— Sektör röportajları programından merhabalar. Bugün yanımda Ziya Özer var; kendisi Güney Asya bölgesinde bir e-ticaret şirketinde çalışıyor. Daha önceden Türkiye'de de bir ajansta yaklaşık 2 yıl civarı bir sürede çalışmıştı. Sektörde tanıdığım, gerçekten bilgi ve tecrübesine güvendiğim isimlerden birisi. Hoş geldin Ziya, programımıza.
— Hoş bulduk, teşekkürler.
— Hayırlı olsun öncelikle. Gerçi çok "hayırlı olsun" denecek kadar da bir zaman olmadı; 1 yılı doldurdun mu Güney Asya'da?
— 1 yıl daha dolmadı, 9 ayım geçti orada.
— Harika.
— Ama oradaki 9 ay, hani buradaki insanın, burada yaşamış olan insanın bakış açısını değiştirmeye yetecek kadar geniş bir süre aslında.
— İlk iş deneyimin yurt dışındaki, değil mi?
— Yurt dışında benim ilk tecrübem. Daha önce her ne kadar insanlar yurt dışına çıkmış olsa da, çalışma açısından gittiğin zaman oranın hayatına tabi olmak, oradaki şirketlerle çalışmak, insanlarla muhatap olmak çok daha farklı şeyler getiriyor insana; daha farklı tecrübeler kazandırıyor.
— Güney Asya deyince herkesin aklında bir önce "acaba nasıl bir dil bariyeri var?" Çünkü hani Türkiye'den esiyorlar çıkınca işte cepheyi ya İlyas gibi Amerika'ya döndürüyorlar ya işte Londra, İngiltere, o civarlarda işler düşünüyorlar. Çünkü dil bariyeri bizim işimizde çok önemli bir problem. Güney Asya'da sen hangi ülkede çalışıyorsun ve oradaki demografik durum nasıl?
— Güney Asya deyince, hani birçok Türk insanın aklında muhtemelen tam olarak hangi ülkeler olduğu canlanmıyordur.
— Kesinlikle.
— Biz burada hani bazı ülkelerin isimlerini biliyoruz ama tam olarak orada nerede olduğunu bilmiyoruz. Güneydoğu Asya bölgesi dediğimiz zaman, bunları kapsayan ülkeler Endonezya, Malezya, Singapur, Tayland, Vietnam, Laos, Filipinler gibi ülkeler oluyor; bu civardaki ülkeler. Buna Avustralya, Yeni Zelanda dahil aslında. Bu bölgedeki ülkelerin birbirinden farklı karakteristik özellikleri var aslında. Bunların birçoğu zamanında İngiliz veya Portekiz gibi Avrupa ülkelerinin sömürgesi halinde yaşamış bir süre. Dolayısıyla batıdan gelmiş bir kültürleriyle beraber kendi yerel kültürleri de var. Bu ülkelerin birçoğunda hani İngilizce konuşmak normal karşılanırken, bir kısmında baskın olarak yerel dil konuşuluyor. Örnek olarak Filipinler'de, Singapur'da ve Malezya'da sadece İngilizce diliyle çok rahat bir şekilde insanlar iş bulabilme imkânına sahip.
Ancak Tayland'a giderseniz, Endonezya'ya giderseniz, oranın yerel dilini de bilmeniz gerekiyor bir yandan. İngilizce dil üzerine sadece iş yapan şirketler olduğu gibi, ulusal şirketler, uluslararası şirketler orada ofis açıp o bölgeye hitap ettiklerinde yine ofislerinde İngilizce dili konuşulurken, eğer yere hitap edecekseniz mutlaka yerel dili bilmeniz gerekiyor oralarda.
— Peki senin şu anda çalıştığın e-ticaret operasyonu içerisinde en basitinden Search Query'ler üzerinden gidelim. Sen oranın SEO optimizasyonundan aslında sorumlu olan bir pozisyondasın. Burada yabancı dil zaten İngilizce'de bir problem yaşamadığına eminim ama diğer dillerden gelen query'lerle İngilizce arasında nasıl bir dağılım var?
— Şöyle söyleyeyim: Benim yaşadığım ülke olan Malezya, çalıştığım ülke olan Malezya'da 3 tane dil kullanılıyor aslında. İnternet aramalarında en çok ağırlıklı kullanılan dil İngilizce, ondan sonrasında Çince ve Malayca geliyor. İngilizcenin bu kadar yüksek olmasında asıl etken, internet dilinin daha İngilizceye ağırlıklı olması; internet kullanan nüfusun İngilizce zaten bilgi seviyesinin daha yüksek olması. Dolayısıyla bizim satışlarımız vs. daha çok bu kitle üzerine gerçekleşiyor aslında.
— Yani bahsettiğin aslında Çince ve Malayca biraz daha kırsal bölgelerde konuşulan bir dil.
— Çince yine hani şehirdeki insanlar tarafından da konuşuluyor ama Çince bilen herkes yine İngilizce de biliyor. İnternetten bir şey almak istediklerinde, gitmek istedikleri özellikle bir Çinli site yoksa eğer, İngilizce aramalarını yapıyorlar.
— Harika. Peki asıl biraz da işin teknik tarafına da işi çekeceğim. Çünkü çalıştığın bölge gerçekten çok niş ve birçok insanın da merak ettiği bir bölge. O yüzden kültürel özellikleri öncelikle öğrenmek istedim. Peki zaten bir ajansdan e-ticarete geçiş senin için farklı bir deneyim olmuştur ama bu deneyimin yanına bir de bambaşka bir ülkede, bambaşka bir kültürde yaşamak gibi bir şansı da ekledin. Oradaki SEO operasyonları şu an nasıl yürüyor? Biraz belki içten bilgi verebilirsin bize.
— Benim çalıştığım şirket hani Avrupa kökenli bir şirket aslında. Oradaki insanlar tarafından kurulmuş, ancak daha sonrasında yerelleştirmelere maruz kalmış. Çalışma kültürü bakımından örnek olarak, bir Avrupa, bir Amerika şirketi gibi değil; daha çok oradaki bir şirketi andırıyor. Hani bizdeki gibi mesela biraz daha işe biraz muhabbet gay katma olayları o bakımdan olsun. Kaytarmaya geldiği zaman hani "nereden bu işi kaçarım, nereye başkasını kitlerim" kafası olsun, o bakımdan bize benziyorlar. O bakımdan Avrupalı veya Amerikalı gibi değiller örnek olarak.
— Asya kültürünü taşıyoruz yani ortak olarak.
— O konuda bir ortak yanımız var, doğru söylüyorsun. Bunun dışında ama bir e-ticaret sitesi olarak buradaki sitelerden çok da farklı bir yapısı olduğunu düşünmüyorum. Genel olarak kalite seviyesi olarak örnek olarak, hani buradaki sitelerin bir gelişmişliği, bir hakimiyeti orada aynı şekilde geçerli değil. Örnek olarak bir ürün satın aldığınızda, siz burada bir kargo firmasıyla profesyonel olarak takip edebiliyorsunuz ki bu ürünü. Orada size ürünleriniz ulaşıyor, ondan sonra 3 gün sonra mail alıyorsunuz, "kargonuz yola çıkmıştır" diye mesela.
— O sürecin içerisinde ne olduğunu takip edemiyorum bile.
— Yani buradaki kadar şey değil. Hani adapte olmuş değil birçok firma. Bir kargo firmasının siz şubesine gidip "ben hani şubeye gelsin" diyemiyorsunuz veya bir satın alma yaptığınız zaman sıkıntılar yaşayabiliyorsunuz. Bu, o bölgenin gelişmişliğinin bu seviyede olmamasından kaynaklanıyor biraz.
— Peki web sitelerinin kullandığı teknolojilerde de bu durum aynı şekilde mi?
— Teknoloji bakımından, hani yazılımcıların bakımından mesela, teknik altyapı bakımından imkansızlık veya bir hani bulunamazlık gibi bir şey söz konusu değil aslında. Orada da güzel yazılımcılar, kaliteli yazılımcılar, yurt dışından gelen çok fazla çalışan var orada. Ancak hani bu teknolojileri kullanma, bir yönlendirme, değerlendirme bakımından eksik kalabiliyorlar. Örnek olarak hani bir orada bilinir bir e-ticaret sitesi, bilinir bir web sitesi, bir SEO yöneticisi iş almak istediğinde, bu pozisyonu doldurması 1 yılı bulabiliyor neredeyse. Çünkü bu kalifiyede eleman bulma ihtiyacı konusunda büyük sıkıntı çekiyorlar.
— Türkiye'de de biz bu konuda gerçekten hani problem yaşıyoruz ve birçok ajans aslında kendi içindeki eğitim programlarıyla bunu çözüyor ama burada bahsettiğin hani bir markanın 1 senede bu yeteneğe ulaşamaması gerçekten büyük bir problem. O zaman senin gibi oraya yurt dışından gelmiş danışmanlarla da karşılaşıyorsundur.
— Türkiye'de biz hani insan ya da yurt dışından gelmiş çalışan insanlarla çok karşılaşmak bizim için yabancı bir şey aslında. Bir Avrupa'dan gelmiş birisi olsun, bir Amerika'dan gelmiş birisi olsun, bizim için sıra dışı bir şey halinde.
— Evet, kesinlikle.
— O bölgedeki nüfusta, hani bu ülke çok fark etmeksizin, o bölgedeki herhangi bir ülkede yurt dışından gelmiş bir çalışanla karşılaşmak, onlarla beraber aynı ortamda bulunmak çok normal. Hani benim çalıştığım şirkette çalışan sayısının neredeyse %10'u ülke dışından gelmiş insanlar tarafından oluşturuluyor. Bunun hani Türkiye'ye uyarladığınız zaman böyle bir şirket bulunmuyor Türkiye'de.
— Çok ilginç gerçekten. Yani bu birazcık da çoklu kültür durumunu sonuna kadar iş dünyasında da yaşıyorsun.
— Daha önce görüştüğüm birkaç şirkette ben hani çalışan çeşitliliği miktarını sormuştum. Bir tanesi "16 farklı ülkeden çalışanımız var" demişti. Ve bu hani şirketin çalışan sayısı 50'den de fazla değildi mesela.
— Çok ilginç. Yani şey, bu çeşitliliği şu anda Türkiye'de bir şirkette kolay kolay hayal edemiyorum ve 50'nin altında bir çalışan, 16'sı da farklı ülkeden çok çok çarpıcı.
— Bu size hani farklı bir know-how kazandırıyor. Siz bir iş yapmak istediğiniz zaman herkes kendi ülkesinden bir case sunuyor. "Biz onu böyle yapıyorduk, bizim ülkemizde böyle bir şey denemiştik, işe yaramıştı" gibi şeyler, hani fikirler çıkması konusunda size çok yardımcı, faydası bulunuyor.
— Harika.
— Bunların hepsi oraya uygulanabilir şeyler değil. Bunların hepsinin bir kısmının yerel özellikleri olduğu için siz hepsini tatbik edemiyorsunuz orada belki. Ama bu çeşitlilik sizin know-how'ınızı çok geliştiren, çok hızlı bir şekilde katkı sağlayan bir şey.
— Çok güzel. Belki şeyi sorabilirim: Hani pazarlar arasında en çok farkı gördüğümüz taraf link inşası. Son sorum da bu olsun. Link inşası tarafında sence birkaç örnek seninle daha önceden tartışma fırsatımız olmuştu ama Türkiye'de link inşasının nasıl yapıldığını biliyorsun. Zaten bu işin merkezinde çalıştın ama öte yandan yurt dışında da aynı şekilde bir e-ticaret şirketinde çalışıyorsun. Link inşası sence o pazarlarda Türkiye'ye farklı olarak nasıl ilerliyor?
— Türkiye'den farklı ilerlemiyor aslında. Türkiye'den daha kötü bir şekilde ilerliyor da diyebiliriz belki. Örnek olarak Filipinler, Singapur, Malezya; bu ülkelerin temel dili İngilizce internet konusunda. O yüzden Google'ın yaptığı, İngilizce dil üzerinde yaptığı algoritma geliştirmelerinin o bu ülkeleri, bu pazarları çok çabuk etkilemesini ve hani aynı şekilde kalitelileştirilmesini beklerken, bu bir gerçek değil aslında. Orada da hani link satın alması, işte LinkedIn'e röportaj vermeleri, bloggerlara işte ürün tanıtımı için yazıp para verilmesi veya ürün gönderilmesi, kupon verilmesi karşılığında link alınması, bunların hatta çok bilinçsizce yapılıyor olması, çok rahat bir şekilde insanların gözüne soka soka yapıyor olmaları gerçekten benim için çok rahatsız edici bir durum aslında.
— Türkiye'de bu kadar alenen ilerlemiyor aslında bu iş diyebilirsin.
— Türkiye'de insanlar daha temkinli, piyasa birbirini daha çok tanıyor. Bunun tehlikelerinin farkında olan insanlar varken, orada insanlar bu tehlikenin farkında olanlar dahi bunu göz ardı edebiliyor çok rahat bir şekilde. Bunu görmezden gelip "herkes yapıyor, biz de yapalım, link alalım, oradan da alalım, buna da para verelim" diye ilerlenebiliyor. Bu hani Türkçe daha özgün bir dil, Türkçe daha sıra dışı bir dil. Ben doğrusu oradaki dillerin Google tarafından daha kolay güncellenebilir olacağını varsayarken, bununla karşılaşmadım aslında. Orada birçok Google'ın özelliği dahi kullanıma açık değil.
Örnek olarak bir Google Trends'e girdiğiniz zaman buradaki kadar detayı siz orada göremeyebiliyorsunuz. Halbuki biz de İngilizce dilini kullanıyoruz orada ağırlıklı olarak.
— Evet. Burada aslında gerçekten hani farklı bir deneyim yaşamışsın ve link inşasındaki farklılığı öğrenmek benim için çok önemliydi. Çünkü çok gelişmiş marketlerde, Almanya, İngiltere gibi de birçok arkadaşımla konuştuğumda benzer feedback'ler alıyorum. Tahmin ediyorum birazcık bazı konularda SEO dünyası birlikte hareket ediyor. Türkiye tarafında da aslında anlattıklarından eminim. Belki bizdeki işleyiş birazcık daha sistemine uyduruluyor ama burada biraz daha açık bir yapı olduğunu görüyoruz.
— Burada en azından Türkiye'de şunu söyleyebiliyorsun: Bir siteyi şikayet ettiğin zaman veya sadece sen değil, birçok farklı kişi şikayet ettiği zaman, bunun zaman içerisinde bir aksiyonunu, bir sonucunu görebiliyorsun. Bununla karşılaşabiliyorsunuz. Ben doğrusu hani 9 aydır çalışma sürem boyunca orada herhangi bir sitenin ceza aldığını, belli bir sırasının düşürüldüğünü, bir şekilde bir sonucuna denk geldiğini görmedim henüz.
— Bence güzel bir insight oldu. Pazar hakkındaki birçok bilgiye sahip olduk. Teknik tarafta nasıl ilerliyorlar, içerik üretimi ve hakeza link inşası tarafında. Bu manada Güney Asya benim gerçekten çok merak ettiğim bir pazardı ve Türk SEO yeteneklerine de daha önceden kapısını açmış ve açan da bir market. Burada çalışmak isteyen Türkler olursa nasıl bir yol izlemeliler genel olarak? Belki bundan bahsedebiliriz ve.
— Yurt dışında hani iş bulma konusunda sizin internet sitelerinden yaptığınız başvurular aslında çoğu zaman göz ardı ediliyor benim kanımca. Dolayısıyla buradaki doğru kişilerle uğraşmak daha kritik öneme sahip. Oradaki insanlara sizin ne bildiğinizi göstermeniz, bir case study olsun, bir audit olsun, onları ikna edebilecek ortaya konmuş bir ürün, bir case, bir çalışma örneği çok daha etkili oluyor mutlaka. Bu kişilere doğrudan ulaşmak, internet sitelerine aracılığıyla başvurmaktan kesinlikle çok daha etkili.
— Birçok markette de aslında bu durum geçerli.
— Kesinlikle.
— Bu strateji de sanıyorum faydalı olacaktır o bölgede çalışanlar için.
— Türkiye'de hani insanlar az çok birbirini tanıyorlar, şirketleri biliyorlar. Siz burada ne kadar büyük bir şirkette çalışıyor olursanız olun, yurt dışına siz başvuru yaptığınızda çoğu kişi o şirketlerin, firmaların isimlerini duymamış olabiliyor olacaklar. Dolayısıyla kendinizi göstermenizin, hani bir ispatlamanızın, bunu açıklamanın önemi çok artıyor.
— Çok teşekkür ederim Ziya.
— Ben teşekkür ederim.
— Çok kapsamlı bir şekilde pazarla ilgili verileri birlikte tartışma fırsatı bulduk. Bir sonraki programımız için umarım seni tekrardan Türkiye'de bulursak ağırlamak çok isterim. İzindeki değerli vaktini ayırdığın için de ayrıca çok teşekkür ederim.
— Ben teşekkür ederim.
— Bugün Ziya'yı ağırladık. Ziya Özel, Güney Asya'daki tecrübelerini bize anlattı. Bir sonraki programımızda tekrardan görüşmek üzere.
— Hey everyone, welcome to Industry Interviews. Today I'm joined by Ziya Özer. He works at an e-commerce company in South Asia. Before that, he spent about two years at an agency in Turkey. He's one of the people in this industry whose knowledge and experience I really trust. Welcome to the show, Ziya.
— Thanks for having me.
— Congrats on the new gig, first of all. Though maybe it's not that new anymore. Have you hit a year in South Asia yet?
— Not quite a year yet. I've been there nine months.
— Awesome.
— But nine months over there is actually plenty. It's long enough to shift how you see things. Especially if you grew up here.
— That was your first job abroad, right?
— It was my first experience abroad. Sure, people travel overseas all the time. But going there to work is different. You're living their daily life. You're working with their companies. You're dealing with their people. That gives you something else entirely. A whole different kind of experience.
— When you say South Asia, everyone's first thought is the language barrier. What's it like? Because when people leave Turkey, they usually look west. Either the US, like Ilyas did. Or London, the UK, somewhere around there. The language barrier is a big problem in our line of work. Which country in South Asia do you work in? And what's the demographic situation there?
— When you say South Asia, most Turkish people probably can't picture which countries that covers.
— Absolutely.
— We know some of the country names here. But we don't know exactly where they are. When we say the Southeast Asia region, it covers countries like Indonesia, Malaysia. Singapore, Thailand, Vietnam, Laos, and the Philippines. Countries in that area. Australia and New Zealand are part of it too, really. The countries in this region all have their own distinct characteristics. Many of them spent time as colonies of European powers like Britain or Portugal. So they carry a culture that came from the West. And they have their own local cultures alongside it.
In a lot of these countries, speaking English is totally normal. In others, the local language dominates. Take the Philippines, Singapore, and Malaysia. People can land jobs there with English alone. No problem at all. But go to Thailand or Indonesia. There you need the local language too. Some companies operate purely in English. National and international companies open offices there to serve the region. Inside those offices, English is the working language. But if you want to reach local people, you have to know the local language.
— So let's start simple with your e-commerce operation. Let's look at search queries. You're in a role that owns SEO optimization there. I'm sure English isn't a problem for you. But how do queries break down between English and the other languages?
— Let me put it this way. Malaysia, where I live and work, actually uses three languages. English is the most common language in online searches. Chinese comes next, then Malay. Why is English so high? The language of the internet leans English. And the online population already has stronger English skills. So our sales and everything else happen mostly with that audience.
— So what you're describing is Chinese and Malay. Those get spoken more in rural areas.
— Chinese is spoken by city people too. But everyone who speaks Chinese also speaks English. When they want to buy something online, they search in English. Unless there's a specific Chinese site they're headed to.
— Great. Let me pull this toward the technical side now. Your region is really niche. A lot of people are curious about it. That's why I wanted to cover the cultural stuff first. Moving from an agency to e-commerce was already a big shift for you. But you added something else on top of that. You got to live in a whole different country, a whole different culture. How do SEO operations run over there right now? Maybe give us some inside info.
— The company I work for is European in origin. It was founded by people from there. But it got localized over time. Take the work culture, for example. It doesn't feel like a European or American company. It feels much more like a local one. Like with us, they mix a little chit-chat into the work. Same vibe there. And when it's time to slack off, it's "how do I dodge this? Who can I pin it on?" That's how they're like us. So they're not like Europeans or Americans, for example.
— We share the Asian culture, basically.
— We do have that in common. You're right. But beyond that, as an e-commerce site. I don't think the structure is very different from sites here. In terms of overall quality level, for example, the sites here have a certain maturity. A certain command of the craft. That doesn't hold there the same way. For example, when you buy a product here. You can track it professionally with a shipping company. Over there, the product just shows up. Then three days later you get an email. "Your package has shipped," it says.
— I can't even track what's happening during that whole process.
— It's not as developed as it is here. A lot of companies just haven't adapted. You can't walk into a shipping company's branch and say "send it to the branch." Or you might hit problems when you buy something. That's partly because the region isn't developed to that level yet.
— What about the tech that websites use? Is it the same story there?
— On the tech side, with developers, with technical infrastructure? There's really no shortage there. It's not like you can't find people. There are good developers, quality developers. Plus a lot of workers coming in from abroad. But they can fall short on actually using these technologies. On direction and evaluation. Take a well-known e-commerce site there. A well-known website. When they want to hire an SEO manager, filling that role can take almost a year. Because finding people at that skill level is a huge struggle for them.
— We really struggle with this in Turkey too. A lot of agencies solve it with in-house training programs. But what you said is a real problem. A brand can't build that skill in a year. So you must run into consultants like you who came from abroad.
— In Turkey, running into people who came from abroad is pretty foreign to us. Someone from Europe, someone from America. It's unusual for us.
— Yeah, absolutely.
— In that region, the country barely matters. Meeting a coworker who came from abroad is totally normal. Working side by side with them is normal too. At my company, nearly 10% of the staff came from outside the country. Try to apply that to Turkey. There's no company like that here.
— Really interesting. So you get the full multicultural thing at work too.
— I asked a few companies about employee diversity before. One said. "We have people from 16 different countries." And that company had maybe 50 employees. Tops.
— Wild. I can't easily picture that diversity at a company in Turkey right now. Under 50 people, 16 of them from other countries. That's striking.
— That gives you a different kind of know-how. When you take on a project, everyone brings a case from their own country. Stuff like, "We did it this way. We tried that back home and it worked." It really helps with generating ideas.
— Awesome.
— Not all of it applies over there. Some of these things are local by nature. So you can't put every single one into practice. But that variety really builds up your know-how. It adds value fast.
— Nice. Let me ask one more thing. Link building is where we see the biggest gap between markets. This'll be my last question. We've talked about a few examples before. You know how link building works in Turkey. You worked right at the center of it. But now you're also at an e-commerce company abroad. How does link building run in those markets? What's different from Turkey?
— Honestly, it's not different from Turkey. You could even say it's worse. Take the Philippines, Singapore, Malaysia. English is the base language online in those countries. So you'd expect Google's English-language algorithm updates to hit those markets fast. You'd expect quality to rise the same way. That's not what happens. They buy links there too. They do LinkedIn interviews. They pay bloggers to write product posts. They send free products or coupons in exchange for links. And a lot of it is done with zero awareness. People do it right out in the open, right in your face. Honestly, that part really bothers me.
— You could say it doesn't happen that openly in Turkey.
— People in Turkey are more cautious. The market is tighter-knit. Everyone knows everyone. Some people here understand the risks. Over there, even the ones who know the risks brush them off. They ignore it completely. The thinking is "everyone's doing it. So let's do it too." Grab a link here, grab one there. Pay for this one. And on it goes. Turkish is a more unique language. It's more unusual. I assumed Google could update those other languages more easily. That's not what I found, though. A lot of Google features aren't even available over there.
Take Google Trends. You can't see the same level of detail there. And we're mostly working in English over there.
— Yes. You've really had a different experience. Learning how link building differs mattered a lot to me. Because I hear similar feedback from friends in advanced markets. Germany, the UK, places like that. I'm guessing the SEO world moves together on some things. I'm sure that's true in Turkey too, from what you said. Maybe our process bends a bit more to the system. But here we see a more open structure.
— Here, at least in Turkey, you can say this. When you report a site, or not just you. When a lot of different people report it. You can see an action over time. You can see a result. You run into it. Honestly, in my nine months working there, I haven't seen it. No site getting penalized. No rankings getting dropped. I haven't come across any kind of result yet.
— I think this was a great insight. We got a lot of info about the market. How they handle the technical side. Content production, and link building too. South Asia was a market I was really curious about. And it's opened its doors to Turkish SEO talent before. It still does. So if Turks want to work there, what path should they take? Generally speaking. Maybe we can talk about that.
— When you're job hunting abroad, applications through company websites mostly get ignored. That's my take. So dealing with the right people directly matters way more. Show those people what you know. A case study. An audit. Something concrete that convinces them. A real work sample is always way more effective. Reaching these people directly beats applying through websites. Every time.
— This holds true in a lot of markets, actually.
— Absolutely.
— I think that strategy helps a lot. Especially for folks working in that region.
— In Turkey, people more or less know each other. They know the companies. But no matter how big the company you work for here is. When you apply abroad, most people won't have heard of those company names. So showing what you can do matters a lot more. Proving it. Explaining it.
— Thank you so much, Ziya.
— Thank you.
— We got to dig into the market data together in real depth. I hope we find you in Turkey again for our next episode. I'd love to host you. And thanks for giving up your vacation time for this.
— Thank you.
— Today we hosted Ziya. Ziya Özel walked us through his experience in South Asia. See you again on the next episode.
This transcript was generated using AI speech recognition and verified against subtitle style rules.