— Sektör Röportajları programından herkese merhabalar. Bu hafta 4.'sünü çekiyoruz bu programın ve yanımda çok sevdiğim ve çok da eski bir arkadaşım var: Arda Mendeş var. Kendisi Demirören Medya'nın dijital pazarlama müdürü. Hem biraz kariyer yolundan bahsedecek, hem de hepimizin gerçekten merak ettiği konulardan birisi olan haber sitelerinde SEO nasıl ilerliyor? Türkiye'nin lider yayıncılık kurumlarından biri olarak kendinin deneyimlerini de burada dinleme şansımız olacak. Tekrardan hoş geldin Arda.
— Hoş bulduk. Merhabalar. Öncelikle teşekkür ediyorum davetinizden dolayı.
— Biz teşekkür ederiz.
— Keyifli ve gururlu hissediyorum bugün burada olmaktan dolayı. Çok kısa ve hızlı bir şekilde kendi geçmişimden bahsedeyim.
— Çok memnun olurum.
— 2004-2005 yıllarında daha lisede henüz bir öğrenciyken bir hobi olarak başlayan internet macerası, günün sonunda profesyonel olarak icra ettiğimiz meslek haline geldi.
— Aslında seninle tam olarak o dönemde tanıştık.
— Evet, yanlış hatırlamıyorsam 2006-2007 yıllarında.
— Aynen öyle. Eğlenceli bir hikâyesi var. Arda'nın bir forum sitesi vardı. İşte aslında forum yapan, forum sahipleri için bir forum sitesi. Böyle bir inception durumu vardı. Arda da o forumun kurucusuydu. Biz de işte o dönemde forum yapan vesaire herkes o forumdan mutlaka bir şeyler alırdı. Biz o dönemden tanışıyormuşuz ama o dönemden tanıştığımızı çok sonradan öğrendik.
— Evet, o ayrı bir ne denir, komiklik olmuştu hayatımızda.
— Ayrı bir program konusu bile olabilir yani.
— Evet, kesinlikle. O senelerde küçük küçük internete giriş yaptıktan sonra ve aslında yapmak istediğim işin, mesleğin bolluğunu keşfettikten sonra işi biraz daha profesyonelleştirebilmek için 2008 yılında aile şirketinde e-ticaret işi yapmaya başladık. Dededen kalma bir iş, 70 senelik bir şirket ve aslında 70 senelik oturmuş köklü bir şirkete e-ticareti bir anda getirmek ve 2008 yılında bunu yapabiliyor olmak biraz yıpratıcı ve zor. Aynı zamanda da hızlı ilerlenemeyecek.
— 2008 yılında Türkiye'de e-ticaret ne durumda ki sen üreticiden e-ticaretçi olan biri olarak o dönem bir şeyler yapabil.
— Kesinlikle zor. Hatta geçtiğimiz haftalarda 2011 yılında yanılmıyorsam yine dışarıdan destek veriyordum. E-ticaret yazılımının sahibine attığım mailleri gördüm, bir gözlerim böyle doldu. Hiç duygu adamı değilimdir ama 2011 yılında bile aslında e-ticaret nerede, nasıl, ne şekilde yapılıyormuş güzel ipuçları verdi bana. Aile şirketinde bir süre devam ettikten sonra 2011 yılında Doğan Online'a bir 6-7 ay süreyle danışmanlık yapma fırsatı buldum. Ekolay ve tüm dikeyleri, mamuresi, big parası, oyuncusu, gayet neti. Bir süre danışmanlığını yapıp orada medya sektörünü deneyimleme ve içeriği görebilme fırsatını görmüş oldum.
Oradan ayrıldıktan bir süre sonrasında kendi girişimim üzerine yoğunlaşmak istedim. Sen o dönemleri de hatırlarsın. Konuya çok fazla girmeyeceğim ama.
— Birileri kafanı karıştırmış olsa gerek ki girişim işinden vazgeçtin.
— Evet, günün sonunda bir, bir buçuk sene sonrasında tam da yüksek lisansa başlayacakken kafam karıştı ve Ankara'ya geldim. Ankara'ya geliş maceram aslında senin beni ikna etmenle başladı ve Zeo'nun o heyecanlı ve dinamik yolculuğuna beraber devam edebilmek için.
— Ama galiba biz orada seninle ilk bir konuştuk değil mi Ankara'da? Sen sonradan Ankara'ya gelme kararı, biz seni bir misafir etmiştik gibi bir durum olmuştu değil mi?
— Tabii tabii, misafir etmiştin. Aslında misafir etmek de değildi, planlı, kurgulu, stratejik bir adımdı. Beni havaalanından aldıktan sonra götürdüğün ilk yer benim en rahat hissedebileceğim yerdi.
— Aynen öyle.
— O yüzden ikna etmek için bütün şartlar hazırdı zaten. Kurgu da tamamlanmış oldu ben evet deyince. Bir görüştük tabii ki. Görüştükten sonra ben bu heyecan, bu dinamizme katılmak için evet dedim ve 4 ay süreyle Ankara'da beraber çalıştık. Sonrasında İstanbul'a geldik. İstanbul'da da 10 aya yakın bir süre beraber çalıştık. Ve Zeo'da görev yaptığım süre içerisinde çok keyif aldığım, çok mutlu olduğum anlar da oldu ama aşırı çalışmaktan hep beraber çok yorulduğumuz anlar da oldu. Bu işin doğasında olan bir şey.
— Çok farklı deneyimler oldu. Yani senin olduğun bu dönemde Ankara'dan İstanbul'a geçiyorken gene bir 4-5 ay uzaktan çalışmayı denedik şirket olarak. Hani bir kültür olarak yurt dışında çok iyi uygulanan bir şey, acaba Türkiye'de yapabilir miyiz vesaire. Aslında o sürecin de içerisinde bulunmak farklı bir deneyim oldu hepimiz için.
— O süreç aslında başlı başına anlatılması gereken bir süreç. Bunu biz yapmış olmasaydık, başka bir şirket yapmış olsaydı da dinlemek isteyeceğimiz bir süreç aslında.
— Kesinlikle.
— Biz çok büyük bir ekiptik ve o dönemde yaş ortalaması 21, 22, 23 gibi bir yaş ortalaması vardı. Ve bu kadar genç ve gençliğin getirdiği o delikanlılıkla işten kaytarma merakının hat safhada olabileceği bir dönemde biz gerçekten normal mesai saatlerimiz içerisinde evden çalıştık. Ofise gelme zorunluluğunu kaldırdık. Bu harika bir deneyim. İnsanın özgürlük alanını çoğaltan, daha rahat hissetmesini sağlayan ve daha rahat odaklanabilmesini sağlayan bir deneyim oldu. Diğer taraftan bu kadar büyük ve genç ekibi yöneten isim olarak bu tecrübeye yönetici bakış açısıyla sahip olmak da apayrı bir deneyim oldu.
Ki şirket olarak elde ettiğimiz başarılar da ayrı bir yerde dururken bambaşka bir konuda böyle bir tecrübe sahibi olmak Zeo tarafında çalışırken apayrı.
— Biraz da o gençlikten gelmiyor mu? Hani dedin ya bu kadar yaş ortalaması küçük insanlar neyle tatmin oluyor? E sen sürekli bu yaş grubundaki bir insanı rutinin içerisine sokarsan hani bir yerden sonra sıkılacak. Y kuşağını biliyoruz. Hani bu dönem böyle deneme yanılma yaptığımız işlerde güzel kazanımlarımız da oldu, güzel öğrendiğimiz şeyler de oldu. Bence güzel bir maceraydı bu taraf.
— Kesinlikle güzel. Yani tartışmaya benim için kapalı. Çok keyif aldığım da bir dönem. Çünkü benim nasıl, ne şartlarda çalışmayı sevdiğimi sen çok daha iyi biliyorsun.
— Kolay biri olmadığını söyleyebilirim.
— O dönemde benim için de böyle bir özgürlüğün olması apayrı bir keyifti. Günün sonunda biz beraber 13 ay çalıştık ve 13 ayın sonunda ayrılık her işin doğasında olan bir şey. Tatlı, severek de olsa ayrılmak durumunda kaldık ve ben ajans tarafından, marka tarafına geçiş yaptım. Bu ayrılık benim canımı şöyle yakardı. Ajanstan ayrılıp ajansa geçmiş olsaydım biraz kendimle çelişebilirdim ama benim istediğim de zaten kariyer planım için ajanstan markaya geçip biraz markada deneyim kazanmak ve biraz da SEO'dan sıyrılarak hareket edebilecek bir alan bulmaya çalışmaktı.
— Gerçekten planlamış mıydın peki?
— Yani ajansa gitmeyeceğim çok belliydi. Gitmek istemiyordum gerçekten.
— Biliyorum.
— Ve Moda Nisa'yı geçtikten sonrasında Moda Nisa'ya ilk adım attığım gün Moda Nisa'nın bana ne katabileceği konusunda hayal gücüm gerçekten çok kısıtlıydı. Ama oradaki ikinci, üçüncü ayından sonra gerçekten bu planlı bir şekilde ilerleyen bir yol oldu. Yoksa Moda Nisa'dan da ayrılmazdım. Moda Nisa'yı biliyorsun SEO Manager olarak geçtim ve aslında sadece 6 aylık bir anlaşma gibiydi. Küçük bir anlaşmaydı başlangıcında.
— Yanılmıyorsam Sami de senin Moda Nisa'dan önceki eski arkadaşlarından mıydı? Yani yine orada mı tanıştınız yoksa daha sonraki, önceki süreçten de bir bağlantı mıydı?
— Ortak arkadaş vardı, onun vasıtasıyla tanışmıştık. Biz küçük bir dönem için anlaşmıştık aslında. Sonrasında o küçük dönem bittiğinde iyi işler yapabileceğimizi çok net bir şekilde hissettirdiği ve aslında o kadar büyük bir şirketi sıfır egoyla yönettiği için ben orada kalarak devam etmek istedim. Ve günün sonunda Moda Nisa her ne kadar bugün gazetelerde boy boy yer almasa da, başarı hikâyeleri çıkıp anlatılmasa da e-ticaret alanında, özellikle tesettür alanında Türkiye'nin parlayan yıldızıdır. İçeride dönen cironun büyüklüğünden.
— Sadece Türkiye'de değil bu arada. Türkiye'nin yakınındaki diğer pazarlarda da aktif bir şirket.
— Yakın demek de haksızlık olur. Şu anda yanlış hatırlamıyorsam 80'den fazla ülkeye gönderim yapılıyor ve bu gönderimlerin Amerika'ya teslimat süresi 48 saate düşmüş durumda gibi böyle çok ekstra ve şu anda aslında anlatmamın doğru olmayacağı ince detaylar da var.
— Ama çok ilgi çekici. Onu da ayrıca konuşmak isterim.
— Kesinlikle. Kameraları kapattığımız zaman oturup biraz sohbet edebiliriz.
— Sonra da medyaya doğru yavaştan bir geçiş var. Hem ajans tecrübesi var, ondan önce gene bir holding tecrübesi var, daha sonra biraz e-ticaret. Medya tam olarak bu şeyin eksik kısmı.
— Şimdi Moda Nisa'yı kapatmadan önce Moda Nisa'da kaldığım son 6 aylık dönemde SEO'dan beni biraz daha çekip tüm pazarlama kanallarını biraz daha görebileceğim, dokunabileceğim, hem medyayı mutlu etmek için hem de yardımcı olmam için bir alan açıldı. Ve o alan ürüne kadar gitti. Product tarafına kadar gitti. Product tarafına da dokunduktan sonra aslında senin de dediğin gibi küçük bir holding tecrübe, küçük dönemli bir holding tecrübesi.
— Küçük diyemeyiz evet.
— Sonra bir ajans tecrübesi, bir e-ticaret tecrübesi ve Moda Nisa'dan ayrıldıktan sonra gelen teklifleri değerlendirdiğimde benim için eksik olan noktanın ne olduğunu ve neyin bana bir challenge olabileceğini düşündüm. Bu tarafta kesinlikle böyle %100 medya tarafının kendi çemberimi tamamlamak için bana yeni bir yol açabileceğini, yeni bir ne denir, sınav olabileceği konusunda yol gösterdi. Ve günün sonunda ben Demirören Medya'ya dijital pazarlama müdürü olarak geçmiş oldum. Bundan sonrasını merak ediyorsan emekli olmak istiyorum. Ama emekliliğimi verirler mi çok emin değilim.
— Şimdi bir yandan da tabii kariyer anlamında da bir değişiklik oldu senin için. Bundan önce full SEO'ya bakan biriydin. Dijital pazarlamaya geçiş, aslında Moda Nisa'da bu son dönem yaptığım işler beni biraz da buraya hazırladı diyorsun ya. Hem psikolojik hem yetenek anlamında. Bir anda keyword'lerden çıkıp rakamların adamı olup Google Analytics'teki her şeyden sorumlu olmak sana ne getirdi?
— Yani dediğin gibi aslında çok ciddi bir sorumluluk değişimi var. Buradaki en radikal değişim sorumlu olduğun alanın çoğalması ve o alandaki ekiplerin tüm sorumluluğunun sana yüklenmesi ve günün sonundaki tek bir rakamdan sorumlu olabilecek hale gelmen. Dediğin gibi SEO tarafında yapacağın işleri belirledikten sonra, yol haritanı oluşturduktan sonra sorumlu olduğun şey belli. Hesabını vermen gereken şey belli. Özellikle Demirören Medya tarafında şu anda 15 kişilik bir ekip var, bana bağlı olarak çalışan. 15 kişilik ekibin hem SEO tarafında hem sosyal medya tarafında yaptığı işlerin takibatı ve insan olarak bana ait sorumluluklarıyla beraber günün sonunda ortaya çıkan rakamın da total bir sorumluluğu üstümde. Haliyle aslında hayat biraz daha zor.
Eskisi kadar rahat ve keyifli olmaktan ziyade biraz daha stresli ve dik oturduğum pozisyona geçmiş durumdayım. Memnun muyum? Evet, bu deneyimi yaşamak istiyordum. Ama işin gerçeği şu ki hayatım 8 ay öncesi gibi değil. Biraz daha sert ve çetin geçiyor.
— Ya evet ama çok da doğal değil mi? Yani bir kurumsal şirkete geçtin, köklü bir medya kuruluşundan bahsediyoruz. Öte yandan işte terasında akşamları mangal yaptığımız bir ofisteydik. Yani hani o arada bir Moda Nisa var ama orada da gene eşin, dostun diyebileceğin kadar samimi olduğun insanlarla beraber çalıştığın. Şimdi burada zaten kadro o kadar kalabalık ki hani birebirde ekibin yüzdesiyle kurduğun samimiyet olarak baktığında aynı şeyi orada yakalaman için 15 yıldır orada çalışıyor olman lazım. Farklılık çok doğal.
— Yani kesinlikle öyle ve çok doğru bir noktayı tespit etmiş oldun aslında. Şu anda Demirören Medya bünyesinde çalışan ve ekiplerden sorumlu olan insanlar en az 5 senedir orada. Dediğin gibi o insanlarla o samimiyeti yakalamak ve oraya alışmak aslında oradan biriymişim gibi nefes alabiliyor olmak için iyi bir zamanın geçmesi gerekiyor. Ama ben yine daha önce sohbet ederken söylediğim gibi bir kriz zamanında adım attığım için öyle bir şansım olmadı. Direkt işlerin arasında kendimi bulmuş oldum.
— Tamam peki bu işlere aniden girdin. Mesela yetenek anlamında ya tamam ben hep bu işe baktım bundan önce. Şimdi bu işe bakıyorum, burayı yakalayamam dediğin oldu mu? Yoksa zaten SEO'nun doğası gereği artık biz bir deneyim optimizasyoncusu noktasına geldiğimiz için daha mı kolay yakaladın oradaki şeyleri?
— İlk 2,5-3 haftam orada neler oluyor bitiyor, nasıl süreçler yürüyor ve insanlar neden bahsediyor onu anlamakla geçirdim. Çünkü aslında başarı kriteri belli. Başarı kriteri belli olduktan sonra gitmek isteyeceğin yol tamamen senin tercihin. Ama ortak bir dili yakalamak için biraz bir uyum süresinin geçmesi gerekiyor. Bir futbolcunun İtalya'dan Türkiye'ye gelip alışması gibi bir süreç aslında bu. İnsanlar seninle sohbet ederken aslında ne demek istediklerini yakalayabiliyor olman gerekiyor. Ve bundaki en büyük problem dediğin gibi önce bir startup'tan, sonra Moda Nisa'dan yani aslında rahat ve arkadaşlık seviyesinin üst noktalarda olduğu kurumlardan kurumsal kimliğiyle ön plana çıkmış bir şirkete geçmekten kaynaklı. Orada insanların yaklaşımları da çok farklı, bakış açıları da çok farklı.
Herkes kesinlikle salt insan olarak çok iyi ama sonuç itibariyle dışarıdan gelmiş genç ve kurumlara.
— İyi bir pozisyonu da temsil eden.
— Temsilen gelmiş bir insan var. Bu noktada hem yapılacak işler konusunda ortak bir dil yakalamak gerekiyordu hem o güne kadar yapılmış işleri anlamak gerekiyordu. Biraz da toparlamak gerekiyordu. Aslında transferlerden sonra ortaya çıkan en net tablo bu değil midir? Bir eksik gedik olmasa aslında o transfere gerek yoktu. Ve oraya geldiysen de o gediyi kapatmak için mücadele etmek gerekiyordu.
— Kesinlikle. Peki bu mücadele nasıl? Yani bir dijital pazarlama departmanının ne yaptığını az çok biliyoruz ama benim de tecrübem ağırlıklı olarak hep e-ticaret tarafında ve medya da daha çok benim gördüğüm bu işe iş geliştirmeciler dijitali birazcık daha kovalıyor gibi. Sizin tarafta sen dijital pazarlama müdürü olarak hangi mecra kanallarından nasıl yatırımlar yapıyorsun? Bunları nasıl kontrol ediyorsun? SEO dışında nasıl bir dünya var senin önünde?
— İçeri girdikten sonra neyi nasıl yapacağım belliydi ama bu iş görüşmesine giderken ilgili pozisyon için aynı soruları ben de sordum görüştüğüm kişiye. Şu andan biraz daha bahsedeyim daha güncel olduğu için. Şu anda 15 kişilik ekip SEO, editör ve sosyal medya uzmanlarından oluşan bir ekip. Bunlar tahmin edeceğiniz gibi bir taraf SEO tarafını editörel olarak destek veriyor. Diğer taraf Demirören Medya'nın bütün sosyal mecralardaki hesaplarını yöneten bir ekip.
— Bu taraf da çünkü çok ciddi bir operasyon aslında değil mi? Milyonlarca beğenenle aslında bir iletişim kuruyorsunuz orada.
— İletişim tek taraflı olmak durumunda. Kullanıcıya herhangi bir şekilde cevap verme lüksümüz ne yazık ki yok. Çünkü Türkiye'nin gündemi çok sıcak ve böylesine sıcak bir gündemde verilecek bir cevabın telafisi olmayabilir. Biraz dikkatli adımlar atmak durumundayız.
— Ve evet yani bir markanın dilini temsil etmek 50 yılın üstünde yaşlı bir markada yani birilerinin elinde bu kadar kolay dönmesi adına emanet edilemeyeceğini tahmin edebiliyorum. O yüzden tek yönlü iletişim stratejisi gayet mantıklı.
— Bu noktada Demirören Medya'nın Milliyet Komitesi ve Gazete Vatanı'nın dışında Skoreri, Şampiyonu, Pembe Narı gibi alt markaları da var ve bu markaların da sosyal medya hesapları yönetiliyor. O yüzden aslında operasyonel olarak sosyal medya ekibi çok yoğun bir ekip. Ve burada her şey çok sistematik işlediği için bu kadar rahat ilerleyebiliyoruz. Diğer taraftan ben Demirören Medya'ya ayak bastıktan sonra işin bir de performans marketing tarafına girmeye başladık. Bir medya şirketinde performans marketing nasıl olabilir ki diye çok fazla soru geldi.
— Evet bu da yani bir conversion'ın ne ki senin neyi hedefleyerek aslında neyi optimize etmeye çalışıyorsun?
— Ya bu noktada birim maliyeti minimumda tutarak bu minimum genel müdürümüzün de katıldığı toplantıda belirlenmiş bir hedef. Google AdWords'i de kullanarak, Facebook Ads'i de kullanarak, gerekli olması durumunda X bir third party'ye de sıçrayarak yürüttüğümüz kampanyalar anlamına geliyor. Ve bu kampanyalar rutin kampanyalar olabileceği gibi sadece 36 saati kapsayan kampanyalar da olabilir. Ve işin aslında en heyecan verici kısmı benim kendi adıma bu. Yakın bir geçmiş olduğu için canlı örneğini veriyorum. Yılbaşı gecesi talihsiz bir olay yaşadık. Reyna saldırısını bir kenara koyuyorum. Yılbaşı gecesi biz geçmiş senenin datasından şunu çok iyi biliyorduk. 31 Aralık Cumartesi akşamı saat 9'dan sonra Pazar günü akşam 7'ye kadar Milli Piyango aramalarında çok ciddi bir pik yaşanılacaktı ve bu aslında 24 saat bile sürmeyecek bir trenddi.
Bu noktada SEO editör ekibimiz zaten hazır kıta bekliyordu. Ama işin organik tarafına güvenip, top stories bölümüne güvenip tek taraflı yürütmek istemedik. Ve bu noktada onaylanmış bütçemizi sadece o gecesine ve sabahına ayırarak özel bir kampanya kurguladık Google AdWords tarafında. Ne yaptık?
— Ve tabii ki hiçbir rekabetin olmadığı bir keyword'den bahsediyoruz. Biliyor muyuz aslında?
— Rekabet vardı. Online yasal bayiler bilet satışı yapabildiği için bazı kelimelerde çekim sonuçlarına kadar çakışmalar yaşandı ama onun da olması gerekiyordu. Daha iyi oldu. Biz oradaki yatırımımızı ve aslında optimizasyonumuzu biraz daha rakip varmışçasına yaptık ki elimiz biraz daha güçlü olabilsin. O noktada biz Milli Piyango sonuçlarını servis edebilmek için hazırlığımızı haftalar öncesinden yapmaya başladık. Kampanya otursun, kelimeleri optimize edelim ve böylesine bir kampanya için 3000'den fazla anahtar kelime ekleyip 1000'den fazlasını negatif tarafa kaydırıp maksimum verimle ulaşabileceğimiz optimizasyonları gerçekleştirdik. Ve Google tarafında da aslında Milli Piyango birazcık böyle black tarafta yer alan bir kelime. Çünkü işin içine bahisin girdiğini zannediyor algoritmalar. Bir tarafta da buna yakalanmamaya çalışıyorduk.
— Bir de böyle bir kaygı da var.
— Var. Ve aslında bu kaygıyı karşılıklı görüşmeler dahilinde biraz daha dikkat ederek reklam metinlerimizde hassas olarak atlatmaya çalıştık ve o gece gerçekten onu atlattık biz. Ben de ekibim de o gece şirketteydik. Akşam 7'den gece 2'ye kadar şirkette kaldık ama.
— Ciddi misin?
— Evet.
— Hiç beklenmeyecek bir hareketti. Ben senin için çok şaşırdım. Seni yakından tanıdığım için. Süper.
— Ben kendime şaşırdım. Şaşırman normal. 7'den 2'ye kadar şirketteydik ama değdi. Şu anlamda değdi. Hem SEO tarafı çok büyük bir pastaya hakim oldu organik tarafta. Paid tarafın zaten %100 o gece rakipsiz kaldığımız için bizde oldu. Ve günün sonunda o gecenin total aranma hacminin %85-%90'ını Demirören Medya almış oldu. Böylesine bir gecede ve bu bahsettiğim hacimde trafiği elde edince daha ayın 1. gününden Ocak ayı çok rahat bir yerde.
— Daha iyi bir başlangıç oldu.
— Hazırlık yapmış olduk ve günün sonunda bu kampanyanın hem Ocak ayına çok iyi bir başlangıç yapma özelliği var hem rakibini bu pazardan %100 mahrum etme özelliği var hem de Türkiye'de bu işin yapılabilecek olmasına dair güzel sinyaller veren bir iş oldu. Buna seviniyorum diğer taraftan.
— Evet çünkü yayıncılık sadece Türkiye'de diye düşünmemek lazım. Globalde de sen aslında PageView'dan para kazanan bir mecra olarak senin vizit başına bir para ödüyor olman biraz böyle çok alakalı durmuyor. Hele ki Google gibi pahalı bir mecrada ki dolaylı olarak da bu bitleri dolar olarak satan bir mecradan bahsediyoruz. Güzel bir kampanya olmuş. Anlatabileceğin bir case gerçekten.
— Onunla ilgili de şöyle bir bilgi vereyim. Evet doğru söylüyorsun. Tık maliyetleri nispeten yüksek olan bir platformdan bu işi yapıyoruz ve aslında ben sattığım gösterimim için para ödemiş oluyorum bir taraftan.
— Aynen öyle.
— Ama reklam ekibiyle koordineli çalışarak getirdiğim kullanıcının ürettiği PV'den elde ettiği kazancı da hesaba katarak.
— Zaten senin conversion'ın da bu değil mi günün sonunda? Yani senin oradaki maliyetinin daha yüksek olması ama o maliyeti de öyle düşük almalısın ki AdWords'ten hani tamam Uber'den kar çıkarmasın ama dengelesin en azından sen trafikten kazanmış ol.
— Kesinlikle öyle. Evet. Bunu dengeleyebiliyor olmak keyifli oluyor ve bu noktada da reklam ekibine teşekkür etmek gerekiyor. Çünkü o bilgileri sağlayabiliyor olmaları ve istediğimiz formata dönüştürebiliyor olmaları işimizi kolaylaştıran bir nokta.
— Güzel pay-per-click sosyal dijitalin birçok alanını dinledik senden ama muhtemelen şu an ekranı başında Elidia telefon bekleyenlerin hepsi biraz SEO tarafını da konuşmak istiyor. Haber sitelerinin Türkiye'de SEO anlamında böyle çok harika bir ünleri yok. Biliyoruz bunu. Sen bu alanda bir medya kuruluşu olarak sektör hakkında neler söylemek istersin? Sence gerçekten NEOS'a bu kadar bağlı bir sektör mü bu?
— Sektör hakkında bir değerlendirme yapıyormuş konumuna düşmek istemem ama bu 8 aylık tecrübemi yuvarlamam gerekirse bizim bildiğimiz süreçlerin dışında ve bağımsız bir süreç işliyor orada. Google'ın top stories adını verdiği alandan gelen trafik çok kıymetli.
— Ana sayfanın üstündeki o desktop'taki üçlü.
— Bahsediyoruz. Mobil tarafta da sergilenen karasayfadan bahsediyoruz. Bu noktada varsan medya sektörü için SEO'da varsın ve SEO'yu yapıyorsun demek. O tarafta yoksan veya performansın biraz düştüyse bir sıkıntı var deyip alarm çalınıyor. Yani bizim strateji belirleyip gitmek istediğimiz yere göre yol belirleyip hareket etme kavramlarımız medyada biraz uzaklaşıyor. Ve bu noktada sadece top stories alanında yüksek performans göstermek üzere bir yolda ilerleniyor. Ve dediğin konuda haklısın. Bir son tüketici olarak medyadaki paydaşların clickbait yaparak biraz daha fazla trafik elde etmesiyle oynadıkları o küçük oyunlara ben de karşıyım.
Ama günün sonunda medyanın da tek KPI'ı belli. Daha fazla insanı içeri alabiliyor olmak. Bu noktada bu stratejik bir karardır ve bu stratejik kararın veriliyor olması beni de üstlerimi de aşan bir konu durumunda. Ve bu noktada işin çok fazla abartı olmayan bölümüne geçmeden mümkün mertebe bütün soruların cevabını vererek yayın yapabiliyor olmak günümüzü dengeler durumda. Ve bu üç aşağı beş yukarı bütün medya paydaşları için de aynı çizgide.
— Ya günün sonunda sen bir dijital pazarlama müdürü olarak sana konulan hedefe varmak durumundasın. Hani burada SEO tarafında da gerçekten burada reddedilemeyecek kadar büyük bir hacimden bahsediyorsun. Ve işin ilginç tarafı bütün rakipler buradan bir hacim alıyorken bir şirketin çok radikal bir kararla bu işe sırtını dönmesi gerçekten çok zor. Sektör bu yönde çünkü yani.
— Kesinlikle öyle. Söylediğin gibi bu çok radikal ve stratejik bir karar ve bu kararı alabiliyor olmak için şunu demen lazım. Ben yayın politikamı değiştiriyorum. Habercilik tarzım ve yapım da değişiyor. Bu noktadan sonra getirdiğim sayı önemli değil kaliteye odaklanıyorum dersen.
— Sizi aşan bir konu.
— İş çok farklı noktalara gider.
— Aynen öyle. Çok net anladım ne demek istediğini. Peki sen madem bu hedefe koşuyorsun eminim şu an bu hedef için de bir şeyler yapıyorsundur. Yani içeride hiç şu ana kadar SEO'daki tecrübende de birçok haber sitesinde beraber çalıştık ama NEOS için SEO yapmadık. Kendi prensiplerimizin de tesiriyle tabii ki ama sen burada içeride bu süreçleri kolaylaştırmak için neler yapıyorsun? Editörlerle olan ilişkin ve Google'la olan ilişkide yaptığın ekstra bir şey var mı?
— Ya bu noktada oradaki söylediğin gibi ilişkileri iyi yönetebiliyor olmak en kritik nokta. Ben çok şanslıyım. Ekibim harika ve çok tecrübeli insanlardan oluşuyor. Ki şu anda genel koordinatör yardımcımız da çok tecrübeli ve bu alanda gerçekten işin mutfağından geçmiş bir isim. Bu tecrübeyi kullanıyor olarak adım atmak beni şanslı kılıyor. Çünkü editörler olarak onlar neler yapması gerektiğini çok iyi biliyorlar. Benim zaten onlara editör tarafında katabileceğim herhangi bir katma değer yok. Ben işin teknik tarafını biraz daha muntazam ve düzgün hale getirip Google'a daha rahat servis edebileceğimiz formatı verip diğer taraftan da küçük hataları temizleyip ortak bir tecrübeyle ilerlemeye gayret gösteriyoruz.
Editör ekibim harika. İşin içine biraz da teknik taraf girdiğinde ve teknik tarafı toparladığımız zaman işler zaten gözle görülür bir şekilde güzelleşiyor. Daha da aktif ve olumlu kullanabildiğimiz alanlara dönüşüyor. Bu noktada ekstra olarak benim bu 8 aylık dönemde en keyif aldığım iş Demirören Medya'ya çok sağlıklı bir ölçümleme sistemini getirebilmiş olmak oldu. Bu ölçümleme sistemi aslında internal bir tool ve bu internal tool'u yapabiliyor olmak için bir proje çalışıldı ve o projenin karşılığında Google News tarafındaki performansımız ve hatta tahmin etme yöntemiyle paydaşların performansını da ölçebilecek konuma geldik.
Bu çok keyifli ve çok tatlı bir işti ama çok da detayına inebileceğim bir konumda değilim şu anda.
— Ama seni çok iyi anlıyorum. Yani aslında dinamikleri zaten belli olan içerik üretilecek bir iş var ama sen bu işi içerik üreterek ancak geliştirebilirsin. Ama içerik üretenlere sürekli bir geri bildirim verecek, buradaki görünürlüğünüzü sadece o aramayı yapıp bir kere enter'a basarak değil de her zaman kontrol altında tutabilecek bir sistem yaratmak mükemmel bir şey. Zaten daha önceden de SEO'da da modern İsa'da da hep böyle şeyler kovaladın. İşin içine nereden biraz teknoloji koyarız? Herhalde böyle içinde kalan bir developer mı var bilmiyorum ama hep böyle bir product konusu çıksa da Arda oradan bir şeyler yapsa gibi bir şey geliyor benim aklıma.
— İçime kaçan bir yazılımcı yok. Aslında burada senin hakkını sana teslim etmem gerekiyor. Bizim beraber çalıştığımız dönemde productivity'e çok fazla kafayı taktığımız için işlerimizi kolaylaştırmak ve bir adım öne götürebilmek uğruna kendi zamanımızdan nasıl tasarruf ederiz diye efor gösterirken ölçümlemeden de günlük operasyonel süreçlerden de ya da yaptığımız işlerden de tasarruf edebilecek o küçük vakitleri yaratırken beynimiz bu tarafa doğru gelişti. Bu noktada beraber çalışmış olmak bir şans. Bunu gerçekten samimi olarak söylüyorum.
— Estağfurullah. Çok güzel bir kapanış cümlesi oldu. Çok teşekkür ederim. Ben Sezar'ın hakkını gene sana teslim ediyorum. Sadece fikir birliği, güzel insanlar bir araya geldiği zaman her zaman güzel şeyler çıkıyor. Çok teşekkürler Arda. Aklımızdaki birçok noktaya bence yanıt aldık. Community'yi temsilen ben de bunu söyleyebilirim sana. En azından NEOS tarafındaki bu soru işaretleri olsun. Dijital pazarlamada senin ne yaptığına yönelik ben de senden bir şeyler öğrenmiş oldum. Kendi sohbetlerimizin dışında. Çok güzel ve verimli oldu. Çok teşekkür ediyorum sana tekrardan katıldığın için.
— Ben çok teşekkür ederim. Samimiyet ve şeffaflıkla cevap vermeye çalıştım. Bazı noktaları biraz yuvarlamak durumunda kaldım. Kusura bakmayın.
— Yok yok. Bence olabileceği kadar gayet şey oldu. Her noktaya dokundun. Bugün Arda'yı ağırladık. Arda Mendeş Milliyet'ten. Kendisi çok güzel kendi serüvenini anlattı ve bugün yayıncılık dünyasında dijital pazarlamada aslında nelerin olduğunu, nelerin gerçekleştiğini öğrenmiş olduk. Bir sonraki Sektör Röportajları programımızda görüşmek üzere. Teşekkürler.
— Hey everyone, welcome back to Industry Interviews. This is our 4th episode this week. And I've got a good friend with me. Someone I've known a long time: Arda Mendeş. He's the digital marketing director at Demirören Medya. He'll talk a bit about his career path. Plus something we're all curious about: how does SEO work on news sites? They're one of Turkey's leading publishers. So we get to hear his experience firsthand. Welcome back, Arda.
— Thanks for having me. Hello everyone. First off, thank you for the invitation.
— Thank you, really.
— I feel great and proud to be here today. Let me run through my background real quick.
— I'd love that.
— Back in 2004-2005, I was still in high school. The internet thing started as a hobby. At the end of the day, it turned into our profession.
— That's actually exactly when you and I met.
— Yeah, if I remember right, around 2006-2007.
— Exactly. There's a fun story there. Arda had a forum site. It was basically a forum for people who ran forums. Total inception situation. Arda founded that forum. Back then, everyone building forums picked up something from it. We actually knew each other back then. But we only figured that out much later.
— Yeah, that was its own funny little twist in our lives.
— That could honestly be a whole separate episode.
— Yeah, absolutely. Back in those years I started dabbling online. Then I discovered how much work was out there in this field. I wanted to make it more professional. So in 2008, we started doing e-commerce inside the family company. It's a business from my grandfather. A 70-year-old company. Bringing e-commerce overnight into a 70-year-old, deeply rooted company is rough. Pulling that off in 2008 was even harder. And you can't move fast with it.
— What shape was e-commerce in back in 2008 in Turkey? You were a manufacturer turned e-commerce guy. Could you even build anything then?
— Definitely tough. Actually, just a few weeks ago I found old emails. From 2011, if I remember right. I was still consulting on the side back then. They were emails I'd sent to the owner of an e-commerce platform. My eyes kind of teared up. I'm not an emotional guy at all. But even in 2011, those emails gave me great hints. Where e-commerce was happening, how, in what form. After a stretch at the family company, an opportunity came up in 2011. I consulted for Doğan Online for about six or seven months. Ekolay and all its verticals. Serious operation, big money, a real player. Very clear-cut. I consulted there for a while. It let me experience the media industry and see how content works.
A while after I left, I wanted to focus on my own startup. You remember those days too. I won't go too deep into it, though.
— Somebody must have gotten in your head. Because you gave up on the startup thing.
— Yeah, end of the day. About a year, year and a half later. Right when I was about to start my master's, I got confused. And I came to Ankara. My Ankara adventure actually started with you convincing me. So we could keep going together on Zeo's exciting, dynamic ride.
— But I think that's where we first talked, right? In Ankara? You decided to come to Ankara later. We had you over as a guest first, right? Something like that?
— Sure, sure, you hosted me. Actually it wasn't really hosting. It was a planned, staged, strategic move. You picked me up from the airport. The first place you took me was where I'd feel most at home.
— Exactly right.
— So every condition for convincing me was already set. The setup was complete the moment I said yes. We had a meeting, of course. After that I said yes to joining this excitement, this energy. And we worked together in Ankara for 4 months. Then we came to Istanbul. We also worked together in Istanbul for close to 10 months. During my time at Zeo, there were moments I really enjoyed. Moments that made me genuinely happy. But there were also moments where we all burned out from overworking. That comes with the territory.
— We had a lot of different experiences. While you were there, we moved from Ankara to Istanbul. And we tried remote work as a company for another 4-5 months. It's something that works really well as a culture abroad. We wondered if we could pull it off in Turkey. Being part of that process was a different kind of experience for all of us.
— That process deserves its own story. If we hadn't done it ourselves, and another company had. We'd still want to hear about it.
— Absolutely.
— We were a really big team. The average age back then was around 21, 22, 23. That young, with all the swagger youth brings. Slacking off could have been off the charts. But we genuinely worked from home during our normal business hours. We dropped the requirement to come into the office. It's a great experience. It expands your sense of freedom. It makes you feel more at ease. It helps you focus better. On the flip side, I was the person running this huge, young team. Living that through a manager's lens was a whole other experience.
Our wins as a company sit in their own category. Picking up this kind of experience in a completely different area. While working at Zeo, is something else entirely.
— Doesn't some of that come from being young? You said it yourself. What satisfies people with an average age this low? If you keep putting someone that age into a routine, they'll get bored eventually. We know Gen Y. During that trial-and-error period we picked up some solid wins. We learned some great things too. I think that side of it was a fun ride.
— Absolutely great. That's not up for debate for me. I really enjoyed that stretch too. You know better than anyone how I like to work.
— I'd say you're not an easy person.
— Having that kind of freedom back then was a joy of its own. At the end of the day, we worked together for 13 months. And after 13 months, parting ways is just part of the job. It was a warm split, but a split. I moved from the agency side to the brand side. Here's what would have stung about leaving. If I'd left one agency for another agency, I'd have felt like a hypocrite. But my career plan was exactly this. Go from agency to brand. Get some brand-side experience. And find room to move a little beyond SEO.
— So had you actually planned it?
— So it was obvious I wasn't going to an agency. I really didn't want to.
— I know.
— And after I moved on to Moda Nisa. The day I first walked into Moda Nisa. I could barely imagine what it could give me. But after the second or third month there, it really became a planned path forward. Otherwise I wouldn't have left Moda Nisa either. You know I joined Moda Nisa as SEO Manager. It was really just a six-month deal. It was a small deal at the start.
— If I'm not wrong, was Sami also an old friend from before Moda Nisa? So did you meet there, or was it a connection from an earlier period?
— We had a mutual friend. That's how we met. We'd actually only agreed on a short stint. But when that stint ended. He made it very clear we could do great work together. And he ran a company that size with zero ego. So I decided to stay and keep going. And at the end of the day, Modanisa may not fill the papers today. Nobody goes out and tells their success stories. But in e-commerce, especially modest fashion, they're Turkey's rising star. Just look at the revenue moving inside.
— And not just in Turkey, by the way. They're active in nearby markets too.
— "Nearby" doesn't do it justice. If I remember right, they ship to more than 80 countries now. And delivery time to the US is down to 48 hours. There's a lot of extra stuff like that. Plus fine details I probably shouldn't get into right now.
— But it's fascinating. I'd love to cover that separately.
— Absolutely. Once the cameras are off, we can sit down and chat a bit.
— Then there's a slow shift toward media. There's agency experience. Before that, holding company experience again. Then some e-commerce. Media is exactly the missing piece here.
— Now, before Moda Nisa wrapped up, in my last six months there. They pulled me back a little from SEO. A space opened up where I could see and touch all the marketing channels. Partly to keep media happy, partly so I could help out. And that space went all the way to product. It reached the product side. After touching product too, like you said, a small holding company stint. A short-term holding company stint.
— Well, we can't call it small.
— Then I had agency experience and e-commerce experience. After leaving Moda Nisa, I looked at the offers coming in. I asked myself what was missing for me. And what could actually be a challenge. That side showed me something clear. A 100% media role could open a new path. It could complete my own circle. A new kind of test, if you will. And at the end of the day. I moved to Demirören Medya as digital marketing director. If you're wondering what comes next, I want to retire. But I'm not so sure they'll let me.
— Now, there's also been a career shift for you. Before this, you were a full SEO person. Moving into digital marketing. You're saying the work you did in your last stretch at Moda Nisa prepared you for this. Both psychologically and skill-wise. Suddenly you're out of keywords and into numbers. You own everything in Google Analytics. What did that bring you?
— So like you said, it's a serious shift in responsibility. The most radical change is the scope you own getting bigger. All the teams in that scope land on you. And you end up accountable for one single number at the end of the day. Like you said, once you map out the work on the SEO tarafında. Once you build your roadmap, what you own is clear. What you answer for is clear. On the Demirören Medya side right now, there's a 15-person team reporting to me.
Tracking what that 15-person team does on both the SEO tarafında and social media. Plus my own responsibilities as a person. And on top of that. Total ownership of the number that lands at the end of the day. So life is a little harder. Instead of being as easy and fun as before. I've moved into a more stressful, sit-up-straight position. Am I happy? Yes, I wanted this experience. But the truth is, my life isn't what it was 8 months ago. It's rougher and tougher now.
— Yeah, but isn't that totally natural? You moved to a corporate company. We're talking about a deep-rooted media institution. Before that, we were in an office where we grilled on the terrace at night. There's Moda Nisa in between. But even there you worked with people close enough to call friends and family. Here the headcount is so big already. Look at the closeness you build with each percentage of the team. To hit that same thing there, you'd have to work there for 15 years. The difference is totally natural.
— Yeah, absolutely. And honestly, you nailed it. The people running teams at Demirören Medya right now have been there at least five years. Like you said, building that closeness takes time. Settling in takes time. Breathing like you're one of them takes even more. But like I said when we talked before, I stepped in during a crisis. So I never got that luxury. I landed right in the middle of the work.
— Okay, so you jumped in cold. What about the skill side? Was there a moment where you thought, I've always handled this one thing. Now I'm handling this. I'll never catch up here? Or was it easier because SEO has evolved? We're basically experience optimizers now.
— My first two and a half, three weeks went to just watching. What happens there, how processes run, what people are talking about. Because the success criteria are already clear. Once you know those, the road you take is entirely your call. But finding a shared language takes an adjustment period. It's like a soccer player moving from Italy to Turkey. You have to get used to it. When people talk to you, you need to catch what they actually mean. And the biggest problem there is exactly what you said. First a startup, then Moda Nisa. Places where things are relaxed. Where friendship levels run high. Then you move to a company built on its corporate identity. People's approaches there are totally different. Their perspectives are different too.
Everyone is genuinely great as a human being. But at the end of the day, you're the young outsider. You came in from somewhere else.
— And you hold a good position too.
— You're there as a representative. At that point you had to find a shared language about the work. You also had to understand everything done up to that day. And pull it together a bit. Isn't that the clearest picture after any transfer? If nothing was missing, the transfer wouldn't have happened. And once you're there, you have to fight to close that gap.
— Absolutely. So what does that fight look like? I mean, we roughly know what a digital marketing department does. But my experience is mostly on the e-commerce side. And in media, from what I see, business development chases digital a bit more. On your side, as digital marketing director, which channels do you invest in and how? How do you keep tabs on all that? Outside SEO, what kind of world is in front of you?
— Once I was inside, I knew what to do and how. But going into that job interview, I asked the same questions myself. Let me talk about today, since it's more current. Right now it's a 15-person team. SEO, editors, and social media specialists. As you'd guess, one side supports the SEO tarafını editorially. The other side runs all of Demirören Medya's social accounts.
— And that side is a serious operation, right? You're basically talking to millions of followers there.
— The communication has to be one-way. We don't have the luxury of replying to users. Turkey's news cycle runs hot. A reply in that climate might not be fixable. So we have to step carefully.
— And yeah, representing a brand's voice matters. This brand is over 50 years old. I can see why they wouldn't hand that off so casually. So a one-way communication strategy makes total sense.
— Beyond Milliyet and Gazete Vatan, Demirören Medya owns sub-brands like Skorer, Şampiyon, and Pembe Nar. Their social accounts get managed too. So operationally, the social media team stays really busy. Everything runs systematically here. That's why we can move so comfortably. After I joined Demirören Medya, we also got into performance marketing. People kept asking how performance marketing works at a media company.
— Right, so what even counts as a conversion? What are you targeting? What are you actually trying to optimize?
— At this point, we keep the unit cost at a minimum. That minimum is a target set in a meeting our general manager attended too. It means campaigns we run using Google AdWords and Facebook Ads. And if needed, we jump to some third party as well. These campaigns can be routine ones. They can also be campaigns that cover just 36 hours. And honestly, that's the most exciting part for me. It happened recently, so let me give you a live example. On New Year's Eve, we had an unfortunate incident.
I'll set the Reina attack aside. On New Year's Eve, we knew one thing very well from the previous year's data. From 9 PM on Saturday, December 31, until 7 PM on Sunday. There would be a huge spike in Milli Piyango searches. And this was a trend that wouldn't even last 24 hours. At this point, our SEO editorial team was already standing by. But we didn't want to lean only on the organic side. We didn't want to trust top stories alone and run it one-sided. So we set aside our approved budget just for that night and morning. We built a special campaign on the Google AdWords side.
So what did we do?
— And of course we're talking about a keyword with zero competition. Or do we actually know that?
— There was competition. Licensed online resellers could sell tickets too. So on some keywords we clashed all the way down to the draw results. But that needed to happen. It turned out better. We made our investment there. And we optimized as if real competitors existed. That way our hand would be stronger. At that point we started prepping weeks ahead to serve Milli Piyango results. Let the campaign settle. Let's optimize the keywords. For a campaign like this we added more than 3,000 keywords. We pushed over 1,000 of them to the negative side. Then we ran every optimization we could for maximum efficiency.
And on the Google side, Milli Piyango sits a bit in the black-hat zone. The algorithms think gambling is involved. So we were also trying not to get flagged.
— That worry is in the mix too.
— Yeah. And honestly, we worked around that worry by being careful in our ad copy. We talked it through together. That night, we really did pull it off. My team and I were at the office. We stayed from 7 PM until 2 AM.
— Are you serious?
— Yes.
— That was totally unexpected. I was so surprised for you. I know you well. Awesome.
— I surprised myself. No wonder you're surprised. We were there from 7 to 2. But it paid off. Here's how. SEO tarafı took a huge slice of the organic pie. And paid was 100% ours that night. Nobody else was bidding. At the end of the day. Demirören Medya captured 85 to 90% of that night's total search volume. Pulling that much traffic overnight puts January in a great spot from day one.
— It was a better start.
— We got the prep done. At the end of the day, this campaign does three things. It kicks January off strong. It shuts your competitor out of this market 100%. And it sends a good signal that this work can be done in Turkey. That's the part I'm happy about.
— Yes, because you can't think of publishing as a Turkey-only thing. Globally too, you're a channel that makes money off PageViews. So paying per visit doesn't really add up. Especially on an expensive channel like Google. And indirectly, we're talking about a channel selling those bits as dollars. That turned out to be a great campaign. It's a real case you can talk about.
— Let me add some context on that. And yeah, you're right. We run this on a platform where click costs are relatively high. So in a way, I'm paying for the impressions I sell.
— Exactly.
— But we work closely with the ad team. So we also factor in the revenue from the PVs those users generate.
— That's your conversion at the end of the day, right? Your cost there is higher. But you have to buy that cost low enough. AdWords doesn't need to turn a profit off Uber. It just needs to balance out. Then at least you're winning on traffic.
— Absolutely. Yeah. Being able to balance that is fun. And credit goes to the ad team here. They can pull that data and reshape it into whatever format we need. That makes our job a lot easier.
— Nice. We covered pay-per-click, social, a lot of digital with you. But everyone waiting on the line right now probably wants some SEO talk too. News sites in Turkey don't exactly have a great reputation on the SEO tarafında. We know that. As a media company, what would you say about the industry here? Do you think it's really that dependent on SEO?
— I wouldn't want to sound like I'm judging the whole industry. But if I round up my eight months here, it runs on its own track. It's separate from the processes we know. Traffic from what Google calls Top Stories is very valuable.
— That trio above the homepage on desktop.
— We're talking about that. We're also talking about the dark page shown on mobile. If you're there, it means you're in SEO for the media sector. And you're doing SEO. If you're not there, or performance dips a little, alarms go off. Something's wrong. So our whole idea of setting a strategy and picking a road to get there fades a bit in media. At that point, the road is all about high performance in top stories. And you're right about what you said. As an end consumer, I'm also against those little games. Media players do clickbait just to squeeze out a bit more traffic.
But at the end of the day, media has one clear KPI. Get more people in the door. So this is a strategic decision. And that decision sits way above me and above my bosses. At that point, we balance our days by publishing without going into the overhyped part. We answer as many questions as we possibly can. And that's more or less the same line for every media player out there.
— At the end of the day, you're a digital marketing director. You have to hit the target they set for you. And on the SEO tarafında, you're talking about volume too big to ignore. Here's the funny part. Every competitor is pulling volume from there. Turning your back on it takes a radical call. That's really hard. The whole industry's moving that way.
— Absolutely. Like you said, it's a radical, strategic call. To make it, you have to say this. I'm changing my publishing policy. My whole approach to news changes too. From here on, volume doesn't matter. I'm focusing on quality.
— That's above your pay grade.
— Things go in a very different direction.
— Exactly. I get exactly what you mean. So if you're chasing that goal, you're probably already doing something about it. In all your SEO experience, we've worked together on plenty of news sites. But we never did SEO for NEOS. With our own principles playing a part, sure. But what do you do internally to smooth these processes out? Is there anything extra you do with editors, or in your relationship with Google?
— At this point, like you said, managing relationships well is the most critical part. I'm very lucky. My team is great, full of really experienced people. Our deputy general coordinator is very experienced too. He's a name who has genuinely come up through the trenches in this field. Getting to lean on that experience makes me lucky. Editors already know exactly what they need to do. There's no added value I can bring them on the editorial side. I make the technical side tidier and cleaner. I hand Google a format we can serve more easily. On the other end, we clean up small errors. We try to move forward on shared experience.
My editorial team is great. Once the technical side enters the picture and we get it in order. Things visibly get better. They turn into areas we can use more actively and positively. On that note, the work I enjoyed most in these 8 months was different. It was bringing a really healthy measurement system to Demirören Medya. That measurement system is actually an internal tool. Building it took a dedicated project. What we got out of it was our performance on the Google News side. And with a forecasting method, we can even measure our stakeholders' performance now.
It was a really fun, really sweet project. But I can't get into the details right now.
— But I get you completely. There's a job where the dynamics are already clear. You just produce content. And content is the only way to move it forward. But building a system that gives constant feedback to the writers? One that keeps your visibility in check all the time? Not just running one search and hitting enter once. That's a beautiful thing. You've always chased stuff like this. On the SEO tarafında, in modern days too. Where can we drop a little tech into this? I don't know, maybe there's a developer stuck inside you. But I always think: if a product topic came up, Arda would build something.
— There's no developer hiding inside me. Honestly, I have to give you your due here. Back when we worked together, we were obsessed with productivity. We put in the effort to save our own time. We wanted to make the work easier and push it a step ahead. And while carving out those small pockets of time from measurement. From daily operations, from the work itself. Our brains just grew in this direction. Having worked together is a piece of luck. I mean that sincerely.
— Oh, please. That's a beautiful closing line. Thank you so much. I'll give credit where credit is due, right back to you. It's just consensus. When good people come together, good things always follow. Thanks so much, Arda. I think we got answers on a lot of the things on our minds. I can say this on behalf of the community too. At least the question marks on the NEOS side. I learned a few things from you about what you do in digital marketing. Outside of our own chats. It was great and really productive.
Thank you so much again for joining us.
— Thank you. I tried to answer with honesty and transparency. I had to keep a few points vague. Sorry about that.
— No, no. I think it went about as well as it could. You touched on every point. Today we hosted Arda. Arda Mendeş from Milliyet. He told his own story really well. And today we learned what's actually happening in digital marketing in the publishing world. See you at our next Industry Interviews episode. Thanks.
This transcript was generated using AI speech recognition and verified against subtitle style rules.