Anahtar Kelime Analizi: Büyük Verinin Anlamlandırılması

Büyük hacimli arama verilerini ve anahtar kelime kümelerini stratejik içgörülere dönüştürme yöntemleri.

Konuşmacılar: Ozan Ketenci

İçerik yazarı

Author
Ozan KetenciiçindeSEO on Board

15 Haz 2017

Video Transkripti

⏱ 9 dk okuma• 1.493 kelime

Konuşma metnini inceleyin veya dil değiştirin

Merhaba Zeo takipçileri. Bugün size anahtar kelime analizinde nasıl gruplandırma yapabileceğimizi ve büyük anahtar kelime listelerimizi nasıl daha kullanılabilir hale getirebileceğimizi anlatmak istiyorum. Öncelikle büyük bir anahtar kelime listesini nasıl elde edebiliriz, bir buna bakalım. Benim kullandığım yöntemler, şurada gösterdiğim gibi, ilk olarak Search Console verilerinden faydalanıyorum. Çünkü Search Console'da biz optimizasyon yapalım ya da yapmayalım, halihazırda listelendiğimiz, performans gösterdiğimiz kelimeleri bulabiliyoruz ve bunların daha da iyisi konumlarını, gösterimlerini, tıklanma oranlarını inceleyebiliyoruz. Buna ek olarak, iş organik trafiğe geldiğinde, sizin de bildiğiniz gibi, en önemli şey rakiplerimiz ne yapmış, bunu incelemek. Çünkü sonuçta birinci sırada çıkmak istiyorsak, önce birinci sıradaki ne yapmış, onu bilmemiz gerekiyor. O yüzden Semrush ve Search Metrics kullanarak rakiplerimizin listelendiği kelimelere ve biz bu kelimelerde ne yapıyoruz, hangilerinde listelenmiyoruz, hangilerinde kötü performans, iyi performans gösteriyoruz, bunları anlamaya çalışıyorum.

Son olarak da, tüm bu ilk iki aşamayı hallettikten sonra, artık yeni kelimeler ne kullanabilirim, yani bende olmayan, henüz listeme girmemiş olan daha farklı kelime fikirleri ne olabilir, Keyword Planner, Ubersuggest, Term Explorer gibi araçları kullanarak da bu kelimeleri elde ediyorum. Tabii ki bu listelerin hepsini, yani şunların hepsini yaptığımızda, elimizde epey geniş bir kelime listesi oluyor ve bazen 10.000 kelimelik, 15.000 kelimelik, sitenizin büyüklüğüne göre inanılmaz bir Excel dosyası çıkabiliyor size. Bu dosyayı kullanmak, anlamlandırmak oldukça zor olabiliyor. Bunu daha kullanılabilir hale getirmek için öncelikle gruplandırmamız gerekiyor. Bu gruplandırmayı yaparken de, şurada yine turuncuyla gösterdiğim adımları izliyorum ben. Öncelikle arama hacimlerine bakıyorum.

Bu arama hacimleri, daha küçük içerik siteleri için mesela 50-100 arama hacimleri çok önemli olabilirken, daha büyük siteler için 50-100 aralığındaki ya da bazen 2.000'in altındaki, 1.000'in altındaki arama hacimlerine optimizasyon yapmak birazcık gereksiz ya da ekstra bir iş yükü çıkarıyor. O yüzden burada sizin kendi sitenizin büyüklüğüne göre, arama hacimlerine göre bir filtreleme yapabilirsiniz ilk olarak. Bunun yanında yüksek dönüşümlü kelimeleri arayabilirsiniz. Mesela short tail mı hedefleyeceksiniz, yoksa long tail mı hedefleyeceksiniz? Çünkü short tail'de bildiğiniz gibi rekabet çok yüksek, arama hacimleri çok yüksek, evet ama rekabet de çok yüksek ve çok büyük rakipleriniz olabilir orada. Yine sitenizin büyüklüğüne göre ya da konunuzu daha spesifik seçmek istiyorsanız, long tail kelimelere hedeflemeyi tercih edebilirsiniz.

Üçüncü olarak, Google bildiğiniz gibi artık semantik algoritmaya oldukça önem veriyor. Ben de burada semantik gruplama yapabilmesi adına, henüz şu an Türkiye'de çok iyi çalışan bir tool olmadığı için bununla ilgili, kelime frekanslarını analiz ediyorum. Kelime frekanslarını nasıl analiz ediyoruz? Şöyle ki, diyelim ki 10.000 kelimelik bir kelime listeniz var. Siz bu kelime listesini frequency checker, yani hangi kelime kaç kere tekrarlamış, bunu bulabilecek bir araca sahipseniz, ki internette bunu kolayca frequency checker yazarak bulabilirsiniz, oraya attığınızda hangi kelime kaç kere kullanılmış, bunu görebiliyorsunuz ve aslında bu sizin gruplarınızın ana başlığı haline geliyor.

Örneğin, ayakkabıyla ilgili bir anahtar kelime analizi yaptığınızda, bunu muhtemelen attığınızda frequency checker'a içinden spor ayakkabı çıkabilir, Adidas çıkabilir, Nike çıkabilir. Bunlar da zaten sizin tamamen kullanacağınız alt gruplar olacak. Aynı şekilde diyelim ki Adidas'ı aldınız içinden, Adidas'ı da tekrar frequency checker'a atarak, bu sefer içinden Adidas tişört, Adidas ayakkabı ayrımını da yine bu frequency checker sayesinde görebilirsiniz. Dördüncü olarak, arama eğilimleri, özellikle e-ticarette, sizin de bildiğiniz gibi oldukça önemli. Nasıl bir site olduğunuza bağlı olarak, bu arama eğilimlerini de iyi koklamalısınız. Çünkü bazen işte mesela nasıl, nerede gibi aramalar öğrenme eğilimini temsil ederken, işte satın al, indirim, taksitli gibi kelimelerse, yani anahtar kelimelerinizde bu çıkıyorsa, dönüşümü daha yüksek olacaktır ve aslında bu buyer intent dediğimiz şey daha yüksek.

Siz de yine site tipinize göre hangisini hedeflemek istiyorsanız, kelimelerinizi bu şekilde gruplara bölebilirsiniz. Son olarak da, şu aşağıda gördüğünüz bu beş aracı kullanarak, kelimelerdeki fırsatı, anahtar kelime zorluğunu ve rekabeti ölçümlüyorum. Bu rekabeti Keyword Planner'ın zaten competition olarak size biraz fikir veriyor. Tabii ki %100 doğru bir data değil o. Onun yanında işte suggested bid'ler oluyor, yani önerilen teklifler. Bunlarla hem bunları hem de competition'ı kullanarak, en azından orada o kelimenin ne kadar zor listelenebileceğinizi anlamanız mümkün. Bunun yanında SEO Monitor, Semrush gibi araçlarda direkt zaten size keyword opportunity olarak, yani anahtar kelimedeki fırsatı gösteren direkt sekmeler bulunuyor. Bununla ilgili size belli bir sayı değeri verebiliyor. Ahrefs ve SEO QuickSearch.

Ahrefs yine bildiğiniz gibi Semrush gibi bir web tool. Burada direkt keyword difficulty değeri alabiliyorsunuz. SEO Quick ise sizin browser'ınıza kurduğunuz bir eklenti. Bu eklenti sayesinde bir arama yaptığınızda, yani bütün o aramadaki 1, 2, 3, 10'a kadar ya da hangi sayfadaysanız, oradaki işte onun domain otoritesini gösterebiliyor. İşte kaç tane domain'den backlink almış, onları görebiliyorsunuz. İşte eski şeyle page rank'ini gösteriyor. Bunun gibi metriklere ulaşabiliyorsunuz, yani çok daha kolay bir şekilde. Bunların hepsini zaten işte Majestic'e falan atarak elde edebilirsiniz. Ama SEO Quick sayesinde sadece bir aramayla hepsini elde edebiliyorsunuz. Burada da görsel olarak o veriyi gördüğünüzde, yani onu yorumlama şansınız oluyor. İşte ben burada, bak işte burada birinci sırada çıkmış olanın şu kadar backlink'i var, ben bunun çok gerisindeyim.

Belki de işte içeriğin yanında backlink'e de biraz daha önem vermeliyim. Ya da ben bu kelimeyi hiç hedeflememeliyim çünkü şu an benim için çok zor bir noktada diyebilirsiniz. Tüm bunları yaptıktan sonra artık çok büyük bir anahtar kelime listemiz vardı. Şimdi aldık onları, gruplandırdık. Bir sürü alt grubumuz var ve bu bir sürü alt grupta da hedeflemek istediğimiz onlarca sayfamız var. Peki bu sayfalarda biz nasıl hedefleme yapacağız? Yani sadece o anahtar kelimeleri sonuçta sayfanın içine atarak, spam yaparak bunu yapmak mümkün olmuyor bildiğiniz gibi artık.

Bunun için de bu gruplandırdığımız veriyi doğru bir şekilde geliştirmek ve sayfanın içine yerleştirmek zorundayız. Bunun için de bu beş metodu kullanıyorum ben. Örneğin ilk olarak, eğer özellikle içeriklerde, yani içerik sitelerinde, e-ticaret gibi değil de, ilgili aramalar bence çok önemli. İlgili aramalar, Google'da bir arama yaptığınızda, arama sonuçlarının en altında yer alan, size orada sekiz tane falan sanırım, bir öneri veriyor Google. Yani sizin yaptığınız aramayla ilgili şu aramaları da ben tespit ettim diye. Burası Google'da yapılan son aramalara göre, yani Google kendisi güncelliyor orayı.

Yani bugün yaptığınız bir şeyi 10 gün sonra ya da bir ay sonra baktığınızda, aynı şekilde göremeyebilirsiniz. Ama siz yine de içeriği üretirken, mesela işte saç nasıl boyanır ya da saç boyama yazdığınızda, muhtemelen burada çıkacak şeyler, işte saç rengi nasıl elde edilir, saç nasıl boyanır gibi kelimeler çıkacak. Bu da size şunu veriyor. Yani ben saç boyama ile ilgili bir sayfa yapacaksam, demek ki bunun içinde saç nasıl boyanır gibi bir başlığım olmalı. Ki şuradaki aramalardan aslında bazen işte H1 zaten belli, anahtar kelimemizi H1'de kullandığımızı falan düşünürsek, sayfamızdaki diğer alt başlıkları sadece buraya bakarak bile bazen belirleyebiliriz.

O kadar önemli bir yer olduğunu düşünüyorum. Bunun yanında Google Autocomplete yine zaten direkt bütün search deneyimimizi etkileyen bir şey. Google'a herhangi bir arama yaparken, otomatik olarak kendisi tamamlıyor. Burada arama operatörlerini kullanarak, örneğin diyelim ki işte Adidas yazdık, yanına bir tane de yıldız koyarsak, hemen o sonunu doldurup bütün bize o suggestion'ları veriyor. Ya da başına koyarsak da, aynı şekilde Adidas'ın önünde bir kelime varsa, onu bize bu sefer Autocomplete de gösteriyor. Yine buradan Google'ın alakalı gördüğü kelimeler hakkında oldukça iyi fikir edinebiliriz. Eş ya da yakın anlamlı kelimeler, bu özellikle İngilizce şeyde, Google'ın İngilizce algoritmasında oldukça önemli bir yeri var.

Türkçede de bu artık çok daha önemli hale geldi. Bizim kelimemizde eş anlamlı kelimeler ya da yakın anlamlı kelimeleri, işte sözlüklerden tespit edebiliriz. O kelimeyle ilgili işte forumlara girerek, oraları okuyarak yapabiliriz ya da o kelimede listelenen sayfaları birkaç sayfa daha geçerek, oralara bakarak yine o yakın anlamlı kelimeleri elde edebiliriz. Google Trends yine hepimizin çokça kullandığı bir tool. Google Trends de bize yıllık, bir yıl içinde ya da işte yani geçtiğimiz dönem içerisinde, senin o verdiğin anahtar kelime hangi trendle aranmış, yani ne zaman çok popülermiş, ne zaman daha az popülermiş, bize bunları gösteren bir araç.

Google Trends ile de yani doğru zamanda doğru anahtar kelimeyi hedeflemeniz mümkün oluyor. Burada aylık arama hacimleri yazdığımda, muhtemelen ilk okuduğunuzda, yani şuradaki arama hacimleriyle aynı gibi düşünebilirsiniz. Ama bu öyle değil. Keyword Planner'a bütün kelimelerinizi attığınızda, bu yani yeni anahtar kelime almak için değil, orada bir de arama hacimlerini çekebilmek için bir bölüm var bildiğiniz gibi, ikinci bölüm. Orada aylık olarak segmente edebiliyorsunuz dataları. Örneğin işte son iki senenin aylık aramalarını, Ocak, Şubat, Mart, hepsini görebiliyorsunuz. Bu neye yarıyor? Bize Google Trends bazen, çünkü seneler, mesela beş sene önceyle bu seneyle hepsini hesaba kattığı için Google Trends, doğru bir şekilde o trendi göremeyebiliyoruz.

Ama aylık arama hacimlerinde, örneğin 2015 Ocak ile Aralık arasında baktığımızda, diyelim ki bir kelimemiz var ve işte Eylül'de top yapmış, Eylül'de en yüksek noktasına ulaşmış, o zaman onu şöyle düşünebiliriz. Biz 2016'da da bu kelimeyi Eylül'de hedeflemeliyiz. Yani bunu görmemiz mümkün oluyor. Yani yine özellikle sezonluk geçişleri e-ticarette oldukça önemli bir nokta olduğunu düşünüyorum. Mesela şu an işte artık okula dönüş zamanı. Google Keyword Planner'da siz de bakarsanız, işte okul çantasının nasıl yükseldiğini, işte Eylül ayında falan ne kadar peak yaptığını siz de görebilirsiniz.

Tüm bu dediklerimi uyguladığınızda, bence gayet etkin bir anahtar kelime analizi oluşturmuş. Bunun yanında da son işlemlerle de artık bu anahtar kelime analizini çok iyi kullanabiliyor duruma gelmiş oluyorsunuz. Şimdilik benim anlatacaklarım bu kadar. Bir sonraki videoda görüşmek üzere. Hoşça kalın.

Bu transkript, yapay zekâ destekli konuşma tanıma modeli ile oluşturulmuş ve dil kurallarına göre doğrulanmıştır.

Ozan Ketenci

İçerik yazarı

Ozan Ketenci

author

İletişim

Verilerinizi nasıl işliyoruz

Tam sayfada aç