştık ve o gece gerçekten onu atlattık biz. Ben de ekibim de o gece şirketteydik. Akşam 7'den gece 2'ye kadar şirkette kaldık ama.

— Ciddi misin?

— Evet.

— Hiç beklenmeyecek bir hareketti. Ben senin için çok şaşırdım. Seni yakından tanıdığım için. Süper.

— Ben kendime şaşırdım. Şaşırman normal. 7'den 2'ye kadar şirketteydik ama değdi. Şu anlamda değdi. Hem SEO tarafı çok büyük bir pastaya hakim oldu organik tarafta. Paid tarafın zaten %100 o gece rakipsiz kaldığımız için bizde oldu. Ve günün sonunda o gecenin total aranma hacminin %85-%90'ını Demirören Medya almış oldu. Böylesine bir gecede ve bu bahsettiğim hacimde trafiği elde edince daha ayın 1. gününden Ocak ayı çok rahat bir yerde.

— Daha iyi bir başlangıç oldu.

— Hazırlık yapmış olduk ve günün sonunda bu kampanyanın hem Ocak ayına çok iyi bir başlangıç yapma özelliği var hem rakibini bu pazardan %100 mahrum etme özelliği var hem de Türkiye'de bu işin yapılabilecek olmasına dair güzel sinyaller veren bir iş oldu. Buna seviniyorum diğer taraftan.

— Evet çünkü yayıncılık sadece Türkiye'de diye düşünmemek lazım. Globalde de sen aslında PageView'dan para kazanan bir mecra olarak senin vizit başına bir para ödüyor olman biraz böyle çok alakalı durmuyor. Hele ki Google gibi pahalı bir mecrada ki dolaylı olarak da bu bitleri dolar olarak satan bir mecradan bahsediyoruz. Güzel bir kampanya olmuş. Anlatabileceğin bir case gerçekten.

— Onunla ilgili de şöyle bir bilgi vereyim. Evet doğru söylüyorsun. Tık maliyetleri nispeten yüksek olan bir platformdan bu işi yapıyoruz ve aslında ben sattığım gösterimim için para ödemiş oluyorum bir taraftan.

— Aynen öyle.

— Ama reklam ekibiyle koordineli çalışarak getirdiğim kullanıcının ürettiği PV'den elde ettiği kazancı da hesaba katarak.

— Zaten senin conversion'ın da bu değil mi günün sonunda? Yani senin oradaki maliyetinin daha yüksek olması ama o maliyeti de öyle düşük almalısın ki AdWords'ten hani tamam Uber'den kar çıkarmasın ama dengelesin en azından sen trafikten kazanmış ol.

— Kesinlikle öyle. Evet. Bunu dengeleyebiliyor olmak keyifli oluyor ve bu noktada da reklam ekibine teşekkür etmek gerekiyor. Çünkü o bilgileri sağlayabiliyor olmaları ve istediğimiz formata dönüştürebiliyor olmaları işimizi kolaylaştıran bir nokta.

— Güzel pay-per-click sosyal dijitalin birçok alanını dinledik senden ama muhtemelen şu an ekranı başında Elidia telefon bekleyenlerin hepsi biraz SEO tarafını da konuşmak istiyor. Haber sitelerinin Türkiye'de SEO anlamında böyle çok harika bir ünleri yok. Biliyoruz bunu. Sen bu alanda bir medya kuruluşu olarak sektör hakkında neler söylemek istersin? Sence gerçekten NEOS'a bu kadar bağlı bir sektör mü bu?

— Sektör hakkında bir değerlendirme yapıyormuş konumuna düşmek istemem ama bu 8 aylık tecrübemi yuvarlamam gerekirse bizim bildiğimiz süreçlerin dışında ve bağımsız bir süreç işliyor orada. Google'ın top stories adını verdiği alandan gelen trafik çok kıymetli.

— Ana sayfanın üstündeki o desktop'taki üçlü.

— Bahsediyoruz. Mobil tarafta da sergilenen karasayfadan bahsediyoruz. Bu noktada varsan medya sektörü için SEO'da varsın ve SEO'yu yapıyorsun demek. O tarafta yoksan veya performansın biraz düştüyse bir sıkıntı var deyip alarm çalınıyor. Yani bizim strateji belirleyip gitmek istediğimiz yere göre yol belirleyip hareket etme kavramlarımız medyada biraz uzaklaşıyor. Ve bu noktada sadece top stories alanında yüksek performans göstermek üzere bir yolda ilerleniyor. Ve dediğin konuda haklısın. Bir son tüketici olarak medyadaki paydaşların clickbait yaparak biraz daha fazla trafik elde etmesiyle oynadıkları o küçük oyunlara ben de karşıyım.

Ama günün sonunda medyanın da tek KPI'ı belli. Daha fazla insanı içeri alabiliyor olmak. Bu noktada bu stratejik bir karardır ve bu stratejik kararın veriliyor olması beni de üstlerimi de aşan bir konu durumunda. Ve bu noktada işin çok fazla abartı olmayan bölümüne geçmeden mümkün mertebe bütün soruların cevabını vererek yayın yapabiliyor olmak günümüzü dengeler durumda. Ve bu üç aşağı beş yukarı bütün medya paydaşları için de aynı çizgide.

— Ya günün sonunda sen bir dijital pazarlama müdürü olarak sana konulan hedefe varmak durumundasın. Hani burada SEO tarafında da gerçekten burada reddedilemeyecek kadar büyük bir hacimden bahsediyorsun. Ve işin ilginç tarafı bütün rakipler buradan bir hacim alıyorken bir şirketin çok radikal bir kararla bu işe sırtını dönmesi gerçekten çok zor. Sektör bu yönde çünkü yani.

— Kesinlikle öyle. Söylediğin gibi bu çok radikal ve stratejik bir karar ve bu kararı alabiliyor olmak için şunu demen lazım. Ben yayın politikamı değiştiriyorum. Habercilik tarzım ve yapım da değişiyor. Bu noktadan sonra getirdiğim sayı önemli değil kaliteye odaklanıyorum dersen.

— Sizi aşan bir konu.

— İş çok farklı noktalara gider.

— Aynen öyle. Çok net anladım ne demek istediğini. Peki sen madem bu hedefe koşuyorsun eminim şu an bu hedef için de bir şeyler yapıyorsundur. Yani içeride hiç şu ana kadar SEO'daki tecrübende de birçok haber sitesinde beraber çalıştık ama NEOS için SEO yapmadık. Kendi prensiplerimizin de tesiriyle tabii ki ama sen burada içeride bu süreçleri kolaylaştırmak için neler yapıyorsun? Editörlerle olan ilişkin ve Google'la olan ilişkide yaptığın ekstra bir şey var mı?

— Ya bu noktada oradaki söylediğin gibi ilişkileri iyi yönetebiliyor olmak en kritik nokta. Ben çok şanslıyım. Ekibim harika ve çok tecrübeli insanlardan oluşuyor. Ki şu anda genel koordinatör yardımcımız da çok tecrübeli ve bu alanda gerçekten işin mutfağından geçmiş bir isim. Bu tecrübeyi kullanıyor olarak adım atmak beni şanslı kılıyor. Çünkü editörler olarak onlar neler yapması gerektiğini çok iyi biliyorlar. Benim zaten onlara editör tarafında katabileceğim herhangi bir katma değer yok. Ben işin teknik tarafını biraz daha muntazam ve düzgün hale getirip Google'a daha rahat servis edebileceğimiz formatı verip diğer taraftan da küçük hataları temizleyip ortak bir tecrübeyle ilerlemeye gayret gösteriyoruz.

Editör ekibim harika. İşin içine biraz da teknik taraf girdiğinde ve teknik tarafı toparladığımız zaman işler zaten gözle görülür bir şekilde güzelleşiyor. Daha da aktif ve olumlu kullanabildiğimiz alanlara dönüşüyor. Bu noktada ekstra olarak benim bu 8 aylık dönemde en keyif aldığım iş Demirören Medya'ya çok sağlıklı bir ölçümleme sistemini getirebilmiş olmak oldu. Bu ölçümleme sistemi aslında internal bir tool ve bu internal tool'u yapabiliyor olmak için bir proje çalışıldı ve o projenin karşılığında Google News tarafındaki performansımız ve hatta tahmin etme yöntemiyle paydaşların performansını da ölçebilecek konuma geldik.

Bu çok keyifli ve çok tatlı bir işti ama çok da detayına inebileceğim bir konumda değilim şu anda.

— Ama seni çok iyi anlıyorum. Yani aslında dinamikleri zaten belli olan içerik üretilecek bir iş var ama sen bu işi içerik üreterek ancak geliştirebilirsin. Ama içerik üretenlere sürekli bir geri bildirim verecek, buradaki görünürlüğünüzü sadece o aramayı yapıp bir kere enter'a basarak değil de her zaman kontrol altında tutabilecek bir sistem yaratmak mükemmel bir şey. Zaten daha önceden de SEO'da da modern İsa'da da hep böyle şeyler kovaladın. İşin içine nereden biraz teknoloji koyarız? Herhalde böyle içinde kalan bir developer mı var bilmiyorum ama hep böyle bir product konusu çıksa da Arda oradan bir şeyler yapsa gibi bir şey geliyor benim aklıma.

— İçime kaçan bir yazılımcı yok. Aslında burada senin hakkını sana teslim etmem gerekiyor. Bizim beraber çalıştığımız dönemde productivity'e çok fazla kafayı taktığımız için işlerimizi kolaylaştırmak ve bir adım öne götürebilmek uğruna kendi zamanımızdan nasıl tasarruf ederiz diye efor gösterirken ölçümlemeden de günlük operasyonel süreçlerden de ya da yaptığımız işlerden de tasarruf edebilecek o küçük vakitleri yaratırken beynimiz bu tarafa doğru gelişti. Bu noktada beraber çalışmış olmak bir şans. Bunu gerçekten samimi olarak söylüyorum.

— Estağfurullah. Çok güzel bir kapanış cümlesi oldu. Çok teşekkür ederim. Ben Sezar'ın hakkını gene sana teslim ediyorum. Sadece fikir birliği, güzel insanlar bir araya geldiği zaman her zaman güzel şeyler çıkıyor. Çok teşekkürler Arda. Aklımızdaki birçok noktaya bence yanıt aldık. Community'yi temsilen ben de bunu söyleyebilirim sana. En azından NEOS tarafındaki bu soru işaretleri olsun. Dijital pazarlamada senin ne yaptığına yönelik ben de senden bir şeyler öğrenmiş oldum. Kendi sohbetlerimizin dışında. Çok güzel ve verimli oldu. Çok teşekkür ediyorum sana tekrardan katıldığın için.

— Ben çok teşekkür ederim. Samimiyet ve şeffaflıkla cevap vermeye çalıştım. Bazı noktaları biraz yuvarlamak durumunda kaldım. Kusura bakmayın.

— Yok yok. Bence olabileceği kadar gayet şey oldu. Her noktaya dokundun. Bugün Arda'yı ağırladık. Arda Mendeş Milliyet'ten. Kendisi çok güzel kendi serüvenini anlattı ve bugün yayıncılık dünyasında dijital pazarlamada aslında nelerin olduğunu, nelerin gerçekleştiğini öğrenmiş olduk. Bir sonraki Sektör Röportajları programımızda görüşmek üzere. Teşekkürler.

Bu transkript, yapay zekâ destekli konuşma tanıma modeli ile oluşturulmuş ve dil kurallarına göre doğrulanmıştır.

Yiğit Konur

İçerik yazarı

Yiğit Konur

both

İletişim

Verilerinizi nasıl işliyoruz

Tam sayfada aç